Lenin 1917 yazında Finlandiya'daki sığınağında, ertesi yıl yayınlanacak olan Devlet ve Devrim adlı kitabı üzerinde çalışmaya devam ediyordu. Bu kitapta iktidarın başarılı bir şekilde ele geçirilmesinden sonra kapitalist sınıfı yok etmek ve bir proleterya diktatörlüğü kurmak için şiddetin gerekli olduğunu savunuyordu. Ancak belirsiz bir süre içinde bu devlet sönümlenecek ve gerçek anlamda komünist bir toplum ortaya çıkacaktı.
Üretmezler, tefecilik yaparlarmış vaktiyle. Kazandıkları kara paraları da eğitime, sanata, mimariye yatırmak yerine görgüsüzlüklerini tatmin etmek için kullanırlarmış.
Kültürsüz, bayağı ve kaba tipler… Hım… Karamazov Kardeşler’deki ‘Baba’ tipine benzetebiliriz. 1917’de devrim patlak verdiğinde hepsi mallarını, mülklerini altına çevirip bir yerlerine sokuşturarak başka ülkelere kaçmışlar. Kaçamayanlar ise altınlarını toprağa kuylayıp bir numaralı komünist pozuna girmişler.
Yıllardır, bir gün devrim çöker de, biz tekrar kara baronluğumuza devam ederiz diye beyhude yere bekliyorlar.
Nisan 1916'da Rus masonlarının planına göre, çar devrilecek ve yerine liberal-sosyalist- masonik bir hükümet geçecekti. Bu tarihten bir yıl önce, Alexander parvüs ( İsrael helphand) bolşeviklerin, Alman gizli servisi yardımıyla iktidarı nasıl ele geçirebileceğinin planlarını yapmaktaydı. Aynı yıl içinde Parvüs, Alman maliye bakanlığından "Rusya'da devrimci propaganda yapmak için "7 milyon mark almıştı. Parvüs, 1915 mayıs'ında zürih'e (İsviçre) gitti ve orada Lenin le Devrim planlarını tartışmaya başladı. Lenin büyük bir inatla bolşevik devrimin İsviçre'de yapılmasını istiyordu. Amerikan ' The New federalist' ( 11 eylül 1987) gazetesinde yer alan bir habere göre, Parvüs 1 Dünya Savaşı'nda da bir sürü entrikaya karışmıştı. Onun etrafında olup biten her şeyden haberdar olduğu anlaşılıyor. Daha 1904 yılında büyük devletlerin kanlı Bir Dünya Savaşı'nın içine çekileceğinden bahsediyordu. Buna karşılık Lenin ise, sonuna kadar komünistlerin iktidar olabileceğine inanmamıştı. ( Lenin bu açıklamayı 22 Ocak 1917'de Bern'de yapmıştı. Yani Şubat devriminden kısa bir süre önce) Lenin bir dünya savaşının çıkacağına da inanmamıştı. Bütün bunlar onun uluslararası finans elitinin bir kuklası olduğunu göstermektedir