İnsan, kim olduğunu ancak felakete uğradığında gerçekten anlıyor.”
Birdenbire bu yarı gururlu, yarı sarsıcı sözler dökülür şaşkın ağzından, içine doğar. Küçük ve vasat hayatını kendisi öldükten sonra dünyaya örnek olarak yaşatacak olan işte bu acı olacaktır. Kaldı ki bu yüce görev bilinci içinde, karakteri de kendi boyutlarını aşarak gelişir. Geçici kalıp bozulmadan az önce sanat eseri, yani kalıcı olan, başarıyla tamamlanmıştır: Çünkü Marie-Antoinette, o vasat insan, hayatının son, en son saatinde nihayet trajedilere uyan büyüklüğe ulaşır ve bir kader misali büyür.