Annem olsun, babam olsun ortadan üstün, boylu boslu insanlardı. "Nasıl oldu da ,"demiştim, " bir çocuk yorganından daha geniş görünmeyen şu birkaç karışlık toprak tabasıyla örtünebildiler?"
Biz insanlar, başımıza gelecek şeyleri önceden tahmin edebilecek kadar akıllıyız ve sadece
bu beklentiye dayalı olarak bile stres tepkimizi, sanki o olay gerçekten olmuş gibi güçlü bir şekilde başlatabiliriz.
Akut fiziksel tehlikeler ve acil durumlarla başa
çıkmak üzere evrimleşmiş olan fizyolojik sistemlerin, sıklıkla aktif olmasının, stresle ilişkili hastalıkların ortaya çıkışıyla ilişkili olduğunu gösteren çok sayıda araştırma vardır. Buna rağmen biz insanlar, bu sistemleri yine de borçlarımız, ilişkilerimiz , iş yerimizde iyi kadrolara atanma konusundaki sonu gelmeyen endişelerimizle, aylarca aktif tutarız.
Aslında bizler, her türden stresli olayı, sadece zihnimizde yaşayacak ve yaratabilecek kadar da akıllıyız. Kaç tane su aygırı, yaşamı süresinde sosyal
sigortasının sekteye uğrayıp uğramayacağı; sevgilisiyle ilk buluşmasında ne söyleyeceği konusunda endişe eder? Hayvanlar aleminin evrimi açısından bakıldığında süregiden, psikolojik stres, yeni bir icattır; genellikle de insanlarla ve diğer sosyal primatlarla
sınırlıdır.
Stresli olduğunu düşündüğümüz şeylerin bir zihinsel listesini çıkarmaktır. Hiç kuşkusuz hemen
bazı örnekler verebilirsiniz: Trafik, iş teslim günleri, aile ilişkileri, parayla ilişkili kaygılar. Ama size şöyle bir uyarı yaptığımı farz edin: "Tür-merkezli olarak değil yani bir insan gibi değil, bir saniye için, bir zebraymışsınız gibi düşünün." Büyük olasılıkla aniden listenizin üstünde başka öncelikler belirecektir: Ciddi bir fiziksel yaralanma, tehlikeli hayvanlar, açlık. Size yaptığım bu
uyarı kritik bir şeyi göstermektedir. Sizin ve benim ülser olma ihtimalimiz bir zebraya oranla, daha fazladır. Çünkü, zebra gibi hayvanlar için hayattaki en can sıkıcı şeyler anİ fizİksel krİZlerdir. Diyelim ki siz şimdi o zebrasınız; üzerinize bir aslan atladı ve
karnınızdan yara aldınız; ama kaçmayı başardınız. Belki daha sonraki bir saat içinde de arkanızdan sizi kovalayan o aslandan kaçmak amacıyla koşmaya devam edersiniz. Ya da diyelim ki siz
o aslansınız; aynı derecede , açlıktan neredeyse ölmek üzere, stres içindesiniz; canınızı kurtarmak için ovada son hızla koşup, yiyecek bir şeyleri kapmak zorundasınız; yoksa yaşayamayacaksınız.
Bunlar gerçekten çok yoğun stresli olaylardır ve eğer yaşayacaksanız , çok hızlı bir fizyolojik tepki gerektirirler, bedeniniz de bu tür ani durumlarla baş etmek üzere harika biçimde uyum yapmıştır.