Yaşasın Özgür Kadınlar
10/10
·320 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:23
Not: Kadınlar, Direniş ve Devrim Kitabını okumama vesile olan “Sevgili amcam, Canım Metin” çevirdiğim her sayfada senin ruhunu ve kitaba dokunuşunu hissederek okudum, teşekkür ederim ruhu hep bizle olan güzel insan… Özgür Yarınlara Genel Bakış; 1600`lerden 1968`e uzanan bir özgürleşme tarihi… Kadınların benlik, kimlik, hak arayışı ve özgürlük mücadelesiyle geçen bu on yıllar boyunca direnç örneği oluşturan, ekmek ve gül mücadelesini yükselten, düşünen ve eyleyen isimler… Mary Wollstonecraft, Flora Tristan, Margaret Fuller, August Bebel, Eleanor Marx, Olive Schreiner, Sylvia Pankhurst, Emma Goldman, Aleksandra Kollontay, Ding Ling, Han Suyin… Feminizmin ve feminist yazının tarihinden kilometre taşları… Bir yanda unutulanlar: Edward Carpenter ve Aşkın Yetişkinlik Çağı mesela. Diğer yanda tekrar tekrar okunanlardaki yeni ayrıntılar: Engels ve Ailenin Kökeni örneğin. Sadece kuramsal kitaplar değil, halk şarkılarındaki, şiirlerdeki, romanlardaki kadın portreleri. Ekmek kavgası verenler, özgür aşk için mücadele edenler ve ikisini birleştirenler… Devrim, sosyalizm ve ulusal kurtuluş mücadelesi ile kadınların kurtuluş mücadelesi arasındaki ilişkiler, gelgitler, gerilimler… Ve devrimlerin başardıkları ile yarıda bırakıp başaramadıkları… İngiltere`deki oy hakkı mücadelesinde, Fransız Devrimi`nde, Paris Komünü`nde, Rus Devrimi`nde, Çin`de, Vietnam`da, Küba`da, Cezayir`deki kurtuluş mücadelesinde yapılanlar, yapılamayanlar… Tarihte, düşünürlerde, kitaplarda, makalelerde, şarkılarda, hayatlarda üç yüz elli yıllık olağanüstü bir gezinti… Kadınlar, Direniş ve Devrim Yaşanan toplumsal devrimler içerisinde kadınların &`;öteki devrimi”ne odaklanan Sheila Rowbotham`ın bu devrimi anlatan sözleri: &`;Devrim içinde devrim, kendi gözlerinizle görmek, dış dünyaya kendi ellerinizle dokunmayı öğrenmek,
Kadınlar, Direniş ve DevrimSheila Rowbotham · Yordam Kitap · 202054 okunma
Seküler Mit, Apokaliptik Din Ve Ütopyanın Ölümü
Puan vermedi·268 syf.··
2026 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 11:31
Ütopya; Kusursuz bir dünya kurulabileceği düşüncesi Apokaliptik Din; Hristiyanlıkta bulunan kıyamet (apokalips) ve kurtuluş fikridir. Kara Ayin, John Gray’in modern dünyaya yönelttiği en sert ve sarsıcı eleştirilerden birini içerir. Bu eser, yalnızca bir siyaset teorisi metni değil; aynı zamanda modern insanın kendine dair kurduğu en temel anlatının —“ilerleme” mitinin— felsefi bir teşhiridir. Modernitenin Gizli Teolojisi Gray’in temel iddiası şudur: Modern dünya kendisini seküler olarak tanımlar; ancak bu sekülerlik, dinin ortadan kalkması değil, biçim değiştirmesidir. İnsanlık, dinlerden kurtulduğunu sanırken aslında onların gölgesinde yaşamaya devam eder; ve bu yanılsama, en büyük siyasi felaketlerin kaynağıdır. Özellikle Hristiyanlıkta kök salmış olan “tarihsel kurtuluş” fikri, modern ideolojilerde yeni bir dil ile yeniden üretilmiştir. Bu bağlamda Liberalizmden Marksizme kadar birçok düşünce sistemi, insanlığın nihai bir kurtuluşa ulaşacağına dair inancı sürdürür. Gray’e göre bu, rasyonel bir çıkarım değil; sekülerleşmiş bir iman biçimidir. Yani modern insan, Tanrı’ya olan inancını kaybetmiş; fakat “kurtuluş fikrine” olan inancını korumuştur. İlerleme Miti ve İnsan Doğasının Direnci Kitapta en güçlü eleştirilerden biri, ilerleme fikrine yöneliktir. Aydınlanma düşüncesinin temel varsayımı olan “insanlık sürekli daha iyiye gider” önermesi, Gray’e göre tarihsel gerçeklikle örtüşmez. Bilimsel gelişmeler, teknik ilerlemeler ve ekonomik büyüme, insanın doğasını dönüştürmez.
Felsefe ve Düşünce
Kara AyinJohn Gray · Yapı Kredi Yayınları · 201325 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·142 syf.··
2019 17. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2019 00:00
Taner Timur bu eserinde, Avrupa'yı sarsan 1848 devrimlerinden Paris Komünü'ne ve nihayet 1917 Ekim Devrimi'ne uzanan o muazzam tarihsel atılımı, sınıf mücadeleleri ekseninde ustalıkla inceliyor. Burjuvazinin kendi devrimci barutunu tüketip nasıl gericileştiğini ve bayrağı proletaryanın nasıl devraldığını nesnel bir tarihsel materyalist yöntemle ortaya koyuyor. Devrimlerin gökten zembille inmediğini, kitlelerin kanlı ve meşakkatli eyleminin, teorik bir öncülükle (Marksizmle) birleştiğinde nasıl iktidarı fethedebildiğini olgularla kanıtlıyor. Sosyalist stratejinin geçmişteki zafer ve yenilgilerinden ders çıkarmak, diyalektik aklı tarihe uygulamak isteyen her devrimci militan için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.
Devrimler ÇağıTaner Timur · Yordam Kitap · 201780 okunma
9/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
Ben bunu çok parça parça ilgilendiğim zamanlara göre okudum ama bir şeyler demem gerekiyor. Kitap o kadar bilgi yoğun ki altını çizmeye kalksanız boş yer kalmaz. Özellikle 1917 bölümü. Buna rağmen giriş kitabı ve gayet akıcı. Yoğunluk doğası gereği tek sorunu. Bu yüzden herhalde ben de bolşevik devrim üzerine okurken son bölümü, Fransız üçlemesini okurken daha önceki bölümleri okudum. Komünist manifestonun yazıldığı dönemi ve koşulları da anlatıyor. Yani sanırım bu bahsettiğim kitapları okumadan önce (özellikle Fransız üçlemesini tabi) genel hatları görmek için okumak çok aydınlatıcı olur. Taner Timur hocanın neçe hakim olduğu zaten o yoğunluk ama aynı zamanda basitlik ve akıcılıktan belli oluyor. Son olarak da vive la commune!
1000Kitap
Devrimler ÇağıTaner Timur · Yordam Kitap · 201780 okunma
Puan vermedi·333 syf.··
2025 10. kitabı
Başta gözümü korkutsada aslında okudukça kitabın aktığını ve sıkmadığını farkettim. Bu tarz bilim tarihi türü kitapları okuru sıkmadan onun seviyesine inerek yapmak oldukça zordur . Nitekim bu tarz bir çok kitabı zar zor bitirmiş yada yarım bırakmış biri olarak bana şahane geldi . Kitap size ekonomik ve toplumsal düşünce akımlarının tarihinden kendi perspektifi ile bahsediyor.Geçmişte yaşanan ekonomik bunalımlar,devrimler ve bir çoğu dünyamızın sosyoekonomik tarihimizi oluşturuyor. Kitabın önsözünde belirtildiği gibi bundan bir asır önce kapitalistler başarılarından, sosyalistler ise zaferlerinden emindiler .Oysa artık KUŞKU ÇAĞINDA yaşıyoruz.
Kuşku ÇağıJohn Kenneth Galbraith · Altın Kitaplar · 200466 okunma
“umut eden herkesi aldatan yüzyıl, kızıl yüzyıl “
Puan vermedi·792 syf.·
2025 5. kitabı
Çok severek okudum... Bayıldım Sabah Akşam sadece bu aileyi düşündüm. Akşam gelip okumaya devam ettim...Fazilet'e çok teşekkür ederim. Başka benzer kitapları da okumak isterim sizinle .. Roman, 2006 yılında 12 yaşındaki Brilka’nın Amsterdam’da ailesinden kaçarak başlayan hikayesini, teyzesinin (aynı zamanda anlatıcı olan Niza’nın) onun peşine düşmesiyle açılıyor. Brilka’ya, Yaşi ailesinin dört nesil öncesine dayanan hikayesi anlatılmaya başlanır. Zamanı baltalayan bir balta görevi üsteleniyor Niza. Başkalarınının hatırladıklarından kendi hayal gücüyle kesişenlerle yetinmek zorunda. Geçmişe kulak kabarttan Niza ‘ya biz de eşlik ediyoruz. Ve Niza ‘nın “umut eden herkesi aldatan yüzyıl, kızıl yüzyıl “ dediği bir çağı okuyoruz. İşte bu noktada roman, kişisel olanla tarihi olanı buluşturur. Sovyet Rusya ‘nın kuruluşu, Devrimler, savaşlar, darbeler, Kızıl Ordu’nun yükselişi,, II. Dünya Savaşı, Sovyet Rusya’nın çöküşü gibi tarihsel dönüm noktaları, Yaşi ailesinin yaşamlarına köklü bir şekilde dokunur. Lenin, Stalin ve Gorbaçov gibi liderlerin etkilediği dönemler üzerinden ilerleyen bu epik anlatıda, Haratischwili yalnızca tarihsel gerçekleri sunmakla kalmaz; aynı zamanda bu gerçeklerin psikolojik, duygusal ve sosyal yansımalarını bireyler üzerinden hissettirir. Kitap yalnızca Gürcistan’ın değil, Soğuk Savaş dönemininin kanlı gölgesininin düştüğü Küba, Vietnam, Afganistan ve Yugoslavya gibi coğrafyaları, Yaşi ailesinin kaderine paralel bir şekilde hatırlatıyor. Romanın en etkileyici yanlarından biri, yazarın karakterlerin içsel dünyalarını tarihsel gerçeklerle ustalıkla harmanlaması. Bireysel hikayelerle değil, tarihsel atmosferiyle de büyülüyor. Gürcistan’ın Sovyetler Birliği’ne katılması, Stalin dönemi baskıları, Sovyet egemenliğindeki ülkelerin durumu ve nihayetinde
Roman
Sekizinci HayatNino Haratischwili · Aylak Adam Yayınları · 2018239 okunma