7/10
·192 syf.··
2023 17. kitabı
Rupi Kaur'a ait okuduğum ilk kitap. Açıkçası şairin ismini çok önceleri başka medyasal muhabbetlerden duymuştum. Bugün kafam temizken okumak istedim. Yazarın üçüncü kitabı olan, Bu Beden Benim Evim. Tek bir konu değil bir kaç konu üzerinde dönen şiirler var. Açıkçası bu tarz metinler bana biraz masumca geliyor. Bunu şu şekilde anlatmak istiyorum, maddi dünya zihnimizi öyle ele geçirmiş ki benliğimizi unutmuşuz. Herhangi bir yerde ''kendini sev'' yahut ''sen kendine devasın'' gibi kalıp cümleler beni tatmin etmiyor doğrusu. Kafamda dünyanın dertlerine hiç bir kitabın merhem olacağını düşünmüyorum. Şairin yazılarının bazıları sadece sayfa fazlalığı gibiydi. Baştan bunları açıklamak istedim. Şayet benim şiir anlayışım bu değil. Şairin yazılarının şiirden çok kafiyeli cümlelerin alt alta gelmesi olayı gibi düşünmekte fayda var. Göç. Travma. İyileşme. Kadınlık. Depresyon. Bu konular yazılıp çizilmiş. Sosyal mecralarda ''feminist'' yazar olarak anılmış olsa da bu kitabında bunun böyle olmadığını görüyoruz. Şairin içsel bunalımları yazılmış çoğu yerde. Yine de her çerçeveden baktığımız vakit yazdıkları bana fazlaca soyut gelmiş olsa da temelleri zayıf edebi cümleler diyebiliriz. Okunmaya değer bir kitap. Özellikle yaşı daha genç olanlar için. Şair kitap boyunca geçmişinden bir kaç kesiti de bizim önümüze sunuyor. Puan 7/10
Şiir
Bu Beden Benim EvimRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20221,486 okunma
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 23:03
Seninle beraber olduğum zaman sevgin beni uyutmaz. Sensizken de hasretinle gözlerim uyku tutmaz. Her iki gecede de ben yine uyanık kalırım. Bu iki uykusuzluk arasındaki farklı artık sen anla! ° Herkese selamlar kitapsever dostlarım . Bu ayki klasik okuma kitabını Mevlana'dan seçtim. Hep güzel bir durak oldu benim için hemde uzun zamandır toplu halde okumak istiyordum. ° Mevlana - Rubailer ° Mevlâna'nın okuduğum ilk kitabıydı. Farsça rubailerinin Türkçe çevirileri de aynı sayfada basılmış ve çok güzel olmuş. Ben keyif alarak okudum. Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi'nin çevirilerini her zaman çok sevmişimdir, bu kitapta da çeviri çok güzel yapılmıştı. Kitabın başında Hasan Ali Yücel'in bir de şiiri var ve önsözüyle açıyoruz kitabımızı. Yücel böyle değerli eserleri Türkçemize kazandırıp okumamızı sağlamış muhteşem bir isim. Mevlana'nın her satırında farklı bir duyguya kapıldım. Bence ara ara rast gele açılıp okunması gereken bir kitap. Bir kelimesi bir cümlesi sizi alıp hayal dünyalarına sevk ediyor. Mevlânâ mutasavvıf bir şairdir. Rubailer'inde aşk konusunu tasavvufî açıdan ele almıştır. Karşılıksız aşkı derin bir şekilde işlemiştir. Mevlana'nın aslında bireysel gibi gözükse de evrensel mesaj vererek bizleri tasavvuf yolculuğuna çıkıyor. Şarap üzerinde durması bazı okuyucuları yanıltabilir veya kafalarda yanlış bir anlam bırakabilir. Şarap dediği aşk şarabı yani aslında biraz manevi bir olgu gibi düşünülebilir. Siz rubailer okumayı seviyor musunuz? Herkese sağlıklı, kitaplı, güzel günler dilerim . ° #Alıntılar Ben bir zerreyim, benim güneş yüzlüm sensin. Ben gam hastasıyım, bana sen aynı devasın. Kolsuz, kanatsız, senin arkadan uçar dururum ; sanki küçük çöpüm ; beni tutan ve çeken "kehrüba" sensin!... Gönlümü bela uğrağına saldım ve onu yalnız senin arkandan
Edebiyat
RubailerMevlana Celaleddin-i Rumi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20072,956 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·474 syf.··
Beğendi
·
2018 149. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2018 00:28
’Sîne hâhem şerha şerha ez firâk Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk’’* (İştiyâk derdini şerhedebilmem için, ayrılık acıları ile şerha şerhâ olmuş bir kâlp isterim.) Gözyaşlarını tartan oldu mu hiç? Kaç yıl eder, ruhu şakaklardan seyreden bir keder? Karanlıkta yastığın hangi ipliğinden sızacagını iyi bilen, tamı tamına iki damla, 'düşmekten' nasıl kurtulur? Gözyaşlarınıza ağladınız mı hiç?Kirpikleriniz ellerinden kayıp giden serinliği yanaklarınıza ‘affet’ terennümüyle salıverdi mi? Bu ferahlık, sonsuzluğa kanaat etmekse eğer, sır'rın burdan dönüşü yok!.. Dâgzâr olmadan, kalbi narın esvabına sarmadan, hüsranın zemzeminden hissedar olmadan, ne didene cefa eyle, ne de o zehri ruhsara sun!.. Yaman Dede, asıl adı ‘Diyamandi’ 1887’de, yani 1 asır ,31 yıl evvel Talas’da Dünyaya geldi. Müslüman bir ailenin çocuğu değildi Diyamandi, öğrenimine Rum Ortodoks mektebinde başladı.Kastamonu İdadi (Lise) sini(1901)ve ardından İstanbul Hukuk Fakultesi(1909)’ni bitirdi ve 25 yıl avukat olarak görev yaptı.Sonra ki yıllarda ögretmenliğin o sarnıcı billurlaştıran sahnesinde, körpe dimağları susuzluktan kurtarmaya azmetti ve çesitli okullarda Edebiyat, Türkçe ve Din Kültürü derslerine girdi.. Ruhuna ateşi düşüren, Mevlana’nın katrede bir âlem, âlemde bir katre olma recasıydı. Mesnevi derslerini almaya başladığında liseden birincilikle mezun olmuş bir delikanlıydı. Hidayete yükselişini naif bir maharetle şöyle anlatıyor; "Hidâyet nurunun alevden damlalar halinde gönlüme akması, sultanlar güzelinin (Hz. Mevlana) tatlı ve mübarek ismini işittiğim andan itibaren başladı. Ondan sonraki merhaleler baş döndürücü bir hızla birbirini takip etti.Merhalenin hangisinde oldum de,yeni bir alemde dogdum bunu ben de bilmiyorum." Sonra ki yıllarda Diyamandi, artık ‘Yaman Dede’ adıyla anılan bir
Yaman DedeMustafa Özdamar · Kırk Kandil Yayınları · 200846 okunma