6/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:31
Kitap üç bölümden oluşuyor, şiirlerin dışında düzyazılar da var son bölümde. Kitaptaki şiirler, erotizmi salt tensel hazla sınırlamıyor. Bilakis, aşkı ve bedeni insanın demokratik, hümanist ve devrimci varoluşunun ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor Ritsos. Erotizmi, yalnızca bireysel bir deneyim değil, toplumsal bir iletişim aracı olarak yorumluyor. Şiirlerde sık sık kırmızı motifinin yinelenmesi ise hem bedensel arzunun hem de devrimci tutkunun simgesi olarak dikkat çekiyor. Doğum tarihi bile 1 Mayıs olan devrimci Yunan şair Ritsos, erotizmi burjuva yozlaşmasının bir göstergesi olarak değil, insanın özgürleşme sürecinin temel öğesi olarak ele alıyor. Ancak bu noktada bir eleştiride bulunmalıyım. Ritsos’un erotizmi devrimci söylemle bu denli iç içe geçirmesi, şiirlerin bireysel duyarlılığını gölgeliyor. Zira bedensel deneyim, politik bir sembol hâline geldiğinde, kişisel olanın özgünlüğü sınırlandırıyor bence.
ErotikaYannis Ritsos · Varlık Yayınları · 1993237 okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Diana, Hektor, Eric, Lucas ve Vanessa... Beş kişilik birbirlerinden bambaşka karakterlere sahip bir grup, sınavların ve arkadaş ilişkilerinin önemli olduğu liselerindeki koridorlarında her zamanki gibi günleri geçerken bildikleri hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaklardır. Her şeyin planlı olması için çaba sarf eden Diana'nın dilinden tanık olunacak olayların başlangıcı ise sıradan gözüken bir okul gününün sounda Hektor'u takip ederken gördüğü manzaradır. Sadece kıpkırmızı iki gözün göründüğü bir yaratık tarafından ısırılan Hektor'un kötüleşmesi ile saklandığı yerden çıkan Diana için uyanma vakti çoktan gelmiştir. Diana için bilinmeyen bir girdabın içerisine doğru adım attığının bilinci sarsıcı bir gelişmeyken tanık olduğu olay ile Noxborn dünyasının kapılarını araladığının farkında değildir. "Noxborn dünyasında iki tür vardır. Kırmızılar; yani güç için öldürenler, yok edenler. Ve maviler; koruyanlar, yaşatanlar. " Hektor ile kendisini ısıran yaratığın hangi taraftan olduğunu biyoloji öğretmenin cümleleri ile öğrenecektir. Okulda her gün gördüğü ve ailelerinin güvenerek çocuklarını emanet ettiği öğretmenlerinin aslında bambaşka kişiler olduğunu fark ettiklerinde gerçekliğin keskinliğinde yapmaları gereken tek şey hayatlarına giren yenilikleri kabullenip kendilerini korumaktır. Gecenin karanlığında görünenler ve bilinenler güneş doğduğunda gizlenmek için kenara çekilir. Çünkü Noxborn evrenin kendisini hatırlatması için gecenin karanlığına ihtiyacı vardır. Hektor'un mavi bir Noxborn olduğu anlaşıldığında ve vücudundaki değişimler de gözler görülür bir şekilde dikkat çektiğinde okuldaki dengeler de değişmeye başlayacaktır. Hektor'un yeni güçlerine alışmaya çalışırken yaşananlar beşli grubun çatırdamaya başladığının sinyalleri alarm niteliğinde belli
UyanışAli Murat Yılmaz · P Kitap · 202611 okunma
Reklam
Yaşamak, bazen bir günlüğün arasında kaybolmaktır.
Puan vermedi·220 syf.··
2026 73. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:18
Cahit Zarifoğlu denildiğinde çoğu okurun aklına şiirleri gelir. Benim için ise onunla tanışma noktası, Yaşamak kitabı oldu. Her ne kadar zaman zaman şiirlerini okusamda.Fakat itiraf etmeliyim ki bu tanışma, beklediğim kadar güçlü bir iz bırakmadı. Yaşamak kitabı, klasik anlamda bir roman ya da anı kitabı değil. Daha çok yazarın iç dünyasına açılan, düşüncelerini, gözlemlerini ve ruh hâllerini satır satır kaydettiği bir günlük niteliğinde. Bu yüzden kitabı okurken bir hikâyenin peşinden gitmekten çok, bir insanın zihninde dolaşıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Normalde varoluş üzerine düşünmeyi, insanın kendini sorgulayan yanına dokunan eserleri okumayı severim. Ancak bu kitapta karşılaştığım dünya, alışık olduğum varoluşsal metinlerden biraz farklıydı. Cahit Zarifoğlu 'nun düşünce akışı zaman zaman derin ve etkileyici olsa da, bazı bölümlerde metnin içine girmekte zorlandım. Hatta kitabı okurken sıkıldığım anlar da olmadı değil. Çünkü eser, okurundan sürekli dikkat ve sabır isteyen bir yapıya sahip. Ve ben çok sabırlı sayılmam.Kitap beni hemen sarıp sarmalamalı:)) Bununla birlikte kitap, yazarın ruh dünyasını yakından tanımak isteyenler için oldukça kıymetli. Bazı cümleler var ki insanın zihninde uzun süre yankılanıyor. Hayata, inanca, insana ve zamana dair yaptığı gözlemler, onun ne kadar hassas bir kaleme sahip olduğunu gösteriyor. Belki de Yaşamak kitabı, doğru zamanda okunması gereken kitaplardan biri ve benim doğru zamanıma denk gelmedi sanırsam. Benim okurluk yolculuğumda beklediğim etkiyi bırakmadı; fakat yine de bir yazarın iç sesine bu kadar yakından tanıklık etmek farklı bir deneyimdi. Bazı kitaplar bizi içine alır, bazıları ise uzaktan bakmayı seçer. Yaşamak, benim için ikinci grupta kalan; sayfalarını kapattığımda saygı duyduğum ama kalbimde derin bir yer edinemeyen bir
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
Puan vermedi·69 syf.·
2026 28. kitabı
İnsan ve Hayat Dergisi – Bu Ayın Sayısından Bende Kalanlar Bu ayın İnsan ve Hayat dergisini okuyup bitirdim. Her sayısında olduğu gibi bu ay da farklı konularla beni düşündüren, durup kendime bakmama vesile olan yazılarla karşılaştım. Kapak dosyası olan “Bedenin Sessiz Dili: Ter” başlığı ilk dikkatimi çeken bölümlerden biri oldu. Çoğu zaman rahatsız edici bir durum olarak gördüğümüz terlemenin, aslında bedenimizin önemli iletişim yollarından biri olduğunu öğrendim. Vücut ısısını düzenlemekten hastalıkların erken sinyallerini vermeye kadar pek çok işlevi bulunan terlemenin; ne fazlasının ne de azlığının göz ardı edilmemesi gerektiği anlatılıyordu. Bedenimizin sessiz ama güçlü bir dili olduğunu fark etmek benim için oldukça etkileyiciydi. Meslek tercihleri ve yapay zekânın etkisini ele alan bölüm de üzerinde düşünmeye değerdi. Gelişen teknolojiyle birlikte bedensel faaliyetlerimiz nasıl azalıyorsa, internetin hızı ve yapay zekânın sunduğu kolaylıklar sebebiyle zihinsel çabamızın da giderek zayıfladığına dikkat çekiliyordu. Bu yazı bana, teknolojiyi kullanırken düşünme, araştırma ve üretme becerilerimizi diri tutmanın ne kadar önemli olduğunu yeniden hatırlattı. En çok etkilendiğim bölüm ise “Gönül Terazisinde Değerler” oldu. Özellikle şu cümle zihnimde yer etti: “Çizgisini bozmayan, değerlerine sadık olan elbet bir gün kıymet görür; yerde değilse de gökte.” Bazen insan, doğru bildiği yolda yürürken karşılığını hemen göremeyebilir. Ama değerlerine sadık kalmanın asıl kıymetinin görünenden çok daha büyük olduğunu hatırlatan bu satırlar beni derinden etkiledi. Ergenlik dönemine dair rehberlik yazısını da özellikle çok kıymetli buldum. Anne babaların ve gençlerle iletişim hâlinde olan herkesin okuması gereken, yol gösterici ve farkındalık kazandıran bir
İnsan ve Hayat - Sayı 196 (Haziran 2026)İnsan ve Hayat Dergisi · Çamlıca Basım Yayın · 20269 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 46. kitabı
Bu kitabı okumadan önce aşkın insanı mutlu ettiğini düşünürdüm. Okuduktan sonra ise bazen sadece değiştirdiğini düşündüm. Beyaz Geceler'in konusu aslında oldukça basit. Büyük olaylar yok, karmaşık karakterler yok. Ama Dostoyevski öyle bir duygu yakalamış ki kitabı bitirdiğimde birkaç dakika elimde öylece tuttum. Özellikle hayal kurmayı seven insanlar bu kitaba dikkat etmeli. Çünkü bazı sayfalarda kendinizi görmek can sıkıcı derecede mümkün. Kısacık bir kitap ama etkisi birçok kalın romandan daha uzun sürdü bende.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,1bin okunma
9/10
·264 syf.··
2026 120. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:25
Gece Savaşları, Carlo Ginzburg'un uzun ve titiz araştırmalarının ürünü olan, son derece kapsamlı bir çalışma. Kitapta 16. ve 17. yüzyıl İtalya'sında yaşayan ve kendilerine Benandanti adı verilen insanların hikâyeleri anlatılıyor. Benandantiler, geceleri ruhlarının bedenlerinden ayrılarak kötücül güçlerle savaştıklarına ve böylece toplumun bereketini koruduklarına inanıyorlar. Ancak zamanla bu inançlar, dönemin dinî otoriteleri tarafından farklı şekillerde yorumlanıyor ve sorgulanıyor. Kitap yalnızca Benandantileri anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda dönemin insanlarının dünyayı nasıl gördüğünü, nelere inandığını ve yaşadıkları olayları nasıl anlamlandırdığını da gösteriyor. Bu yönüyle okuru sıradan insanların düşünce dünyasına yaklaştırıyor. Eserin en dikkat çekici yanlarından biri ise içerdiği bilgi yoğunluğu. Kitap boyunca çok sayıda tarihî isim, kavram ve olayla karşılaşıyorum. Buna rağmen çeviri o kadar başarılı ki metinde neredeyse hiç anlam kaybı hissetmiyorum. Ayrıca kitapta yer alan dipnotlar ve açıklamalar, yabancı terimleri ve kavramları anlamayı oldukça kolaylaştırıyor. Bu sayede okuma süreci zorlaşmak yerine daha da zenginleşiyor. Gece Savaşları'nı okurken yalnızca bir tarih kitabı okumuyorum; aynı zamanda dönemin insanlarının inançlarını, korkularını ve düşünce biçimlerini de keşfediyorum. Kapsamı, araştırma derinliği ve başarılı çevirisiyle bende küçük bir ansiklopedi okuyormuşum hissi uyandıran, oldukça değerli bir eser.
Gece SavaşlarıCarlo Ginzburg · Pinhan Yayıncılık · 2022191 okunma
Reklam
Reklam