Deve mi, Dev mi?
Öncelikle bu konu üzerine ahkâm kesmek haddim mi, değil mi? Ne haddime, diyeceğim geliyor ama bir durun hele. Cesaretimin dayanağı sağlam: İlkokul yıllarımda bu oyunda tam 8 şampiyonluğum, 10 finalim var. İkisini kaybettim, çünkü finalde rakibim çocukluk aşkımdı… centilmenlik yaptım, mutlu olsun istedim. O da gitti, başka sınıfa taşındı zaten.
Ama konumuz bu değil. Konumuz, halk arasında büyük bir karmaşaya sebep olan şu meşhur çocuk oyunu: "Deve-Cüce" mi, "Dev-Cüce" mi?
Masalların, mitolojilerin, hatta kutsal metinlerin tarihine baktığımızda, "dev" figürüne sıkça rastlarız. Cüceler desen zaten Batı masallarının favorisi. Ama "deve ve cüce" diye bir ikili, kusura bakmayın, edebi ve kültürel külliyatta yok. Deve, kendi başına muteber bir hayvandır. Cüce ise boyuna bakılmadan yüreğiyle yer edinmiş bir karakter. Ama ikisi yan yana gelince... bir tuhaflık seziliyor.
Doğrusu "Dev-Cüce" olmalı. Peki biz niye "Deve-Cüce" diyoruz?
İki ihtimal var:
1. Fonetik. Oyun hızlandıkça "dev-cüce" söylemek zorlaşıyor. “Deve” kelimesi daha yumuşak geçiyor, dilin oyunu bu.
2. Virgülsüzlük. Çocuklar "dev, cüce" derken virgül koyamıyor. Sonuç: "devcüce", zamanla "devecüce" oluyor. Eh, bu da deveyle cüceyi zoraki kanka yapıyor.
Ama işin pedagojik tarafı da var. Düşünün, sınıfta hep bir ağızdan "devcüce, devcüce!" diye bağırılıyor. Bir yerden sonra bu birleşik kelime tuhaf çağrışımlar yapabilir, çocuğun dünyasında anlam kaymasına neden olabilir. Anlayacağınız, dil oyun oynarken bile dikkatli olunmalı.
Ezcümle: Belki oyunun adı “Dev-Cüce” idi, ama ağız alışkanlığı onu “Deve-Cüce” yaptı. Dilin doğası böyle işliyor. Ama yine de bir gün Milli Eğitim müfredatına "oyun isimlerinin etimolojik kökenleri" dersi girerse, ben hazırda bekliyorum. 8 şampiyonluk, 2 centilmenlik