Eğer bir amaç Devlet için iyi ama insan için kötüyse, o zaman o kişi köledir; ancak yöneticinin değil, halkın iradesinin yüce yasa olduğu bir Devlette, egemen güce itaat insanları köle değil, vatandaş yapar.
Daima size ifşa edeceği bir devlet sırrı, tanıştıracağı nüfuzlu bir şahsiyet, hediye edeceği, bir ustanın fırçasından çıkmış bir suluboya resim bulunurdu.
Mucizeye İhtiyaç Kutsallık Arayan Soyguncular İhtiyaç Duyar
Her tin us ve duyunc dengesini sağlayarak kendi ahlakını güzelleştirebilir. Bir varlığın ahlakını güzelleştirmesi mucize değildir. Mucizelere ihtiyaç her çağda kutsallık arayan soyguncular ihtiyaç duymuştur. Doğmamış bir hayali varlığı doğurmuş, örülmemiş bir duvarın üzerinde o doğmamış çocuğu oturtmuş, yaşamadığı çağlarda yaşamış gibi göstermiş bir anlayış kadim doğu anlayışında yoktur. Gücünü yaşamın ürettiği sorulardan alan mucizeye ihtiyaç duymaz. Gücünü yaşamdan alır pazarlıksız bir şekilde yaşama geri huzur içinde verir. Kadim doğu bilgelik ahlakı bu değişime devrim demektedir. Devrim her varlığın tabiatına uygun bir yaşama kavuşmasını sağlamak demektir. Yeryüzü ve yerli işbirlikçi hırsızları zengin edip tehdide dönüştürmek, soygun düzen devrimle değişir ise çaldıklarımı kaybederim korkusu ile kaçanları varlık barışı yasası ile daha fazla kazanç sağlayacağım diye geri çağırmak günü kurtarmak adına yeni bir tuzaktır. Hem faize karşıyım diyeyek dini siyasete alet edecek vatanı ve ulusu soyup soğana çevirenlere toplumun maddi gücünü aktaracaksınız. Hemde en yüksek faiz bizde diyeyek bu hırsızları üstüne üstlük yirmi yıl vergi almayacağız diye geri çağıracaksınız. Bunlar ekonomiden anlamaz derken hırsızlıktan anlamaz mı demek istediniz. Fakir neden fakirdir? Sorusunu kendisine sorup çalmasını bilmediği için yanıt verip bir yüzük ile yola çıkıp dünyanın en zengin tek yetki ile devlet yönetmenin sırrı demek ki hırsızlığı ekonomi diye pazarlamakmış. Nedense tarihte bunu ilk uygulayan barbarlığın roma şer imparatorluğunu olduğunu görüyoruz. Bu sebeple 2071 hedefi politikanız oldu. Bop projesi eşbaşkanı olma sebebi ile birebir örtüştü. Faizin din ile ilişkisi çözülmüş oldu. Dinin siyasete alet edilmiş olması bir
Alper Gencer – Ah!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
**
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
**
yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı:
bir renksiz kanatlı kelebek olmak!
neyin temrinisin ey hayat?
kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı?
**
kıyam et! bağrımdan alıp da yürü
sesimin şeriki olmuş bu çocuk
bir çocuk bezmi elestten beri
yürürlüğe konulmuş temsili bir pak.
**
al işte bedenimden söküp de çıkar
bulamadım nerede saklıdır o dert?
**
güneş gözlerine bandı mı ışığı
vakit aydınlıktır renginle o sıra
ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki...
**
tozu dumana katmanın becerisinde:
“yine hangi rüzgârın emrine amadesin?”
**
bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz
dertler giderek silahlanıyor