8/10
·768 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:16
Avrupada kış tatilinin başladığı bir Cuma akşamı, başta İtalya ve İsveç olmak üzere tüm Avrupa’nın elektriği kesilirse 3-4 gün sonra da aynı şeyler ABD’de yaşanmaya başlarsa neler olur senaryosunun anlatıldığı bir roman Blackout. Hikaye Avrupada farklı şehirler, devlet daireleri, elektrik santralleri ve kahramanlar üzerinden anlatılıyor. Başta büyük aciliyeti olan altyapı hizmetleri, üretim ve tüm devlet, özel sektör hizmetlerinin çökmesiyle kabus yaşanıyor 2 hafta boyunca. Kıtlık, açlık, ölümler, ayaklanmalar, bazı ülkelerde darbeler, nükleer felaketler derken hikaye durmayan bir tempoda devam ediyor. Kesintinin ilk günü İtalyan, eski bir hacker, IT uzmanı Piero Manzano aslında bu durumun bir saldırı olduğunun farkına varıyor. İtalya’da kimseyi inandıramıyor teorisine ve komşusuyla yola çıkıp AB yönetimi içinden bağlantısı olan tanıdıklarına ulaşıyorlar. AB terörle mücadele birimiyle çalışmaya başlıyor Manzano. Bu süreçte saldırganların oluşturduğu uluslararası hacker grubu şekillenmeye başlıyor. Tamamına yakını orta üst sınıftan olan çok iyi eğitimli ve aşırı zeki bu insanlar geçmişlerinde bir şekilde sistemin haksızlığına uğramış karakterler. Ve amaçları iktidar ve sermaye ortaklığında, yoksul halkların ve gelişmemiş ülkelerin ezildiği sitemi yok edecek bir devrim yapmak. Amaçlarına ulaşmak için yıllar süren bir çalışmayla gerekli tüm ağlara sızıp hazırlıklar yaptıkları ortaya çıkan bu gruba göre ABD ve Avrupa’da yaşayan insanlar daha iyi bir düzen için ayaklanacak kadar büyük acı çekmemişti ve bu kesintinin amacı da buydu: insanları çaresiz bırakıp büyük acılar çekmesine ve sonra da ayaklanmalarına sebep olmak. Kesinti insanların büyük felaketler yaşamasına sebep olurken devletlerin zayıf yönlerini görmesine, üretimin ve ekonomilerin altüst olmasına hatta
BlackoutMarc Elsberg · Pegasus Yayınları · 202559 okunma
Puan vermedi·412 syf.··
2026 130. kitabı
Önemsiz bir Afrika maymunundan, atomu parçalayan ve gezegenin kaderini tayin eden bir dünya hâkimine dönüşümümüzün, ezber bozan ve kışkırtıcı o muazzam hikayesi. Yuval Noah Harari; biyoloji, tarih ve antropolojiyi bir araya getirerek Sapiens’in nasıl kurgulara inanma becerisiyle (para, dinler, devletler) kitlesel olarak iş birliği yaptığını öyle akıcı ve çarpıcı bir dille anlatıyor ki; insanlığın evrimsel başarısının arkasındaki o devasa illüzyonları keşfederken kendi türünüzün geçmişine ve geleceğine yepyeni bir gözle bakmak zorunda kalıyorsunuz.
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·1358 syf.·
2025 11. kitabı
Kitap yalnızca tarih anlatmakla kalmıyor, toplumların nasıl ortaya çıktığını, neden güçlendiğini ve hangi sebeplerle çöktüğünü anlamaya çalışıyor. İnsanların birlikte yaşama ihtiyacından devletlerin doğuşuna, ekonomiden eğitime kadar birçok meseleyi ele alıyor. Bazı tespitleri kendi döneminin şartlarını yansıtsa da insan davranışlarını ve toplumsal düzeni açıklama çabası bugün de dikkat çekici bulunuyor. Ona göre bir medeniyeti ayakta tutan şey yalnızca zenginlik veya askeri güç değil, toplumun sahip olduğu dayanışma ruhudur. Bu yüzden tarih, siyaset ve ekonomiyi birbirinden ayrı değil, birbirini etkileyen unsurlar olarak değerlendiriyor. Kitap boyunca verilen hükümlerden çok olayların arkasındaki nedenler öne çıkıyor. Devletler neden yükselir, hangi şartlarda gerilemeye başlar, refah arttıkça toplumların karakteri nasıl değişir gibi sorulara verdiği dikkat çekici cevaplar günümüze de ışık tutuyor. İbn-i Haldun
Mukaddime (2 Cilt Takım)İbn-i Haldun · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20221,728 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 55. kitabı
Bu kitap, yüzeyde bakıldığında yapay zekâ sonrası bir dünyada geçen bir bilimkurgu romanı gibi görünse de, aslında çok daha derin bir yerde duruyor. Çünkü anlatılan şey yalnızca makinelerle insanlar arasındaki mücadele değil; insanlığın kendi yarattığı sistemler karşısında nasıl savrulduğu, kurtuluşu ararken nasıl tekrar tekrar aynı hatalara düştüğü ve en önemlisi de insan olmanın özünü kaybetme tehlikesi. Romanın olay örgüsüne derinlemesine bakıldığında dünya büyük bir kırılmanın ardından karşımıza çıkıyor. Yapay zekânın kontrolden çıkmasıyla devletler, şehirler ve medeniyet düzeni çökmüş; insanlar küçük kolonilere, sığınaklara ve yeni yaşam alanlarına çekilmek zorunda kalmış. Ancak yazar burada kıyamet sonrası bir dünyanın harabelerini anlatmaktan çok, bu harabelerin içinde yeniden anlam arayan insanları anlatıyor. Andre ve Kate’in çöllerde başlayan yolculuğu, terk edilmiş şehirler, yağmalanmış müzeler ve unutulmuş madenler arasında ilerlerken aslında insanlığın geçmişinin izlerini sürüyor. Bu yolculuk sadece fiziksel değil; aynı zamanda insan türünün kökenine ve geleceğine yapılan bir yolculuk. Müzedeki Neandertal kafataslarının keşfiyle birlikte romanın yönü değişiyor. O andan itibaren hikâye yalnızca hayatta kalma mücadelesi olmaktan çıkıyor ve büyük bir gizemin peşine düşüyor. Kafataslarının içindeki kuantum çipleri, geçmişten gelen bir mesajın anahtarı hâline geliyor. İşte burada yazarın en dikkat çekici başarısı ortaya çıkıyor: Bilimkurgu unsurlarını sadece heyecan yaratmak için kullanmıyor; onları insanlığın kaderini sorgulamak için bir araç hâline getiriyor. Romanın merkezindeki GANE kavramı da tam burada önem kazanıyor. Başlangıçta bir sistem, bir öğreti ya da bir topluluk gibi görünen GANE, aslında insanın kendisini yeniden tanımlama çabasıdır. Karakterler
GaneCeyhun Bıdıl · Yazıgen Yayınları · 04 okunma
Puan vermedi·523 syf.··
2026 18. kitabı
Eser insanların huzur ve güvenlik ihtiyacı nedeniyle doğa durumu dediğimiz ilkel ve vahşi durumdan çıkarak; toplumsal bir anlaşma yoluyla devlet dediğimiz (mutlak otorite'yi) nasıl kurduklarını ve mutlak otoritenin neden egemen güç olması gerekliliiğini bizlere açıklar. Doğa durumu; insanlar arasında genel bir eşitlik hali mevcuttur. Lakin insan tabiatına ait (bencillik, hırs, istek) gibi özelliklerin kıt kaynaklar ile birleşmesi nedeniyle çatışma durumu süreklidir. Güvensizlik ve kaos ortamı hakimdir. Can ve mal güvenliği yoktur. Kısaca yabanıl ve ilkel bir yaşam mevcuttur. Toplumsal anlaşma; zamanla insanlar arasında can ve mal güvenliğini sağlayabilmek adına, mutlak güce sahip üst bir otoriteye bağlı olma ihtiyacı ortaya çıkar. Bu otorite kitapta (Tevrat'a göre deniz canavarı olan) Leviathan'ken günümüzde ise devletin taa kendisidir. Kısaca devlet insanların temel hakları olan (yaşam, barınma ve huzur) gibi ihtiyaçlarını koruyabilmek adına bir araya gelerek oluşturdukları bir yapıdır. DAYATMA sonucu oluşmuştur. Devlet ise üç ana vasıfa sahiptir: Mutlak güç; yasama, yürütme ve yargı onun iradesindedir. Ondan habersiz hiçbir şey yapılamaz. Sarsılmaz iktidar; kimse onun otoritesini sorgulayamaz, eleştiremez veyahut devirmeye çalışamaz. Devlet bazlı özgürlük; devlete bağlı fertler kanunlar çerçevesinde istediğini yapmakta özgürdür. Sınırlar devletin kırmızı çizgileridir. Din devletin üzerinde bir güce sahip olamaz eğer olursa çeşitli karışıklıklar ortaya çıkar. Misal ortaçağ avrupası... Papa ve kilise kısaca (Roma) devletler üstü bir konumda olduğu için sürekli bir çatışma ve iktidar mücadelesi mevcuttur. Kitaptan da yola çıkarak din ve devlet ile ilgili görüşlerimi kısaca dile getirmek istiyorum. Din devlet üstü bir konuma yerleştirilemez. Din devletin mutlak
LeviathanThomas Hobbes · Yapı Kredi Yayınları · 20241,266 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 6. kitabı
J.J Rousseau’nun akıl yürütmesi özellikle Roma, Sparta devletleri tarihi açısından Cumhuriyet ve demokrasi incelemelerinden, çıkarımlarından etkilenmemek elde değil, muhakkak okunmalı, okurken de çıkarımlar yapılması gereken bir eser, Rousseau değerli kılan fikirlerini salt cümlelerle değil fikirlerini önce bir tez olarak sonra tarihi gerçeklere dayandırarak ortaya koyması ilave olarak ta anti tezi olan karşıt düşüncelere de yer vermesi özellikle Cumhuriyet, demokrasi, genel irade gibi kavramlarını çok iyi anlaşılmasına sebep olmuş bu yüzdendir ki Fransız devrimin ateşlenmesinde toplum sözleşmesi adlı eserinin yeri yadsınamaz.
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,9bin okunma