Istırap denen çemberden geçtiği muhakkaktı. Sanki bilmediğimiz üzüntüler, düşünceler belki de bir korku arasından konuşuyordu. Belki de yalnız bu sonuncusu vardı.
Korkuyu bütün ömrümce tatmıştım, o yılanı gayet iyi bilirdim. Bir kere içimize yerleşti mi bulandırmayacağı hiçbir şey yoktu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Asıl felaketi o kadar beğendiğim kadının birdenbire hayatından şikayet edecek kadar herkese benzemesiydi.
Fakat daha garibi, hatta daha gülüncü vardı. Sıkıntılarımdan biraz çıkar çıkmaz kendime yeni ıstıraplar bulmamdı.
Milli mücadele döneminde geçen; mütakere dönemi İstanbul'una temas eden bir Attila İlhan eseri.
Yazarın "Aynalar İçindeki" serisinin dördüncü romanıdır.
"dersaadet" ; sözlük anlamıyla "saadet kapısı" demektir fakat yazar burada simgesel bir anlam hedefleyerek; işgale karşı koyma, işgal edilen toprakların aidiyetinin Türklerde olduğu, günde beş kere tekrarlanan dalga dalga yayılan ezan sesiyle dînî inancın üstünlüğü de belirtilmek istenmiştir.
Eser üç bölümden oluşur, bölümler sırasıyla şu adları taşır:
1.bölüm; 1919 Mayıs
2.bölüm; 1909 Mayıs-Haziran
3.bölüm; 1919-1920 Aralık-Ocak
Roman içerisinde yazar aşk, siyasâl temaslar, kompradör Türk aydınları, bağımsızlık, batının sömürgeci zihniyeti, kahramanlar arası cinsel sapkınlıklar, mandacılık gibi temaları işler. Temel çatışma meselesi ise mandacılıktır.
Romanda mekan olarak; Otel Pera Palas odası, Ahmet Ziya'nın evi, geniş mekan İstanbul ve özellikle (işgal kuvvetlerinin sıkça gidip gelmesi, görme hissetme karşılaşmanın yeri -salon-, bellek taşıyıcısı -cinsel sapsınlıklar- gibi açılardan) Mizrahiler'in yalısı dikkat çekmektedir.
Romanın başkahramanı; Bacaksız Abdi Bey, kompradör Türk aydını. Yazar, onu bir diyalektik üzerinden anlatır. Bu kahramanla ilişkide olan kişiler bize dönemin sosyal ve siyasâl ortamını verir. İmparatorluğun parçalanma döneminde ortaya çıkmış yozlaşma ve yabancılaşma Abdi Bey üzerinden örneklerle anlatılır.