Aynen kanka küçükken çok güler yüzlüymüşüm evrim değil devrim geçirmişim sjgdsjdg
“İnanç devrimleri de var-dır. Şey hayır yoktur. Çünkü her konuda devrim olur mu? Çünkü her konuda devrim olmaz. Orneğin, dinde devrim olmaz, reform olur. Çünkü din bir kere elden giderse bir daha geri gelmez diye korkulur. Bir de toprakta reform olur, toprak reformu olur. Çünkü toprak da bir kere elden giderse bir daha geri gelmez diye korkulur. Biz bazen devrim yaparız, bazen reform yaparız. Ama durmadan koşarız..”
Kitap Alıntısı
Reklam
Bir denizci, bir hayal, bir devrim
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum... Ama anlatamıyorum... Martin Eden Jack London
Edebiyat
Ruhumu Sardı Bir Telaş
Ruhumu sardı bir telaş, İnsanlık ölüyor yavaş yavaş. Bu ne öfke, ne sinir arkadaş; Bu dünyada kalan mı var? Ay doğsun diye güneş batar, Cehennem ateşi yürek yakar. İnsan, ne hikmet edip de hâşâ, Kula tapar; Rab’den başka bilen var mı? Sarılır aklıma fikrim, şükrüm kadar, Ne çalışırsan çalış, yazılan kader var. İnsan, fikri ve zikri kadardır; Dilsiz şeytan olup mutlu olan var mı? Ekmek almaya başladı eken biçenden, Hesap sorulur oldu hak için serdengeçenden. İnsan olur mu kendini bilen susandan? Suskun denizde dilsiz olan var mı? Hakikatin üstüne perdeler çekilmiş, Vicdanın terazisi çoktan eğilmiş. Nice doğru, eğri yolda tükenmiş; Eğrilikten hayır bulan var mı? Bir gün gelir, son nefeste durulur, Defter açılır, hesaplar görülür. Mal da mülk de bir avuç toprak olur; Kabirde makam soran var mı?
Şiir
Umut Denizinde
Derdimiz yok değil mi? Tertemiziz değil mi? Ellerinizi çekin kirli günahlarınızdan, umutlarımız hâlâ aklın ve vicdanın elinde. Günahımız kendimize, derimiz zehirli belki. Ama kimsenin hayatını karartmadık, umudumuz hâlâ dimdik ayakta. Çaldığımız bir türkü mü vardı? Dinledik biz de. Allah’a isyan etmedik ki, ruhumuz temizdi yine de. Adalet deyip içtiğiniz yeminler, haramla ördüğünüz saraylar... İnsanlığın üstüne attığınız yükleri bir gün taşıyamayacaksınız. Bu denizde büyüdüm ben. Çocukluğumu anlatamam; umudun içinde açan bir papatya gibiydi, ihanetin ortasında ezilen. Nasır tutmuş ellerim var, hasımların arasında büyüyen. Gel otur yanıma, belki anlarsın dilimden.
Şiir
Binlerce insan binlerce gürültü arasında Unuttu mu beni göğün ardı Karanlıklara ışık yaksana ey güneş Sen mum değilsin bul beni Savur rüzgarını ey kainat Savurda kalksın bu ölü toprağı Kısmadan gözlerimi bakayım gökyüzüne Umut tarlalarını bir bir göreyim yeniden Çocukluğumda ki bayram sabahlarına uyanmak gibi uyanayım Mutluluk beş misketin verdiği mutluluk kadar küçük Hayaller ise umman kadar büyük olsun
Reklam
Reklam