Sevgili arkadaşlar, Bugün özel hayatımda yaşadığım bir konu bana bir kez daha gösterdi ki bu coğrafyada bazı konulara bakış açısı kolay kolay değişmeyecek. Bunun okumuş olmakla, cahillikle, diploma sahibi olmakla ya da bir makamda bulunmakla ilgisi yok. Çobanda olan — ki çobanlara, inşaat işçilerine ve tüm emekçilere ayrı bir saygım vardır — duruşu, maalesef bazen okumuş ve belli yerlere gelmiş insanlarda göremiyorsunuz. Oysa olması gereken erdemi, vicdanı ve onuru çoğu zaman onlarda görebiliyorsunuz. Bugün yaşadığım olay bana şunu hatırlattı: Evet, kitap okuyorum, yazıyorum; fakat sanırım son 3-4 yıldır kadınları, kız çocuklarını ve mağdur olanların sesini olmayı biraz ihmal ettim. Başka platformlarda tekrar olmam o çığlığa kulak tıkamamın yanlış olduğu kararına vardım. Bundan sonra onların sesi olmaya devam etmem gerektiğini bir kez daha anladım.Bu sorumluluğu üzerimde vicdanımda hissediyorum bir mağdurun sesi olma. Bu yüzden bu uygulamayı sevsem de bir süre buradan ayrılacağım. Bugüne kadar uzun ve belki de sıkıcı yazılarımla gözünü yorduğum herkes hakkını helal etsin.Her görüşten insanı seviyor ve Allah 'a emamet olun diyorum. Kendinize çok dikkat edin. Allah'a emanet olun.
Duygu ve Düşünce
Akışına bıraktım artık Olduğu kadar olmadığı kader..
Duygu ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dikkat edin!
Bazen insanlar size yaptıkları haksızlıklara karşı kendilerini suçlu hissetmemek için, sizi kötü biriymiş gibi gösterirler.
. Bakara 153: Sabır ve Salat İkilisi "Ey iman edenler! Sabır ve salat ile (Allah'tan) yardım isteyin..." Buradaki sıralama ve kurgu muazzamdır. Dikkat ederseniz ayet "İnnaillahe me'as-salirîn" (Şüphesiz Allah salat edenlerle beraberdir) diye bitmiyor, "sabredenlerle beraberdir" diye bitiyor. Neden? Çünkü sabır, insanın yeryüzündeki varoluşsal direncidir; salat ise o direncin ihtiyaç duyduğu yakıtı (Allah ile olan bağı) sürekli diri tutma eylemidir. Sabır bir döngüselliktir, salat ise o döngünün merkezindeki motordur. Salat olmadan gösterilen sabır kuru bir inat veya tahammüle dönüşür; sabır olmadan yapılan salat ise köksüz kalır.
1000Kitap
Dikkat dikkat sevgili okurlar... Şiir okurken dinlenebilecek fon tavsiyelerinize talibim :))
1000Kitap
Sanat ve Anlam Arayışı
Çocukluğumuzdan itibaren bize hedef koymak öğretilir. İyi notlar alırsak, istediğimiz bölümü kazanırsak, iyi bir işe girersek ya da uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir şeyi başarırsak mutlu olacağımız söylenir. Bu yüzden hayatın önemli bir kısmı bir sonraki hedefe doğru yürüyerek geçer. Bir sınava hazırlanırız, bir ev almak için yıllarca para biriktiririz, çocuklarımız için hayaller kurarız. Hedeflerin şekli değişir ama verdikleri vaat pek değişmez. Bir gün her şey biraz daha yerine oturacaktır. Bu inanç bütünüyle yanlış değildir. Uzun zamandır beklenen bir haber geldiğinde, yıllarca emek verilen bir iş sonuçlandığında ya da büyük bir özlem sona erdiğinde hissedilen sevinç gerçektir. Yalnız bazen insanı şaşırtan başka bir şey olur. Ulaşılması gereken şeye ulaşılsa da, ulaşılmasa da, hatta görünürde hiçbir sorun yokken bile içimizde açıklaması zor bir eksiklik hissedebiliriz. O eksiklik hissiyle ne yapacağımızı bilemeyiz. Kimi zaman yeni hedeflere yöneliriz, kimi zaman kendimizi daha yoğun çalışırken buluruz. Çünkü başımıza gelenleri yalnızca yaşamakla yetinmeyiz. Onları birbirine bağlamaya çalışırız. Tarif etmekte zorlandığımız duyguların kaynağı da çoğu zaman budur. Eksik olan şey her zaman yeni bir hedef değildir. Daha çok, yaşadıklarımızın nasıl bir bütünün parçası olduğunu görebilmektir. Mutluluk aradığımızı düşünürüz. Oysa çoğu zaman peşinde olduğumuz şey, yaşadığımız hayatın bir yere oturduğunu hissedebilmektir. Yerine oturmayan parça Aynı olay iki farklı kişinin hayatında bambaşka izler bırakabilir. Bir ayrılık birini yıllarca geçmişe bağlarken, başka biri için yeni bir başlangıca dönüşebilir. Bir başarı birinin yönünü değiştirirken, başka biri için kısa süreli bir sevinç olarak kalabilir. Başımıza gelenler kadar, onlara verdiğimiz anlamlar da kim
Makale|Yazı