Başından beri insan olmadığını iddia eden, baba problemleri yüzünden asla kendisini duygu hissedebilen bir canlı olarak göremeyen birinin hikayesi.
Karakterimiz tam bir şeyler hissedecek gibi olduğunda gidip kendi hayatını baltalamakta bir usta. Düzeltebileceği pek çok şey varken kendisine değer vermeyişinden olsa gerek hep en kötü seçeneği seçip üstüne korkunç kötülükler yapmış da birisi. Bu karakterle empati yapmak gerçekten zor, özellikle bazı olayların akışından olsa gerek asıl kırılma noktasını çözmek mümkün değil. Baba problemi bir insanı bu denli kötü birine dönüştürür mü bu da bir soru olmalı elbette. Hayatına giren (çoğu kendinden yaşça büyük) kadınlara karşı olan vurdumduymaz tavrı, kadınları psikolojik ve maddi olarak kullanması nasıl açıklanır bilinmez. Olaylar bir noktada üstünkörü de anlatılsa başından beri zaten kötü olan bir karakterin kendini nasıl daha da kötü biri yaptığını alenen görebiliyorsunuz. En sonunda insanlığını yitirdiğini kabul etse de aslında başından beri insan olmadığı aşikardı da. Eline geçen mutluluk fırsatlarını özenle intiharla, suçla, istismarla kirletmeyi başaran; hayatta kendisi dahil kimseye saygısı olmayan, zavallı biri haline gelen, sosyopat bir karakter. Böyle birinin gözünden dünyayı okumak acı verse de güzel bir deneyimdi.