Devrimci gençler, faşist saldırılara karşı, mahallelerin, işyerlerin korunmasında aktif rol oynuyorlar, komiteler kurup, okullarda ve mahallelerde, nöbet tutuyorlardı. Devrimci anlayışı ve sosyalizm düşüncesini, halkın gündelik yaşamına sokmaya çalışıyorlar, saldırılara karşı yılmadan direniyorlardı. Ülkenin sosyalist güçleri ise halkın ve gençliğin bu öfkesini tek bir çatı altında örgütleyip, faşizme karşı duracak, iktidara yürüyecek yerde birlik olmamakta direniyordu.
Gerçekten Kemalistlerin bugünkü devrimci mücadeledeki yerleri azımsanmayacak kadar önemlidir. Fakat emperyalizme ve müttefiklerine karşı mücadelenin tek devrimci alternatifi değildir. Bugün emperyalizme karşı ilk boy hedefi Kemalistler değil, proleter devrimcilerdir.
Eğer hakikat herkes için bir ve aynıysa -ki şüphesiz öyleydi- asıl yaratıcılık, klişelerin dışına çıkıp manasızlık evreninde boğulmak değil, insanlığın ortak malı olan mana birikimine devrimci açılımlar getirerek, kaosa mütevazı katkılar sunmaktı.
ve devrimci olmalıdır. Biz yirmi yaşında Haydutları yazan Schiller gibi bir dehaya muhtacız. Bize bir Grabbe, bir Heinrich Heine ister. Bize bir deha, hamleci bir zekâ gerek. Biz romantizmden uzak, realizme yakın, azimli bir gençlik arıyoruz; öyle bir gençlik ki hassasiyeti bir yana bırakacak, objektif ve hâkim, hayatın karanlık sayfalarına cesaretle bakacaktır. Biz gençlere muhtacız, dünyayı olduğu gibi görüp seven bir nesle muhtacız. Gerçeği her şeyin üstünde tutan; planları, tasavvurları olan bir nesle muhtacız. Bu tasavvurların öyle çok derin hikmetler olmasına da lüzum yok. Bunlar öyle eksiksiz, olgun, süzülmüş şeyler olsun demiyoruz, asla! Bir çığlık olsun, gönüllerinden kopan bir haykırış olsun. Soru, ümit, açlık!