Şüphesiz ki ölüm bütün insanlığa yönelik sert ve korkutucu bir gerçektir.
Hiçbir canlı kendisine gelecek bu hakikati geri çeviremez. Eceli gelmiş bir kimseye de hiç kimse yardım edemez ve onu ölüm meleğinden kurtaramaz.
Ölüm her an tekrar eden bir gerçek, asırlar boyu insanların başına gelen bir hakikattir. Çocuk, yaşlı, zengin, güçlü, zayıf, hasta veya sağlıklı olan herkesin karşı karşıya kaldığı bir durumdur. Allah dğ bu acı gerçeği şöyle anlatır:
"De ki: Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra görüleni de görülmeyeni de bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
Okur yazar bir beynin, yazılı sözcüklerin tanınması için zarifçe uyum sağlamış özel kortikal mekanizmalar barındırdığı keşfedilmiştir. Daha da şaşırtıcı olan ise aynı mekanizmaların, sanki okumak için beyinde yeni bir organ varmış gibi, tüm insanlarda aynı beyin bölgelerinde bulunmasıdır (19).
Dünyanın her yerinde yazılı bir sözcüğü deşifre etmek için beynin aynı bölgesi etkinleşmektedir (22).
Nasıl Okuyoruz?
Görsel imajın her bir parçası ayrı bir ışık alıcısı tarafından tanım aldığı için bir sözcük retinaya girer girmez sayısız parçaya ayrılır. Bu girdiden başlayarak asıl zorluk var olan harfleri deşifre etmek, bu harflerin hangi sırada olduğunu bulmak ve nihayet de sözcüğü tanımlamak amacıyla bu parçaların tekrar birleştirilmesidir (28).
En iyi okuyucular dakikada 1600 sözcük okuyabilirler (35).
Yetişkinlerde iki okuma rotası mevcuttur ve ikisi de eş zamanlı olarak etkindir. Hepimiz sözcüğün anlamına doğrudan erişiriz ve bu da bizi sözcükleri anlamadan önce zihnimizde telaffuz etme zahmetinden kurtarmaktadır. Ne var ki usta okuyucular bile, bunun farkında olmasalar da, sözcüklerin seslerini kullanmaya devam etmektedir (46).
Beynimizin bir sözcüğün yazımını etkinleştirmesi için yirmi veya otuz milisaniye yeterli olmaktadır, ama ses temelli tetiklemenin ortaya çıkışıyla birlikte ortaya konduğu gibi bunun sese dönüştrülemsi için de ek bir kırk milisaniye gerekmektedir (50).
İngilizce yazımında gereksiz harfler var, söylendiği gibi yazılsın ve okusun diyor.
Türkiye’yi yazım reformuna örnek olarak gösteriyor (55).
İki Okuma Hattı
Tüm yazı sistemleri sesin doğru temsili ile anlamın hızlı aktarımı arasında gidip gelmektedir. Beyinde iki tane bilgi işlem yolu bir arada var olmaktadır ve biz bir şey okurken onlar da birbirlerini tamamlamaktadır. Sözcükler çok düzenli, nadir