Paravan Kullanma Çağı Kuklacı ve Kuklaları Bitiriyor Paravan ne demek? Aracı demek. Arkada görünmemesi gerekeni saklayan ara bölme de denebilir. Paravan sudan geçene kadar sırtına binilmesi sonra atılması gereken biri. Yani kullan at, kullanışlı olanı öne çıkar onu sat. Bu çağın farkındalık üreten ahlak kullanılan atılacak yeni hazırlanan kullanışlı kullanılamayacak. Kullanan, kendini kullandıran ve kullandırmak isteyenlerin tümü kaybedecek. Farkındalık üreten ve köklü değişimler yapan devrimler kozmik destekli bu sebeple gelir. Her çağda geliş yöntemi kötülüğün uyguladığı yöntem ve araçlara göre bertaraf etme şekli değişik olur us ve duyuncu durgunluğu verecek boyutta bir seviyede yüksek kalite ahlak anlayışı ile gerçekleşir. Arka planda kendini gizleyen ne kadar kuklacı varsa kuklaları ile birlikte planları, düzenleri, niyetleri ile birlikte tarihin çöplüğüne devrim ile gönderilir. Söz konusu Anadolu ve Türk ulusu hedef ise tufan üreten kozmik devrim tesiri ile yeryüzünde tüm madde güçler bir araya gelse bile bahsedemez. Verdikleri zarar kendilerine döner. 21 Aralık 2015 tarihinde Anadolu'da şer tufanı kozmik devrim ile başladı. Şer ortaklık darmadağın oldu. Bölündü, kötülük üretmek için her yolu denediler yine de sonuç değişmedi. Yurttaş devrim ahlakı büyümeye devam ediyor. Devrimin ucunu görene kadar da devam edecek.
Hayata Dair
Fransa'da sınıf kompozisyonu
O tarihte Fransa’da nüfus 36 milyon kadardı. Bu nüfusun yarısından fazlası köylüydü; kırsal alanda yaşıyordu. Hatta Marx’ın verdiği sayıya göre, köylülerin 16 milyonu da son derece yoksul köylülerdi. Bunlar genellikle küçük arazi sahibi idiler ve bunun dışında pazara açılmış değillerdi. “Mağara çağında yaşıyorlar.” diyor Marx, onlar için. Bu köylülerin çoğunun evi de dışarıya “tek açılım”lı, yani tek pencereli idi. Bu demektir ki, 16 milyon köylü Fransa’da mağara koşullarında yaşıyordu; çoğunun evlerinin tek gözü vardı. Bunları anlatırken, Marx, “beş duyumuz beynimiz için nasıl bir öneme sahipse, pencereler de bir ev için aynı öneme sahiptir” diyordu. Gerçekten de evlerin ancak küçük bir kısmında iki, daha küçük bir kısmında da üç pencere vardı
Sayfa 59·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
19. yüzyıl, tarihin çarklarının ileriye doğru en hızlı döndüğü yüzyıl olabilir. Fransız Devrimi’yle açılan sahne, sonraki yüzyılın “devrimler çağı” adıyla anılmasına neden olacak şiddetli sınıf savaşlarına sahne oldu. Açıktır ki söz konusu dönemin tüm kırılma noktalarında işçi sınıfı vardır. Yoksul emekçiler, içinden çıktığı köylü sınıfıyla birlikte Fransız Devrimi’nin kitle kuvvetiydi. Burjuvazinin, eski düzenden kurtulmak için bayrak edindiği, kendi düzenini tahkim ettiğinde ayaklarının altında ezmekte tereddüt etmediği Cumhuriyet fikri bu açıdan varlığını işçi sınıfına borçlu. 1820-30 monarşilerine karşı ayağa kalkan yine işçi sınıfı iken, kazanılan devrimlerin sonrasında eski düzenin sahipleriyle uzlaşan ise burjuvazi oldu. Avrupa’ya yayılan 1848 devrimlerinde işçi sınıfı o zamana kadar görülmüş en kanlı darbeyle bastırıldı. Bundan sonrasında sadece Avrupa’da değil, tüm dünyada burjuvazi, eski düzenin gericileriyle anlaşarak kendi iktidarını ve kapitalist düzeni sağlamlaştırdı. İlk işçi iktidarı olarak selamladığımız 1871 Paris Komünü’nde ise artık burjuvazi tümden karşı devrim cephesindeydi.
Alıntı
Bilmediğin aş ya karın ağrıtır ya da baş. Türk Atasözü
Kefenin Cebi Delik Çıktı Çalınanlar Düşmüş Cebi yırtık bir kefende düşürmüş olmalılar bizden çaldıklarını. Kefenimi giyerek yola çıktım derken hangi niyet için giymiş olduğunu, masum insanları ne umutlar cebinde taşır iken çalındığını unutturmak için asıl rezalet bundan sonra başlayacak. Ortadoğu'yu ayağa kaldırma, barış tiyatrosu adı altında teknolojik 5g hızı ile hızlandırılmış soygun ile batması gerekir iken kurtarılması gereken haçlı batının şirk kurumları ile Anadolu toprakları ve su kaynakları üzerinde art niyetli proje bu kılıfa uyutularak sahneye siyasi mandacı aktörler aracılığıyla sunulacak. Nereden mi biliyorum? Bunların sadece niyetini okuyor değilim ciğerini bile biliyorum da ondan. Karşılıksız para basmadığı müddetçe yaşamını sürdürme olanağı olmayan küresel tefecilik tabela bankacılık sistemi başta Suriye ve Gazze olmak üzere ortadoğuyu yeniden imar etmekle bizi yöneten ve çok sevdiği tek yetki ile ver papazı al papayı oyunu tutmayınca aynı kötü niyetli çabayı başka bir tuzak ile nasıl yaparız oyunu sahne alacak. Tutbun büyüdüğünü görünce torbanın içinde başka ne var bakmıyorlar. Şer tufanı ile canlı ölüler ibretini telef olacaklar ile hedefe konuldu. Bir anda telef olmakla karşı karşıya kalınca neler olduğunu anlatmakta güçlük çekmeye başladılar. Çünkü güç kapmaca yarışına döndü saray koltuk oyunu. İran ulusu insanlığın kaderini yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale geçilmez diyerek kazanarak çağı değiştirdiği gibi hem dini siyasete alet eden anlayıştan hem de doğal kaynaklarını kendi ulusu ile paylaşan özgür ve tam bağımsız olma yolunda devrimler üreten ateşi hukuksuz haçlı barbar soyguncu soykırımcı yayılmacı batıyı hep birlikte yenerek bizim gibi özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı ile demografik yapı değişikliği
Hayata Dair
Savunulamaz Olanı Savunan Sonuçta Yalnız Kalır ve Yenilir İran saldırısı ülkemiz ve ortadoğu coğrafyasında bir gerçeği ortaya çıkardı. Barbar haçlı batı kendi niyetine uygun kullandığı üsler aracılığıyla bölgemizde fitne ve bozgunculuk üreterek yıkım ve savaş üretmek yoluyla bu bölgede hakimiyet kurmak yoluyla varlığını sürdürmek arap coğrafyasınını da yutarak bunu başarmak istiyordu. Anadolu'nun ulus devlet yapısını bozmaya yönelik barış adı altında ki zokanın da amacı bu yayılmacı saldırganlığa hizmet olduğunu artık sağır sultan bile duydu. Yalnız bunun artık mümkün olmadığı İran toplumunun tutumu netleştirdi. İran Venezuela değildi. İran'da da içeriden ihanet vardı yalnız İran molla rejiminden de bu fırsat ile kurtulma olanağı yakalamış oldu. Hiçbir devlet güçlü silahlara sahibim diye uluslararası hukuku dünyanın öteki uluslarını hiçe sayarak şiddet uygulayarak kimseyi kendine biat ve itaat ettiremez. Üssüm olan ülkeyi istediğim gibi kullanırım işbirlikçi siyaseti ve diğer unsurları bunaltma aracı yaparım tehdit ve taviz politikası geri tepmiştir. Yıkım her toplumda aynı sonucu üretmez. Irak Libya ve Suriye bunlar devlet değil ki? Ulus hiç değil. Burada bile çuvallayan barbar batı İran ve Anadolu'nun sonsuza kadar sahibi Türk karşısında tutunması mümkün değildir. İran köklü bir devlet aklı taşıdığını ve bu haksız, sebepsiz ve barbar saldırının asıl suçlusu işbirlikçi arap kral ve emirlikleri olduğunu ülkemizde kendi molla rejimi gibi bizde de dini 1950'den bugüne siyasete alet ederek haçlı kinin adına yıkımın asıl sorumlusu olanları öz eleştiri yaparak bu savaşın bugünden kazananı olmuştur. İç birliği bozmaya yönelik zihin mühendisliğin taşeronu ülkemizdeki dayatmacı siyasi tutum yönetimden devrim ile tasfiye edilecek. İstihbarat ve ideoloji bataklığı
Hayata Dair
Atatürk liderliğinde yapılan devrimler, sanayisi gelişmemiş ve burjuvasi olmayan, endüstri devrimini yaşamamış bir topluma kısa sürede çağı yakalama olanağı vermiştir. Fransız ihtilalinde olduğu gibi toplumda yükselen sınıf olan burjuvazi’nin öncülüğünde gerçekleştirilmesi olanaklı olmadığından kendisine özgü bir yol izlemiştir. Bu şartlar altında ve o günkü koşullarda, demokrasinin eksiksiz, tam anlamıyla işlemesini beklemek, gerçekçi bir yaklaşım değildir.
Alıntı