Hitler döneminin Almanya ve Avusturyasını terk eden 142 bilim adamı, niçin Batı 'nın gelişmiş ve varlıklı ülkeleri dururken, Türkiye'ye gelmeyi tercih etti? Birçoğu dünya çapında olan bu solcu ya da Yahudi bilim adamlarını, güç koşullar içindeki bir geri kalmış ülkede on yılı aşkın süre hizmet etmeye iten gerekçe
acaba neydi?
Atatürk -resmi ya da özel- hiçbir dış geziye çıkmadığı halde, dünyanın birçok önde gelen devlet adamları, yoksul bir ülkenin devlet başkanını ziyaret etmek için sanki sıraya girmişlerdi, İngiliz kralından İsveç veliahtına, Fransız başbakanına kadar, Atatürk' e ve Kemalist Türkiye'ye gösterilen bu ilgi anlamlıydı.
1920'lerde "eski dünya"daAvrupalı olmayan ve bağımsız kalabilmiş dört ülke bulunuyordu. Ama Türkiye dışında kalan Çin, Habeşistan ve İran zaman içinde istilaya uğradılar. Mussolini'nin bir demeci, bu ortamda Türkiye'de tedirginlik yaratmıştı. Bunun üzerine Mussolini, Türk büyükelçisine hemen şu mesajı verdi:
"Türkiye bu kapsamın dışındadır. Zira bir Avrupa ülkesidir."
60 yıl öncesinin Türkiyesi, İtalyan diktatörünün bu düzeltmeyi yapmak gereğini duyduğu koşullarda, acaba niçin bugünkünden daha Avrupalı sayılıyordu?
Tutkuların dümencisi.— Bir devlet adamı, zayıflatılan karşı tutkulardan yararlanmak için kamusal tutkular yaratır. Bir örnek vermek gerekirse: bir Alman devlet adamı Katolik Kilisesi'nin hiçbir zaman Rusya'yla aynı planlara sahip olmayacağını ve aslında Katolik Kilisesi'nin Rusya'dan daha çok Türklerle ittifak yapacağını gayet iyi bilir; aynı şekilde, Fransa'yla Rusya arasındaki bir ittifakın Almanya için büyük bir tehlike teşkil ettiğini de bilir. Şimdi, eğer Alman devlet adamı Fransa'yı Katolik Kilisesi'nin ocağı ve yuvası haline getirmeyi başarırsa, uzun bir süreliğine bu tehlikeyi bertaraf etmiş olacaktır. Sonuç olarak, Katoliklere karşı nefret sergilemek ve papanın otoritesini kabul edenleri ateşli bir siyasal güce, Alman politikalarına düşman olan ve doğal olarak Fransa ile, yani Almanya'nın düşmanıyla birleşmesi gereken bir güce dönüştürmek için her türlü düşmanlığı kullanmak Alman devlet adamının çıkarınadır. Nasıl ki Mirabeau kendi anavatanının kurtuluşunu Katoliklikten arındırılmasında görmüşse, Alman devlet adamı da aynı zorunlulukla Fransa'nın Katolikleştirilmesini amaçlar. Bu yüzden bir devlet başka bir devletteki milyonlarca aklın karanlığa gömülmesini ister, bu karanlık sayesinde bir avantaj elde edebilmek için. Komşu bir devletteki cumhuriyetçi yönetim biçiminin desteklenmesinin gerisinde de aynı tutum yatar — Mérimée'nin dediği gibi, le désordre organisé* — sırf bu yönetimin halkı daha zayıf, daha dağınık ve savaşa daha az yatkın hale getireceği düşünüldüğü için.
Atatürk 'aydın bir devlet adamı olduğu ıçın tarihle de yakından ilgiliydi. Tarihte dillerini kaybeden ulusların kendilerinin de kaybolduğunu görmüştü. Çok yakından ilgilendiği Sümerler, Etiler gibi.
--
Tarih, geçmişin gelişigüzel bir hikayesi olmadığı gibi, dil de bir yana bırakılabilecek, küçümsenecek bir anlaşma aracı değildi. Bu iki gerçek ulusları ayakta tutan başlıca dayanaktı. Tarihi, geçmişi incelemek, işlemek, geleceğe, doğru yön vermek demekti. Dili işlemek, geliştirmek, zenginleştirmek, geleceği işlemek, geliştirmek demekti.
Kısaca bu iki gerçek, ölüm kalım sorunuydu.
Orhun Yazıtları (Moğolistan) XIX. yüzyılın sonunda keşfedilmiş olup Türk dilinde yazılmış en eski kaynaklardandır. Tonyukuk Yazıtı'nda II. Gök Türk Kağanlığı'nın komutanı ve devlet adamı Tonyukuk'un yaptığı işler kendi ağzından anlatılmaktadır.
Göklere çıkardığım bir adamı artık bırakmak mı lâzımdır? Bana haber verin! Herkes elini ondan çekecektir. Komisyoncularım, yahudilerim, Mason localarım, büyük ilân şirketlerim, fabrikatörlerim, faizcilerim, gazetecilerim, devlet ^adamlarım, şarlatan ve gürültücü reklâmcılarım bu iş için emrinize hazırdır. Sihirbaz değneği ile dokunulmuş gibi her şeyi değiştiririm. Ol ! derim, olur. (Künfeyekûn) çünkü şöhret, benim zengin atlı arabalı soyumun elinde bayraktır.
Merhamet son derece güzel bir haslettir. İnsanoğlu yeri geldiği zaman merhametli olmayı da bilmelidir. Acıma duygusu Allah korkusuyla birleşince, adaletli bir devlet adamı ortaya çıkacaktır.