Türük kara bütün Milleti öyle demişler: Devletli millet idik. Devletim şimdi nerede. Kim’e devletleri fethediyorum der imiş. Kağanlı millet idim. Kağanım nerede. Hangi kağana işimi gücümü veriyorum hizmet ederim der imiş. Öyle diye Tabgaç (Çinli) Kağan’a düşman olmuş. Yaratılanı olanları sabırla geçtik tekrar bağımlı olmuş, işini gücünü vermiş hizmet etmiş olduğunu düşünmedi. Türük milleti öldüreyim neslisiz yapayım der imiş. Yok etmeye gelmiş idi. Türük Tanrısı, Türük Ïduq (kutsal) Yer-Su öyle demiş. Türük milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam Elteriş Kağan’ı annem Elbilge Hatun’u Tanrı tepesinde tutup yükseğe kaldırmışlardı. Babam kağan on yedi kahramanla baş kaldırmışlar, kaldırıp yürüyür diye hepsi duyup, şehirdekiler toplanmışlar, dağdakiler inmişler derlenip toplanıp yetmiş kişi olmuş. Tanrı güç verdiği için babam kağanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş, ileri geri sefer edilerek toplamış yığmış hepsi Yedi yüz kahraman olmuş. Yedi yüz kahraman olup devletsiz olmuş, kağansız olmuş milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, dedem büyüğüm yasasıyla yaratmış, kaldırmışlar, Töles, Tarduş milleti /orada yapmış düzenlemiş/. Yabgu’yu Şad’ı orada vermişler, sağda /güneyde/ Tabgaç (Çinli) Kağan düşman olmuş, solda /kuzeyde/ Baz Kağan, Dokuz Oğuz milleti düşman olmuş, Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtan, Tatabı hepsi düşman olmuş, babam kağan böylece... kırk yedi yol sefer etmiş, yirmi savaş savaşmış. Tanrı buyurduğu /yarlıkadık/ için Devletliyi devletsiz bırakmış, kağanlığını kağansız bırakmış. Düşmanı sakin yapmış, dizlilerin dizlerini çöktürmüş, başlıların başını eğdirmiş. Babam kağan /.../ yasalarını kazanıp, vefat etmiş. Babam kağana başlıyarak Baz Kağan’a balbal dikmiş. O yasaları üzerine dedem kağan oturdu. Dedem kağan oturup Türük milleti