9/10
·384 syf.··
2026 17. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:43
Herkese merhaba Serinin üçüncü kitabıyla geldim. Anné'i büyürken okumak, sanki yıllardır tanıdığım bir arkadaşın hayatına uzaktan eşlik etmek gibi geliyor. Onun hayal gücü hiç eksilmese de yaşadıkları zamanla olgunlaşıyor; sevinçleri kadar kayıpları da derinleşiyor. Belki de bu yüzden Anné'i sadece çocuk edebiyatının bir karakteri olarak görmek haksızlık olur. Her kitabında bana umut etmeyi, değişmeyi ve hayatın sıradan anlarında güzellik bulmayı yeniden hatırlatıyor ve bu bana çok iyi geliyor. Serinin bu kitabında Anné artık Green Gables'tan ayrılıyor. Üniversite hayatına, yeni arkadaşlıklarına uyum sağlamaya çalışıyor. Sınavlarla, gezilerle, edindiği dostluklarla hayatı daha da renkleniyor. Aşk hayatı da tabii. Kendi yakın arkadaşı Diana'nın düğünü, etrafındaki herkesin yavaş yavaş evlenmesi onu etkilese de çizgisinden ve kendi isteklerinden vazgeçmemesi bana daha da yakın hissettiriyor. Ve elbette Gilbert Blythe Duygularını asla çözümleyemeyen Anné'nin son dakikalarda kendine gelişlerini okurken hayatın gerçekçiliği daha da anlamlı hale gelmeye başladı. Neyse ki sonunda doğru kararı verdi karakterimiz. Kitapta yetim kızımız anne ve babasının evine giderek yarım kalmadığını da derinden hissediyor. Bu kitap bana bir kez daha gösterdi ki mutluluk sadece büyük olaylarda değil; dostluklarda, paylaşılan bir sofrada, güzel bir manzarada ya da sevdiğin insanlarla geçirilen sıradan bir günde de saklı. Anné'in dünyasında umut, iyilik ve hayal kurmak hiçbir zaman değerini kaybetmiyor. Belki de bu yüzden seriyi okumaya ara versem de tekrar döndüğümde umutla devam ediyorum. "Gülümsediğimiz sürece hayatın yaşamaya değer olduğuna inanmaya çalışıyorum sanırım." "Bence çoğumuz aslında istemediğimiz şeyler için dua ederiz çünkü yüreğimize dikkatle bakacak kadar dürüst
Yeşilin Kızı Anne 3L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20205,5bin okunma
8/10
·192 syf.··
2026 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:28
Okurken sinir krizi geçirmek, kitabı kemirmek istiyorsanız tavsiye ederim. Neyse konusu ilginç, dili akıcı bir kitaptı. İyilikten doğan maraz, her çocuk masum değildir, anahtar kelimeler. İpucu Joseph küçük bir kasabada kendi halinde yaşayan, bekar, maddi durumu iyi olan bir adam. Bir gün kapısında uyuyan bir erkek çocuk buluyor ve ona bakmaya başlıyor. Çocuk ergenlik çağlarında. Adı da Abel. Abel sıcak bir yuva buldum, minnet duyayım diyeceğine, Joseph'e aşırı saygısız davranışlar göstermeye başlıyor. Adamın anasına sövüyor, sayısız hakaret ediyor, tahrik ediyor. Joseph zaman zaman dayanamayıp dövüyor ama gene de evinde kalmasına izin veriyor. Bir gün çocuk, adamın sevgilisi Diana 'ya yargıç tokmağı ile tecavüz ediyor. Bu olaydan sonra bile evde tutuyor çocuğu. Çocuk en son adamın ineğini öldürüp ahırı yakınca, adam onu ormana götürüp öldürüyor. Diana ile evleniyorlar. Şehre taşınıp hayatlarına devam ediyorlar.
Kralın LanetiWill Heinrich · Olvido Yayıncılık · 20161,823 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·336 syf.··
2026 42. kitabı
Merhabalarr Maggie Bird, yıllarını gölgelerin arasında geçirmiş, teşkilatta önemli görevler üstlenmis eski bir ajandır. Ancak 16 yıl önce yaşadığı ve hayatında derin izler bırakan bir olayın ardından tüm bunları geride bırakıp emekliye ayrılmıstır. Artık geçmişin tehlikelerinden uzak, sakin bir sahil kasabası olan Purity'de yaşamaktadır. Günlerini tavuklarıyla ilgilenerek huzurlu ve sıradan bir hayat kurmaya çalışarak geçirmektedir. Fakat Maggie'nin geçmişi, sandığı kadar kolay bırakılacak bir yerde değildir. Kendisi gibi teşkilattan emekli olmuş, birbirinden farklı yeteneklere sahip dostlarıyla kurduğu Martini Kulübü sayesinde hem eski günlerin bağını korumakta hem de hayatına yeni bir anlam katmaktadır. Ta ki bir gün çiftliğine gelen gizemli bir yabancı, yıllar önce birlikte görev yaptığı Diana Ward'ın adını anana kadar... Maggie, Diana ile uzun zamandır görüşmediğini söylese de içine düşen şüphe onu rahat bırakmaz. Birilerinin geçmişte kalan izlerin peşine düstüğünü hissetmeye başlar. Ardından yaşanan olaylar, onun sakin hayatını tamamen altüst eder. Çiftliğinin yakınlarına bırakılan bir ceset, güvenlik kameralarına yansıyan gizemli görüntüler ve ardından üzerine açılan ateş... Maggie artık geçmişinden kaçamayacağını anlar. 16 yıl önce yaşanan o karanlık operasyon, Maggie'nin sadece kariyerini değil, hayatındaki birçok şeyi de değistirmiştir. Büyük bir kayıp ve ağır bir travma ile sonuçlanan bu olayın aslında hiç bitmediği ortaya çıkar. Maggie yeniden eski dünyasının içine çekilirken Bangkok'tan İstanbul'a Londra'dan Malta'ya ve Romaya uzanan tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Eski görev yerlerine dönerek hem geçmisiyle hem de yıllardır pesini bırakmayan hayaletlerle yüzleşmek zorunda kalır. Gerilimi, gizemi ve karakterlerin geçmişlerine dokunan derinliğiyle beni
Casuslar SahiliTess Gerritsen · Doğan Kitap · 2024778 okunma
Bayıldımm
10/10
·293 syf.··
2026 27. kitabı
O kadar sıcacık ve tatlı bir hikayeydi ki okumaya doyamadım resmen. Çocukların da yetişkinlerin de çok severek okuyacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Macera, dostluk ve azimle birleşen heyecanlı bir yolculuğa çıkmaya hazır olun. Sonuna geldiğinizde yeniden başlamak isteyeceksiniz.
Yürüyen ŞatoDiana Wynne Jones · İthaki Yayınları · 20101,667 okunma
Oralardan mümkün olduğunca uzakta olmak isterdim..
Puan vermedi·109 syf.··
2026 24. kitabı
"Başka bir ailede ve başka bir dünyada olsaydık, o kendisi olabilseydi ve ben kendim olabilseydim, ağabey ve kız kardeş gibi olabilir miydik?" Yazar, hikâyeyi büyük bir öfke ya da ajitasyonla değil de; adeta bir mahkeme tutanağı veya otopsi raporu soğukluğunda anlatıyor. Bu mesafeli dili, biz okuyucularda çok daha derin bir dehşet ve rahatsızlık hissi bırakıyor. Roman, tek bir ağızdan değil; Diana’nın abisi, öğretmenleri, doktorlar, komşular, jandarmalar, savcı ve sosyal hizmet uzmanı gibi farklı tanıkların gözünden parça parça aktarılıyor. Böylece sessiz kalıp görmezden gelerek suça ortak olan toplumsal yapıyı da bizlere sorgutlamış oluyor. Kitabın adı olan “Sakar”, aile içi şiddeti örtbas etmek için kullanılan basit bir bahaneden fazlası. Çevredeki yetişkinler de bu yalana inanmayı seçiyor; çünkü gerçeği kabul etmek, sorumluluk almayı gerektiriyor ve kimse sorumluluk alacak kadar cesur değil. Hatta bu durumdan kaçıp mesleğine ara verenler bile oluyor. Kurumlar ise tırnak içinde kurallara, formlara ve prosedürlere o kadar bağlılar ki gözlerinin önündeki somut insan dramını raporlar arasında kaybediyorlar.. Kısacası roman, kötülüğün yalnızca şiddeti uygulayanlardan değil; “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek sessiz kalan sıradan insanlardan da büyüdüğünü gösteriyor. Sayfaları çevirirken Diana için bir şeyler yapmak istiyorsunuz fakat kitaptaki karakterler gibi eliniz kolunuz bağlı kalıyor. Kitap bittiğinde geriye kalan ağır suçluluk ve huzursuzluk hissi, bence yazarın hedeflediği ve okuru yüzleşmeye çağıran en güçlü etkisi.
Alıntı
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Yazarın kalemi, kitabın konusu akıcılığı çok güzel çok sevdim yarım bırakmamın nedeni klostrofobik ortamı oldu çok zorladı beni o yüzden yarım bıraktım ama psikolojik gerilim sevenler kaçırmasın derim
KafesDiana Hockley · Pagoda Yayıncılık · 202160 okunma