Türkiye'de işveren kesiminin ikiyüzlülüğü de buradan besleniyor. Gerektiğinde ülkeyi yöneten iktidar sahipleri de aynı pişkinliğe başvurarak, emekçiler, ezilenler için aynı cümleleri kullanıyor: "Bu devletin ekmeğini yiyorsunuz" veya "Ben senin karnını doyuruyorum" argümanlarını utanmadan öne sürebiliyor.
“Sen? Bana ekmek veriyorsun ha?
Sen kimsin de bana ekmek vereceksin?
Çalışıyorum ben, alnımın teriyle kazanıyorum onu. Bana ekmek veriyormuş. Ben çalışmayayım da sen bana ekmek ver. Ulan siz değil ekmek, günahınızı bile vermezsiniz bedavadan.”
Ankara'da hakları için yürüyen öğretmenler yerde tekmeleniyor, alınterlerinin karşılığını alamadıkları için yürüyen madenciler tekmeleniyor. Bu dünya hep yoksul için bir yaşam kavgası, arsız hırsızlar için ise gülistan. Yazıklar olsun.
Çok güzel bir tanımlama olmuş. Milliyetçilik aynı zamanda yoksullaştırılan milyonlarca insanın, bu yoksulluğun nedenlerini sorgulamak yerine, başkaları üzerinden üstünlük ve tahakküm kurma arzusuyla, iktidar aygıtları tarafından da bilinçli olarak desteklenen ve halk yığınlarının öfkesini boşaltacağı, tatmin olacağı güvenli bir limandır.
Şüheda
@kitapciheti
·
“Milliyetçilik, benliğin ötekini küçük, değersiz, yetersiz, başarısız, beceriksiz görmesi üzerine oturan bir yüklenmeden haz alma arzusundan öte bir şey değildi.”
Evlenme zamanım gelmiş galiba, arkadaşlarım son iki aydır sürekli “Ee Devo evlilik ne zaman?” diye soruyor. Oysa daha ortada aday bile yok, benim bile bundan haberim yok 🙈😛 Evli arkadaşlar bu konudaki yorumunuz nedir, merak ediyorum :)