Diriliş Neslinin Amentüsü
10/10
·68 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:14
Memleketimin güzel şairi. Bir diriliş adamı Sezai Karakoç. İslam'ı yol rehberi bilmiş,yaşanılabilir bir Devlet için,olması gereken bir Müslüman olmak için eline kalemi alıp bu satırları yazmış bir yazar." Çağa karşı bir başkaldırıdır",diyor yazar. Sisteme,kapitalizme,komünizme , geri kalmışlığa... bir başkaldırı. Bir başkaldırı ki,kitap okuyucular için bir yol rehberi olmuş. Her "ben"deyişinde aslında "kendizi" okuyorsunuz kitapta çünkü yazar"ayağa kalk ve ülken için,dinin için savaş"diyor. "Bu savaşı ise topla,tüfekle değil;akılla,bilimle,tarihle yap!" diye de ekliyor. Bir Diriliş Sitesi var ve o sitede kendi ideal devletini kurmuş. Okurken keşke böyle yaşanılabilir bir ülke haline gelsek de rahatlasak artık diyordum. Adaletsizliğin, merhatsizliğin,ölümlerin olmadığı bir ülke. Keşke olsa. Çokça da sorgulatıyor kitap sizi kendinize karşı. Bu çağda kendize,çevrenize ve topluma karşı ne kadar tembellestiğinizi ve yerinizde saydığınızı fark ediyorsunuz. Ve dönüp geriye baktığınızda gerçekten de öyle olduğunu görüyorsunuz. En azından birçokları için öyle. Kitap aslında güzel bir rehber olmuş ne yapacağını bilmeyenler için. Belki detaylı,kelimesine kelimesine bir şeyler bulamayacaksınız ama yazarın vermek istediği mesajı da çok net bir şekilde alıyorsunuz. Yani ince bir eser fakat dolu dolu. Diğer birçok kitap gibi okuyup geçmek yerine sindire sindire,anlamaya çalışılarak okunsa daha faydalı olacaktır pek tabi☆☆
Diriliş Neslinin ÂmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 197522,4bin okunma
Okyanustaki batık bir hazine; Ziya Paşa.
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 21:09
Milli edebiyatın öncülerinden olmakla birlikte, eski tarzda yazmaya devam etmiş, bundan dolayı da Namık Kemal'i sitemine maruz kalmış. Hemen bütün nazım türlerinden ürünler vermiş bir divan sahibi. Aynı zamanda da bir hicivci. Neşir tarzında yazıları ve makaleleri de var. Ziya Paşa Şair ve edebiyatçılığı yanında, bir fikir ve devlet adamı, eğitimci, girişimci, yenilikçi bir kaymakam. Sanata değer veren, tüm tepkilere rağmen tiyatro salonu açıp memurları ve halkı tiyatroya gitmeye teşvik eden biri. Çocuk eğitimine ilk dikkat çeken de yine Ziya Paşa'dır. Rousso'dan etkilenmiştir. Tasvir-i Efkar gazetesinin kurucularından. Meşrutiyet'in kabulünde büyük emeği var. Şiir tarihimizin 500 yıllık antolojisini çıkaran ilk edebiyatçı. Kaymakamlık yaptığı yerlerde okullaşma oranını artıran, bu konuda büyük mücadeleler veren, sistemi Maarif Vekaleti tarafından örnek gösterilen , yolsuzluklarla ve cehaletle hayatı biyinca mücadele eden bir vatanperver. Her vatanperverin başına gelen çilekeş hayattan o da nasibini fazlasıyla almış, iki çocuğunu kaybetmiş, hanımı sinir krizleri içinde yatalak olmuş, kendisi de ağır hastalıklar içinde, daha 51 yaşında Adana da vefat etmiş. Zor bulunup kolay kaydedilen cevherlerden biri...
Ziya PaşaBilge Ercilasun · Akçağ Yayınları · 200711 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200217 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 173. kitabı
Geçen ay Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup kitabıyla ilk kez okuduğum Con Sinov dan Atatürk kitabıyla geldim bugün. Yazarın diger kitabında oldugu gibi ,bu kitabı okurken de sanki o zamana ışınlanıp Atamla yanyana geldim. Sanırım bunda en büyük etken yazarın samimi tarzı. Onunda bir insan oldugunu hatırlatıyor aslında bize . Bu kitap bir serinin başlangıcı aslında. 1923-1925 yılları arasında Lozan Anlaşması, Cumhuriyet ve yaşanan isyanlar ele alınıyor bu kitapta .Bu dönem, Osmanlı İmparatorluğu'nun küllerinden yeni ve modern bir devletin doğduğu, en sancılı ve en dinamik yıllar. Lozan Barış Antlaşması ,yeni Türk devletinin uluslararası alanda bağımsız bir aktör olarak kabul edilme süreci, masada verilen diplomatik mücadeleler, gizli pazarlıklar ve Lozan'ın getirdiği kazanımlar ile tartışmalı konular anlatılıyor ki biliyorsunuz Lozan hala tartışmalara yol açan bir anlaşma. Saltanatın kaldırılmasının ardından devletin rejiminin Cumhuriyet olarak belirlenmesi, Ankara'da perde arkasında yaşanan siyasi gelişmeler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün bu süreçteki liderliği ele alınan diger bir konu. Çoğunlukla halkın desteğiyle ilerleyen bir liderin bazı çevrelerce dinsiz ,her dedigini yaptıran bir diktatör olarak nitelendirilmesi gerçekten inanılmaz.Oysa O hep halkın iyiliğini düşünen, kendi çıkarlarını gözetmeyen bir Dünya lideri . Kitapta anlatılan diger konularda yeni rejime ve inkılaplara karşı ortaya çıkan isyanlar , Şeyh Said İsyanı gibi iç ayaklanmalar, bu isyanların arkasındaki İçeriden ve dışarıdan yapılan müdahaleler ve isyanların bastırılması ve devlet otoritesinin sağlanması amacıyla çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu'nun getirdiği siyasi değişiklikler ve İstiklal Mahkemeleri konuları .. Yazarın diger kitaplarında hiç kullanmamasına rağmen, bu seriye Atatürk olarak başlaması da çok
AtatürkCon Sinov · Masa Kitap · 202581 okunma
Elif Şafak - Gökyüzünde Nehirler Var
Puan vermedi·560 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular üzerinde derin bilgisi olan bir kadın. Yaptığı aforizmalar, kıssadan hisseler de oldukça hoşuma gitti. Eserlerin anlatımı olabildiğince yoğundu. Sultan Abdülaziz'in bilekleri kesilmiş halde ölü bulunup intihar süsü verildiğinin düşünüldüğünü burada öğrendim. Kolera'nın Ganj nehrinde ortaya çıkıp dünyaya yayıldığını da yine burada öğrendim (Siktiğimin boklu Hintlileri) Yazar, Arthur Smith'i gerçekte yaşayıp ona çok benzeyen George Smith'ten esinlenerek yaratmıştır. Eser eski bir zamanda Mezopotamyanın en önemli ve zengin şehirlerinden Ninovada başlar. Buranın kralı Assur-bani-pal'dir. Daha önce şehrinin istila seliyle yağmalanıp yok olacağı, taşlarının bile sökülüp götürüleceği kehanet edilmiştir. Kral babasının en küçük oğludur ve tahta çıkması imkansız olarak düşünüldüğünden ağabeylerine savaş, savunma vs. öğretilirken kendine bölüm, edebiyat, felsefe öğretilir ve babasının kendisini seçmesiyle krallığın gelmiş geçmiş en eğitimli kralı olur. Huzuruna eski lalası olan birisi ajanlık yaptığı gerekçesiyle çıkarılır. Adam işkence görmüştür, ajanlık yapmaktadır çünkü Assurbanipal düşman ülkeleri susuzlukla terbiye etmiştir. Assurbanipal kültürlü olmasına rağmen gaddar da bir adamdır ve onu yaktırır. Buradan Thames Nehri civarı Londra'ya atlanır. Nehir her şeyin atıldığı, kötü kokan ve pis bir nehirdir. Tosher isimli bir grup insan nehre düşmüş kıymetli nesneleri avlayarak hayatını idame ettirmektedir. İçlerinde Arabella isimli hamile bir kadın vardır. Sancısı tutar ve oğlu olur. Kadın bu çocuğu büyütemeyeceğini, söyler. Kendini bile zor doyurmaktadır. Kocası alkolik, sorumsuz
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,702 okunma
Fatih ve Fetih Fatih Sultan Mehmet
Puan vermedi·228 syf.··
2026 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 21:38
Üç İstanbul’un usta kalemi Mithat Cemal Kuntay’ın imzasını taşıyan bu kıymetli eser, alışılagelmiş, kuru ve sadece kronolojik verilerden ibaret bir tarih kitabı değildir. Temelde 1950 yılında, İstanbul’un fethinin 500. yıl dönümüne doğru giderken bir gazete tefrikası olarak kaleme alınan bu monografi, bir edebiyatçının estetik süzgecinden geçmiş muazzam bir tarihi portre çalışmasıdır. Yazarın sağlığında kitaplaşamayan bu metinler, bugün hem Fatih’i hem de fethi anlamak isteyenler için edebi birer vesika niteliğindedir. Kuntay, odağına sadece askerî bir başarıyı ya da kuşatmanın teknik detaylarını almaz; kitabın asıl gücü, fethin arkasındaki asıl deha olan II. Mehmed’in entelektüel ve insani portresini çizebilmesindedir. Eser, Fatih’i sadece kılıç sallayan bir komutan olarak değil; Latince, Grekçe, Farsça ve Arapça bilen, çağının çok ötesinde bir Doğu-Batı sentezi rönesans aydını olarak inceler. Gemilerin karadan yürütülmesinden devasa Şahi toplarının dökümüne kadar fethin bir mühendislik ve akıl mucizesi olduğu gerçeği, Kuntay’ın akıcı üslubuyla adeta bir roman gibi sahnelenirken, surların arkasındaki Bizans’ın ruh hali ve Avrupa’nın o dönemki siyasi parçalanmışlığı da panoramik bir şekilde sunulur. Mithat Cemal Kuntay’ın tarihi bir şahsiyeti anlatırken sergilediği epik ama bir o kadar da nesnel üslup, şiirsel anlatımıyla birleşerek fethin heyecanını ve genç sultanın omuzlarındaki ağır yükü okura derinden hissettirir. Özetle; tarihin tozlu sayfalarını edebiyatın canlı nefesiyle üfleyen Fatih ve Fetih, Fatih Sultan Mehmet’i hem bir devlet adamı, hem bir asker, hem de bir entelektüel olarak önümüze koyan, edebi değeri yüksek ve tek solukta okunacak nitelikte bir eserdir. Herkese iyi okumalar dilerim..
Alıntı
Fatih ve Fetih Fatih Sultan MehmetMithat Cemal Kuntay · Alfa Yayınları · 2018125 okunma