Çok uzak değil
7/10
·112 syf.·
2026 92. kitabı
Faruk Yıldız’ın “Çok Uzak Değil” adlı kitabı, çocuk ve gençlik edebiyatı türünde yer alan, şehir yaşamı, insan ilişkileri ve unutulmuş değerler üzerine kurulu duygusal bir eser. Romanın merkezinde Çınar adlı bir çocuk var. Çınar, yüksek apartmanların arasında, kalabalık ama bir o kadar da yalnız bir şehirde yaşamaktadır. Bir gün, komşusu olan Feride teyzenin ambulansla hastaneye götürülmesine tanık olur ve bu olay onun hayatında bir dönüm noktası olur. Feride teyze, yaşadığı evin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bu süreçte Çınar, Feride teyzenin geride kalan eşyaları ve hatıralarıyla ilgilenmeye başlar. Bu eşyalar, yalnızca nesne değil, geçmişe dair küçük hikâyeler taşır. Kitap, 9 yaş ve üstü çocuklar için uygun. Ancak kitap içinde bir bölüm var ki ebeveyn ve öğretmen olarak beni rahatsız etti. Çınar, Feride teyzenin bazı eşyalarının çöpe atılmasına engel olmak istediği için ailesinin kesinlikle yasak dediği bir şey yapıyor ve ailesi yanında olmadan hem de onlardan habersiz dışarı çıkıyor. Ve o eşyaları alıp yatağının altında saklıyor. Bence bu davranış (iyi bir amaç için bile olsa) çocukların ebeveynlerinden birşeyler gizlememesi gerektiğine ters düşmekte. Kitabın sonunda bile bunu ailesine söylemediğini görüyoruz. Bir çocuk kitabında bu tür olumsuz davranışlar aktarılırken daha dikkatli olunmalı bence. Ayşe Can Çok Uzak Değil Faruk Yıldız
1000Kitap
Çok Uzak DeğilFaruk Yıldız · Erdem Çocuk Yayınları · 202617 okunma
Algernon'a Çiçekler
Puan vermedi·325 syf.··
2026 2. kitabı
Eserin Dili Zekâ gelişimiyle paralel değişen, imla hatalarıyla başlayıp entelektüel bir zirveye ulaşan, sonra tekrar başladığı yere dönen çok özgün bir yapısı var. Okuru, karakterin zihinsel serüvenine teknik olarak da dahil etmesi oldukça etkileyici. ​Konusu Düşük IQ'lu Charlie’nin, tıbbi bir deneyle dahi seviyesine çıkarılması ve bu süreçte yaşadığı ruhsal, toplumsal ve insani değişimler. ​Benim Yorumlarım Biz genelde "bilmemek mutluluktur" der geçeriz; Charlie bu sözün adeta canlı kanıtı. Zekâsı arttıkça dünyanın ne kadar çirkinleştiğini, insanların ne kadar samimiyetsizleştiğini görüyor. Ancak burada madalyonun diğer yüzü de var: Charlie’nin zekası arttıkça kibri de aynı oranda büyüyor ve çevresindeki insanları beğenmemeye başlıyor. Bilginin insanı nasıl yalnızlaştırdığını ve bazen de nasıl bir kibre sürüklediğini görmek sarsıcıydı. ​Kitapta Beni Rahatsız Eden Bölüm Charlie her zaman insandı; zekası düşükken de öyleydi, ameliyattan sonra dahi olduğunda da. Beni asıl rahatsız eden, materyalist sistemin Charlie’yi ancak zekası arttıktan sonra bir "insan" olarak kabul etmesi ve ona öyle değer vermesi oldu. İnsan olmanın değerini sadece zihinsel fonksiyonlara indirgeyen bu bakış açısı, modern dünyanın en büyük yanılgılarından biri. ​Kimler Okumalı İçerisinde cinsel içerikli bölümler olduğu bilinerek okunmalı ve bu konuda dikkatli olunmalı. Bunun haricinde; sadece bir bilimkurgu veya dram arayanlar değil; "insan olmak" nedir, vicdan ve zekâ arasındaki o ince çizgi nerededir diye merak eden lise ve üzeri her okur kütüphanesine eklemeli.
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 16:56
Yayıncılarının kendisinden Atatürk’e dair bir kitap yazmasını istemeleri üzerine #AyşeKulin #AylardanKasımGünlerdenPerşembe kitabını kaleme alıyor. "Atatürk'ün askeriyim," diyebilmeyi isterdim ama bana ancak Atatürk hakkında yazanlardan biri olmak düştü. Okuyacaklarınızı, O'nun hakkında yazılmış pek çok kitabı okuyup inceleyerek edindiğim birikimi yüreğimdeki Atatürk sevgisiyle harmanlayarak yazdım. İstedim ki okurlarımı bu kitapta İyi Asker ve Kurucu Devlet Adamı Atatürk'ün değil, çocuk Mustafa'nın, delikanlı Mustafa Kemal'in, dost, aşık, evli, boşanmış ve en sonunda hasta ama her dem yalnız bir adamın iç dünyasına götüreyim. Hatalarım olduysa O, beni kocaman yüreğiyle umarım bağışlar. Sevgili Okurlarım, sizler de öyle yapın, e mi?” diyerek başlıyor yazmaya Kulin. Kitabı üç bölüme ayırmış. Birinci bölümde hayalleri olan bir çocuk, ikinci bölümde bu hayalleri gerçekleştirmek için varıyla yokuyla mücadele eden delikanlı ve üçüncü bölümde kaçınılmaz veda vardır. Çocukluğu, gençliği, aşkları, hataları, başarıları, hüsranları ne varsa bir sinema gibi gözlerinin önünde ölüm döşeğindeyken. Yalnız savaşları anımsamayı sevmiyor. İnanması güç olsa da her daim “Yurtta sulh, cihanda sulh!” diyor, çocuk yaşta yolunu askerlik olarak seçen, gençliğini savaş meydanlarında değişik savaş taktikleriyle harp ederek geçiren Mustafa Kemal. Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere yakın arkadaşlarını ikna edip, fırtınalı bir havada Bandırma Vapuruyla Samsun'a yola çıkan da o olduğuna göre savaş karşıtlığını yüksek ateşe ya da bunadığına yoruyor olmalılar. “Şimdi onlara desem ki, büyük zaferimizin hemen sonrasında, daha tüfeklerimizin dumanı tüterken, ben sadece barışı düşünüyordum, bana inanmazlar. Oysa her girdiğim savaşta edindiğim intiba şudur: Vatan işgaline karşı savaşılmıyorsa eğer, her
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,435 okunma
Ahmet Mithat: Tanzimat’ın En Sabırsız Öğretmeni
6/10
·180 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 16:00
Felatun Bey ile Rakım Efendi Üzerine Eleştirel Bir Okuma Ahmet Mithat Efendi, Felatun Bey ile Rakım Efendi’de Tanzimat aydınının ideal tipini kurmak isterken, romanı serbest bir anlatıdan çok yönlendirilmiş bir ders metnine dönüştürür. Felatun Bey ile Rakım Efendi arasındaki karşıtlık ilk bakışta ahlaki bir ayrım gibi sunulsa da, dikkatli bir okuma bu ayrımın ahlaktan çok kontrol, ölçü ve görünürlük üzerinden kurulduğunu gösterir. Felatun Bey, yüzeysel bilgiyle donanmış, kulaktan dolma Batılılıkla konuşan, davranan ama düşünsel olarak kendini hiç yetiştirmemiş bir karakterdir. Dürüsttür; arzusu, cehaleti ve görgüsüzlüğü gizli değildir. Ancak bu dürüstlük, bilgiyle desteklenmediği için onu trajikomik bir figüre dönüştürür. Felatun’un ahlaksızlığı yüksek seslidir; kamusaldır; taşar. Bu yüzden cezalandırılır. Roman, onun düşüşünü neredeyse “hak edilmiş” gibi sunar. Okur, Felatun’a üzülse bile metin buna izin vermek istemez. Rakım Efendi ise Ahmet Mithat’ın ideal Osmanlı aydınıdır: çalışkan, ölçülü, terbiyeli, akıllı. Ancak Rakım’ın ahlakı, eylemlerinin sonuçlarından çok niyet beyanları üzerinden temize çıkarılır. Can ve Matilda’nın, Canan’ın ve Josephine’in duygularını fark etmeyecek kadar “saf” olduğu iddia edilir; oysa bu iddia Rakım’ın zekâsıyla çelişir. Rakım hiçbir ilişkiyi açıkça başlatmaz ama hiçbirini de net biçimde bitirmez. Böylece şu konforlu pozisyonu elde eder: “Ben istemedim, onlar oldu.” Felatun Bey’in Rakım’a yönelttiği “kendini geri çekiyormuş gibi yaparak kadınları kendine çekiyorsun” ithamı, romanın en dürüst ve en sarsıcı cümlelerinden biridir. Çünkü bu cümle Rakım’ın pasif masumiyetini bozar. Rakım, arzunun farkındadır ama sorumluluğunu üstlenmez. Ahlak, burada bir davranış ilkesi olmaktan çok sonradan devreye sokulan bir gerekçe hâline
Edebiyat
Felâtun Bey ile Râkım EfendiAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202528,2bin okunma
10/10
·272 syf.·
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Gerçekten çok güzel. Devamını okumak için sabırsızlanıyorum. Allah hakkıyla idrak etmeyi nasip etsin. Yalnızca yayınevi ve çevirmen için bir notum var, bunu kendilerine özel olarak da yazacağım çünkü ilk kitapta da bunda da ayet-i kerimelerin yazımında hatalar mevcut, okurken dikkatli olunmalı. Direkt elle yazılmış olmayacağını düşünüyorum, kopyala yapıştır yaparken nasıl bu hatalar yapılmış olabilir anlayamıyorum. Umarım bilinçli yapılan bir şey değildir, Allah insanları onun adını kullanarak yanıltanlardan uzak etsin.
Bakara Suresi Sohbetleri 2Nouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 2023689 okunma
8/10
·376 syf.··
2025 30. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 03:21
Bir kaç tetikleyici unsur olduğundan okurken dikkatli olunmalı. Kitaba ilk başladığımda herşey çok tanıdık geldi. Meğer okumuşum kitabı. Kitaptaki çoğu şeyi hatırlasam da kendini okuttu. Bu kitap Soner'in yaşamının dibe çöküşünü anlatıyor. Beste'nin sınıftaki zorba insanlara daha güzel laf sokmasını bekledim. İlk düşünceleri ile çeliştiğinide düşündüm ama sonra topladı kendini. Severek okudum. Duygusal bir kitaptı.
Duygu ve Düşünce
İzler KalırSude B. · Pukka Yayınları · 20241,854 okunma