Bilim Kitapları
Bu platformda çok fazla bilim kitabı okunmuyor gördüğüm kadarıyla. Bu sebeple kendim için hazırlattığım listeyi de buraya yazmak istedim. Bende nedense bilim kitabı okuyamadığımdan kendim için de duracak burada. Başlamak isteyenler için her alandan bilim kitapları var. Göreceksiniz ki aslında bu bilim kitapları alt kategori olarak tek alana ayrılamıyor. Birbirleriyle oldukça ilişkili. En başa önerilen 10 kitabı yazayım nedenleriyle. Gerisi alanlara göre dağılmış vaziyette. Bilime Başlamak İçin 10 Kitap 1- Bill Bryson – Kısa Bilim Tarihi Evrenden atomlara, bilimin tarihini eğlenceli ve anlaşılır bir dille anlatır. 2- Stephen Hawking – Zamanın Kısa Tarihi Evrenin sırları, kara delikler, zaman kavramı; yoğun fizik ama akıcı ve ilgi çekici. 3- Sam Kean – Periyodik Tablo Hikayeleri Kimyanın temelini, elementlerin hikayeleriyle eğlenceli şekilde öğrenirsin. 4- Richard Dawkins – Gen Bencildir Evrim ve genetiği popüler bilim seviyesinde anlatır. 5- Carl Sagan – Cosmos Astronomi ve evreni keşfetmek için klasik, hem ilham verici hem öğretici. 6- Mary Roach – Çılgın Bilim İnsan vücudu, ölümler ve tuhaf deneyler üzerinden eğlenceli bilimsel bakış. 7- Brian Cox – Evrenin Gizemleri Fizik ve kozmolojiye giriş için kolay anlaşılır ve görselle zengin. 8- Neil deGrasse Tyson – Astrofizik Herkes İçin Astronomi meraklısı olmayanlar için bile akıcı ve sürükleyici bir kitap. 9- Peter Wohlleben – Ağaçların Gizli Yaşamı
1000Kitap
Kalem, Kılıçtan Keskindir: Thomas Paine, İki Devrimin Ateşli Sesi Özet: Thomas Paine (1737-1809), İngiliz asıllı bir Amerikalı siyasi aktivist, filozof ve devrimci pamphleteerdir (risale yazarı). O, felsefeyi akademik salonlardan sokağa indiren, Aydınlanma'nın karmaşık ideallerini (akıl, doğal haklar, halk egemenliği) sıradan insanın anlayabileceği basit, ateşli ve sarsıcı bir dile çeviren bir dehaydı. Başyapıtı "Sağduyu" (*Common Sense*, 1776), Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nin entelektüel yakıtı olmuş ve bir ulusun psikolojisini değiştirmiştir. "İnsan Hakları" (*Rights of Man*, 1791) adlı eseri, Fransız Devrimi'ni Edmund Burke'ün muhafazakar saldırılarına karşı savunmuş ve modern cumhuriyetçiliğin temel metinlerinden biri haline gelmiştir. "Akıl Çağı" (*The Age of Reason*, 1794) ile kurumsallaşmış dine yönelttiği radikal eleştiri ise onu kendi zamanının en tartışmalı figürü yapmış ve neredeyse bir asır boyunca itibarını sarsmıştır. Paine, fikirleri yüzünden bir ülkede (İngiltere) vatan haini ilan edilen, ikinci bir ülkede (Fransa) hapsedilen ve üçüncü bir ülkede (Amerika) dışlanan, ancak bugün fikirleri bu üç ulusun da temel taşı olan bir "dünya vatandaşıdır". --- ### Bölüm 1: Biyografi – Başarısız Bir Esnaftan Devrimci Bir Kaleme Paine'in radikalizmini anlamak için onun sınıf kökenine bakmak şarttır. 1737'de İngiltere, Thetford'da fakir bir korse yapımcısının (staymaker) oğlu olarak dünyaya geldi. Resmi eğitimi çok azdı ve gençliğini bir dizi başarısızlıkla geçirdi: korse yapımcılığı, bakkallık ve iki kez kovulduğu vergi memurluğu... 1774'te, 37 yaşındayken, hayatı başarısızlıklarla dolu, meteliksiz biriyken Londra'da Benjamin Franklin ile tanıştı. Franklin, Paine'in zekâsını fark etti ve ona Amerika'ya gitmesi için bir tavsiye mektubu
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İttihat, Osmanlıda oğlancılık, Rabıta, 28Şubat, Apollo, Yunan...
_İttihat Terakki Cemiyeti_ _Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Fethi Okyar, Halil Kut, Mehmet Akif Ersoy, Fahrettin Paşa, Enver Paşa, Cemâl Paşa, Talat Paşa, İsmet İnönü, Celal Bayar, Ali Fuat Cebesoy, Ali Çetinkaya, Ziya Gökalp, Hacı Bekir, Tevfik Rüştü Aras, Said Halim Paşa, Nuri Conker, Çerkez Ethem, Yunus Nadi… _1889 devletin anayasal bir düzene kavuşmasını amaçlayan gizli bir dernek olarak kurulan örgüt; anayasanın kabul edilip İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra iktidarı denetleyen bir siyasî parti (İttihat ve Terakki Fırkası) halini almış; 1912 yılında ise iktidar partisi olmuştur. Üyeleri İttihatçılar olarak anılır. Cemiyetin 1918 yılında kendini feshetmesinden sonra üyelerinin çoğu Millî Mücadele'de yer almıştırTriumvira sistemi ile yönetilen bir meclis yapısında egemenlik sürmüştür. Triumvirlik ya da üçler erki, Roma Cumhuriyeti’nin ilanının ilk yıllarından itibaren devletin yönetim ve idare mekanizmalarının bir parçası olarak oluşturulmuş, gerekliliği mevcut devlet idaresi tarafından öngörüldükten sonra farklı yetkilerle donatılmış, üç memurun bu birimlere atanmasıyla oluşturulmuş teşkilatlanmadır. ************** _Osmanlıda Oğlancılık_ _Evliya çelebi, Seyahatnamesinde Osmanlıdaki oğlanları şöyle anlatır: Oğlanlar, esnaftan sayılır ve padişahın huzurunda yapılan resmi geçitlere bile katılırlardı. Müşteriye çıkan delikanlılara “Hiz oğlanı” denirdi ve “hizler defteri” denilen kütüğe yazılırlardı. 4. Murad’ın bir sefere çıkışından önce yapılan büyük resmi geçitte “Oğlanların, deyyusların ve pezevenklerin” de yer aldığını yazmaktadır. Pasif dilber eşcinsel esnafı, evsiz-barksız 500 kişidir. Resmi geçide katılan deyyusların sayısı 212, pezevenklerin adedi de 300’dür. (Deyyus: Karısının başka erkeklerle ilişki yaşamasını hoş karşılayan
Felsefe
Şiir Sanatı, Mutlu olma Sanatı, Komedi Sanatı
_Lord Byron_ _Ey güzel okur! Bir kez burnunu uzattığın bu sayfaların içinden bir daha çıkamayacağına ant içerim! _Tabuttaki ceset gibi yalnızdım. Yalnızdım bir bulut gibi. Yalnızlık dediğim haremindeki sultanınkidir. Mağarasındaki bir münzevinin değil. Hava saydam, gök mavi ve toprak kıvançlıyken, görünmekten hoşlanmayan, çatık kaşlı bulut gibi yalnızdım. Ben kendim de severim yalnızlığı. Ancak isterim ki iyi anlaşılsın bu. _Herkes gerçekleşmesini çok istediği şeylere inanmaya meyillidir. Bu ister bir loto bileti, ister cennete gidiş bileti olsun. _Anlat onlara giden gençliğin bir daha geri gelmeyeceğini ve kiraladıkları alkışlarla düze çıkamayacağını ülkenin! _Herkes satılıktır nasıl olsa. Tutkularını bilirseniz eğer. Satın alabilirsiniz kimini güzellikle. Kimini mal mülk, çoğunu da parayla. Kraldan soytarıya dek herkesin bir fiyatı vardır nasılsa. _Hayatta önemi olan yalnızca dört soru vardır. Kutsal olan nedir? Ruh neden oluşmuştur? Neyin uğruna yaşanmalı? Ve neyin uğruna ölünmeli? Dördünün de cevabı aynıdır: Yalnızca Aşk _Savaş borusu değil, Aşk kemanı duyuluyor burada. _Ah Aşk! Kötülüğün Tanrısı sensin ya yine de Şeytan diyemeyiz sana. _Dostluk aşka dönüşebilir, hep tanık oluruz buna. Ama aşk hiçbir zaman dönüşmez dostluğa. _Aşk'ın evliliğe dönüşü, şarabın sirkeye dönüşmesi gibidir -sıkıcı, ekşi, basit bir içkiye- Zaman geçtikçe göklere yaraşır tadı keskinleşir. Ve ev işlerinde kullanılan sıradan bir maddenin tadına dönüşür. _İlk tutkusunda kadın âşığını sever ya sonrakilerin hepsinde Aşk'tır sevdiği. _Suskun bir kadın sessiz bir fırtınadır. _Kadınların değişmez yazgısı hep aldatılmaktır. Ağlayan kalpleri yitirir umudu tanrılaştırdıkları erkekten. _Mutluluğu tatmanın tek yolu onu paylaşmaktır çünkü mutluluk ikiz olarak doğar. _Gece, kadınlarla yıldızları güzel
Şiir
Kürt Aşkı
Kürt romanı yazılmadan önce, yaşanacaktır. Çok korkunç bir yaşanma sağlanmadıkça bizde romanın yazılması imkansız. Bu yönüyle de Fransız devrimi, Rus devrimi gibi devrimci süreçlerle ters bir konumu vardır. O devrimler, birkaç yüzyıllık bir aydınlanmaya, bir teorik çözümlenişe bağlıdırlar. Fransız devriminde kocaman bir aydınlanma çağı, öncesi bir rönesans var. Yine muazzam bir edebiyatçılar kuşağı söz konusudur. Devrimin o kısa süredeki parlayışı pratik olarak çözümleniştir. Ama çok güçlü bir zemine dayanıyor. Tarihi ve toplumsal zemini, aydın zemini oldukça güçlüdür. Birkaç isyanla pratik sonuç alınıyor. Rus devrimi de buna benzer özelliklere sahiptir.
🗣️ Çağı Yakalamak Bir önceki çağı yakalayamadığı için devlet kaybetmiş bir toplum tecrübesine sahip bir ülkenin bir sonraki çağı yakalama şansı o kadar kolay olmayacaktır. Çünkü bazı toplumların ortak akıl ile kendine gelmesi ibretlik boyutta bedeller ödemesine rağmen mümkün olmuyor ise bunun sosyolojik sebeplerini ve yanıtlarını o toplumun henüz bulamadığını gösterir. Bu toplumdan birşey olmaz diyerek kendi hiçbir sorumluluk üstlenmeyen ve bedel ödemeye yanaşmayan insanlar olduğu ve o toplumun aleyhine her çabanın içine girdikleri müddetçe bu mümkün değildir. Çağ nasıl yakalanır? Matbaa gelişme gösterir gavur icadı der onun kendine özgü üretimini yapmaktan imtina edersen çağı yakalayamazsın. Cep telefonu üretilir sen kalkar sadece o telefonun kullanıcısı olmaya aday olursan çağı yakalayamazsın. Yeni çağın ne tür fırsatlar sunduğundan bihaber yaşar ve ileriye dönük hiçbir hazırlık yapmazsan çağı yakalayamazsın. Bir asır önce ki dünya savaşlarının sebebi petroldü. Osmanlı imparatorluğu petrolün olduğu tüm topraklara sahipti. Ne eksikti? O petrolden üretim yapacak bilimsel çabadan ve yönetim aklından uzaktı. Sadece petrolü olan topraklarını kaybetmedi kendi varlığını bile koruyamadı. Mustafa Kemal Atatürk bunu gördü ve toplumu bir daha bu tür bir sonuç ile karşılaşmasın diye devrimler yaparak mucize bir başlangıç yapmıştı. Osmanlı kalıntısı toprak ve para ağası feodal köhne düşünceler Atatürk'ün yaşama veda etmesini fırsat bildiler ve o devrimi durdurdular ve yıkıcı faaliyetleri güç haline getirmek yoluyla bu toplumun önünü yine kestiler. Kendi aleyhine insan yetiştiren bir eğitim öğretim sistemi felaketin başlangıç noktasıydı. Sonra bugüne kadar akan kanın yerli işbirlikçiler ile sorumlusu dost görünümlü düşman Amerika ve batı sömürgesi muhafazakar ve
İnsan ve Toplum