6/10
·42 syf.··
Beğendi
·
2024 123. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2024 14:07
Merhaba arkadaşlar. Uzun yıllar (2021) aradan sonra muhteşem Harry Potter serisinin oluşturucusu J.K.Rowling’in yani Robert Galbraith’in o çok sevilen eserinin kitap haliyle karşınıza çıktık. Bu defa seriyi en aşağıda ara kitaplarıyla beraber uzun araştırmalar sonucunda eklemeye çalıştım. Şimdi esere, incelememize, okumalarımıza ve içeriklerimize bakalım: Her büyücünün evinde bulunması gereken bu eserimiz çok kısa olmasına rağmen çok fazla canavarı içinde barındırıyor. Aslında yapmak istediğim bir diğer araştırma, bu kitabın diğer kitaplara yönelik bağlantısı üzerine ama yerli kaynaklardan bunu bulamadığım gibi yabancı kaynaklardan da yabancı dil seviyem çok iyi olmadığı için yeterince faydalanamıyorum. Ancak asıl merak edip öğrendiğim ise malumumuz muhteşem bir film de var bu konuda ve filmden bağımsız olarak bizleri karşılayan ise canavarlarla yapılan anlaşmalar ile sihir bakanlığının bu canavarlara hangi gözle baktığı üzerine. Yani 5X ile gösterilen XXXXX şeklindeki canavarların (Akromantula, Basilisk, Ejderha, Kurtadam gibi) bizler büyücü katilleri olduklarını ve eğitilmesinin imkansız olduğunu öğreniyoruz. Basilisklerin dişlerinin pitonlar kadar zehirli olduğunu, gözlerinin ise ölümcül olduğunu, tek bir bakışın bile öldürücü olduğunu öğreniyoruz. At Adamlar denilen canlıların tahmin ettiğimiz şekilde insan kafası ve at vücudundan oluştuğunu, okçuluk ve astronomide bilgili olduklarını; ejderhaların ise bu canavarların en ünlüsü olduklarını öğreniyoruz. Anka Kuşlarının ise tarih boyunca mitolojik ve hayranlık duyulan değişmez özelliklerine bir de gözyaşları ekleniyor ve bu yaşlar oldukça şifalı olarak karşımıza çıkmakta. Ufak maceramız ise 1926 New York’unda Newt Slemender’in şehre gelmesiyle sihirli valizini karıştırıp canavarları elinden kaçırması üzerine
Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?Newt Scamander · Yapı Kredi Yayınları · 20013,335 okunma
Puan vermedi·546 syf.··
2024 4. kitabı
·
78 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2024 16:15
Uzunca bir süre oldu vakıf serisine başlayalı ve bugün itibariyle yayım sırasına göre olayın sonuna gelmiş bulunuyorum . Vakıf serisi bitti ... Sonrası için iki düşüncem var .. 1 - İki öncül kitap olan Vakıf Kurulurken ve Vakıf İleri kitaplarıyla devam edeceğim 2 - Yazım tarihlerini baz alıp Robot serisinden bir kitapla devam edeceğim ... ( Tavsiyelere açığım ) . Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, bilim kurgu tür seçenekleri arasından sayısız farklı çalışmaya denk geldim ve bunların arasından şu ana kadar farklı seriler , tekil hikayeler , öncüler , toplamalar vs okuma fırsatım oldu ... . Asimov ile tanışmam elbette çoğu kişi gibi Vakıf serisini merak etmemle ve tekil kitabı olan Sonsuzluğun Sonu'nu okumamla oldu... . İncelemeye ve Spoiler vermeye geçmeden önce arkamda duran kitaplığıma ve bilim-kurgu rafına baktım az önce .. Arthur C.Clarke , Olaf Stapledon , Robert Charles Wilson ,H.G Wells , Stanislav Lem ve daha niceleri .. İnsan okuyarak yaşar ve ben de şuandan itibaren eminim ki Asimov'u , galaktik yayılmacı türü taşıdığı nokta, anlaşılır dil kullanımı , etkilendiği Roma İmp. çöküşü esinlenmesi , eşsiz çalışkan tutumu ve üretkenliği dolayısıyla bu türün en başına koymakta hiç tereddüt duymuyorum ... Hayatıımın ilerleyen dönemlerinde bu konu tekrar değişebilir elbet ... O zamana kadar hoşçakal 2001 serisi .. . SPOİLER İÇERİR ... . Vakıf serisi ; Sonsuzluğun Sonu adlı kitaptaki 'Sonsuzlar' dan ve 'Teknisyen' lerden , 3.cü kitap olan İkinci Vakıf'tan itibaren de 'Robot'lardan ufak ufak bahsetmeye başlar ve Serinin sonuna kadar yer yer okuyucuyu delirtir . ''Acaba önce Robot serisini mi okusaydım ?'' gibi endişelere kapılırsınız .. Ben , Robot Serisinden başlamadım ama çok pişman falan da değilim zira seri bittikten sonra da Robot okunabilir rahat olun .. . Vakıf
Bilim-Kurgu
Vakıf ve DünyaIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 202172 okunma
Reklam
Anna Day-Darağacı Dansı Kitap Yorumu Ve Alıntılarım
9/10
·400 syf.··
2023 1. kitabı
Bugün sizlere Anna Day'in "Darağacı Dansı" kitabının yorumu ile geldim. Bu kitap bir serinin ilk kitabı.Yaklaşık 400 sayfadan oluuşuyor ve okurken sürekli devamını merak edip sürükleniyorsunuz. Dil açısından anlaması gayet kolay fakat biraz yetersiz gibi geldi bana. Çok fazla olmamakla birlikte argo kullanılmış bir kaç kısım vardı. Kitabın konusuna gelirsek kitap Violet'in sınıfta sevdiği bir kitap olan Darağacı Dansı hakkında yaptığı sunum ile başlıyor. Bu Darağacı Dansı kitabında ise halk; İmpler ve Gemler olmak üzere iki sınıfa ayrılmıştır. İmpler fakir çirkin ve güçsüz. Gemler ise zengin güzel ve güçlü konumdadır. Gemler ve İmpler birbirlerinden nefret ederler.Violet ise genel olarak kitap ve konusu hakkında bir sunum hazırlamıştır. Sunumdan sonra ise Violet arkadaşları Katie, Alice ve kardeşi Nate ile birlikte kitabın karakterleri olarak cosplay yaptıkları bir etkinliğe katılırlarBu etkinlik sonucu başlarına gelen bir olay dolayısıyla kendilerini Darağacı Dansı kurgusu içerisinde bulurlar. Başta çok şaşırıp anlamlandıramasalar da daha sonradan neden kurgunun içerisine girdiklerini çözeceklerdir. Başta yaşayacakları şeylerin kurgu ile aynı olduğunu düşünseler bile tamamen aynı değildir. Violet kitaptaki Rose yerine geçmek zorunda kalır. Eğer senaryoya uyarak bir gem olan Willow'u kendisine aşık ederse arkadaşları ve kendini bu evrenden kurtaracaktır. Fakat Violet, Willow yerine Ash isimli başka bir karaktere ilgi duyduğundan senaryodan sapar ve bu işleri daha tehlikeli bir hale getirir.Violet kardeşi ve arkadaşları bu evrenden kurtulabilmek için bir sürü şey denerler ve başlarına binbir türlü olay gelir. Okumak isteyenlere önerebileceğim sürükleyici bir kitaptı. ️Puanım:9/10 ️Alıntılar; "Maymunlar Imp oldular, Impler ise Gem - insan evriminin doruk
Fantastik Bilim Kurgu
Darağacı DansıAnna Day · Yabancı Yayınevi · 2019953 okunma
10/10
·208 syf.··
2021 42. kitabı
"Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne,Dede Korkut'u bir gözüne koysanız,yine Dede Korkut ağır basar."Fuat Köprülü.Bu incelemede edebiyatımızda bir eşi daha olmayan Dede Korkut hakkındaki araştırmalarımı ve fikirlerimi yazacağım. Başlayalım Hanım Hey! Dede Korkut'un bilinen ilk nüshası Dresden Yazması'dır.İlk yaprakta kitabın adı "Kitab-ı Dedem Korkut âlâ Lisan-ı Taife-i Oğuzan"dır.Hikayeler bir toplulukta ve Han'a karşı okunduğundan "Hanım Hey"le baslayıp onla biter.Diğer yazmalar Berlin ve Vatikandır.Yazmanın girişinde hikayeyle alakası olmayan ve Dede Korkut'un dilinden aktarılan atasözleri vardır.Bu bölümden sonra 12 hikaye sırasıyla anlatılır.Yazmaların üzerinde ne zaman yazıya geçirildikleri yer almamakla birlikte ekseriyetle 15.yy üzerinde durulmaktadır.Hikayelerin çerçevesi savas olmasına rağmen tüm hikayelerde sağlam ve yüce bir ahlak,zedelenmemiş bir göçebe kültürü hakimdir.Eserin dil,üslup,örf ve adetleri aktarma açısından taşıdığı değer eşsizdir. Hikayeleri anlatılan Oğuzlar 6.yy'da Çin'den Karadeniz'e kadar uzanan bir sahada Türk kabilelerini imp.halinde birleştirmislerdir.Orhun Yazıtları'nda Dokuz Oğuz olarak anılırlar.16.yy'dan itibaren Ön Asya'da Moğolların düşmesiyle Karakoyunlu ve Akkoyunlu adlarıyla birleştiler.Oğuz boyları kendi köklerini efsanevi ataları Oğuz Han'a götürürler.Oğuz Han'ın altı oğlu vardır ve her biri mitolojik adlar taşır:Gün,Ay,Yıldız,Gök,Dağ ve Deniz.Alt8 oğlunun da dört oğlu vardır,bunlardan 24 Oğuz Boyu meydana gelir.Oğuz boyları sağ kanat ve sol kanat olmak üzere ikiye ayr8lır ve Üç Ok Boz Ok adlarını taşırlar,sağ kanattaki en eski boyun adı Kayı'dır ve bu boy kökünü Oğuz Han'ın oglu Gün Han'a dayar.Sol kanattaysa kıdem Bayındır Han'ındır.Dede Korkut'un kim olduğuna gelirsek hakkında çeşitli menkıbeler vardır,üç yüz yıl
Dede Korkut HikâyeleriAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,3bin okunma
10/10
·176 syf.·
2021 12. kitabı
Hz.Ömer ve Adalet. Elinizdeki bu eserde "Adalet" kelimesinin ete kemiğe bürünmüş halini görecek; dünyanın hiçbir yerinde adaletin hakkı gözeterek yürütülmediği şu günlerde, tüm insanlığa örneklik teşkil edecek olan, Hz.Ömer'in adalet terazisinin nasıl işlediğini öğreneceksiniz. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu eser Hz.Ömer'in otobiyografisi değil, halifelik dönemi ve halifeliği süresinceki vekillik olayları, yeri geldiğinde kendinden bile feragat eden "Adalet" düsturu anlatılıyor. Buna ilaveten Hz.Ömer'in, halifeliği döneminde fethettiği coğrafyalar ve gittiği her yere uyguladığı sistemlerle gönüllere ve hayata su serpen; gayrimüslimleri dahi huzura kavuşturan, dil, din, ırk, hür-köle ayırmaksızın ayrı ayrı her bir ferdi felaha erdiren farkını ortaya koyuyor. Bizans ve Sasani İmp.'luğunda fethettiği (Şam, Irak, İran, Cezire, Mısır) beldeler, bu beldelere tayin ettiği valiler, Medine'de olsa da bir gözü ve kulağı daima tayin ettiği valilerde ve oradaki halkta olan, her bir ferdin hakkını gözetip, dertleriyle hemhal olup adaletini kadılığında da şaşmaz terazisiyle yönetiyor. Eserde aynı zamanda Hz.Ömer, bilinenin aksine "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!" ayetinin şuuruyla yumuşacık kalbi ve insaflı yaşantısı, geceleri herkes uyurken evlere erzak taşıyan; kızgın, asabi ve asiliğinin sadece adaletsizliğin olduğu yerde hükmettiği ve ince ruhlu bir kişiliğe sahip olduğu sergileniyor. Halifeliği döneminde her işinde "akıl danışmak ferasettir" anlayışıyla, Ashabı kiram'ın güzidelerine danışarak meseleleri muhkemleştiriyor, her iş ve olay için ayrı bir danişmend tayin ediyor. Elhasıl, akıllara çakılacak, bizi kendimize getirecek, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı bize Hz.Ömer'i hatırlatacak, onun ilkesiyle ilerletecek sistematik bir düzen var. Mevzu bahis edilen Hz.Ömer
1000Kitap
Hz. Ömer ve AdaletAli Haydar Zuğurlu · Fecr Yayınları · 202017 okunma