Dilan YILMAZ

Dilan YILMAZ
@dilanyilmazz
İnsan Kaynakları Yöneticisi
İşletme Yüksek Lisans
225 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2021 18:28
Yazar,sevmenin bir sanat olduğunu bu sanatın nasıl oluşturulabileceğini anlatıyor.Dünya sevmeyi bilmeyenlerle dolu olduğu için herhangi bir meslekte kendimizi nasıl eğitiyorsak sevgi içinde aynısını yapmamız gerektiğini söylüyor. Sevgi insanın içinde etkin bir güç olduğundan kişiliğinde yanlış yönlendirmeler yapabilir.Bunu sadist mazoşist ve narsist kişilikle açıklayarak örneklendirmiştir. Sevgi “ilgi, saygı,sorumluluk ve çaba gerektirir.”İnsanın temel gereksinimi olduğundan anne baba ve çocuk arasındaki sevgiyi anlatırken en doğru nasıl davranabileceğimizi de anlatmıştır. Sevginin Nesneleri Başlığı Altında Kardeş Sevgisi Anne Sevgisi Tanrı Sevgisini de açıklaması kişiye bir şeyler katıyor. Çağdaş insanın kapitalist sistem nedeniyle sevgisini yozlaştırmasına ve makinleştirilmiş çalışma düzeninin insanca yaşam biçiminden yoksun bıraktığına değinmiştir.Yazarın toplumsal gerçekliğe yer vermesi bakış açısının da ne kadar kapsamlı olduğunu gösteriyor. Sevginin uygulanması kısmında,Sevginin yalnızca ayrıcalıklı bireysel değil de sosyal bir olgu olarak gerçekleşebilirliğine inanmak gerektiğini söylüyor. Kitabı okurken kendi hatalarınızla yüzleşebilirsiniz. Ne olduğunuzu ve nasıl olmanız gerektiğini görebileceğiniz bir kitap.
Psikoloji
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma
Reklam
8/10
·288 syf.··
2021 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2021 18:26
Yazar kitapta bilinçaltınızı yönlendirebileceğinizi,her şeyin düşünce yapınızla alakalı olduğunu örneklerle anlatıyor.Olumsuz cümleler kullanmanın ne kadar tehlikeli olduğunu,korkularınızın,kaygılarınızın nasıl zararlar verdiğini anlatıyor.Bilinçaltınıza ne derseniz onu gerçekleştirirsiniz.Olumlamalar yapıp iyilik,dürüstlük,içtenlik gibi kavramlarla kendimize bir değer biçmemizi,fikirlerimizi nasıl en doğru biçimde oluşturabileceğimizi anlatıyor.Her konuda kendinizi iyileştirebilirsiniz buna inanarak başlamanız gerekiyor vs. Çok detaylı anlatması ve sürekli tekrara düşmesi biraz sıkıcı olabiliyor.O an meditasyon yapıyormuş gibi hissederseniz sizin için akıp giden bir kitap olur.Sonra yazarın tekrarlarının amacının aslında size telkinlerde bulunarak sizi rahatlattığını,iyileştirmeye çalıştığını ve bilinçaltınızı nasıl kullanmanız gerektiğini unutturmadan anlattığını anlarsınız.
Kişisel Gelişim
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma
10/10
·1874 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 01:13
Fransa ve Rusya savaşının tarihsel gelişimini(1805-1812) gerçek karakterlerin isimlerini alarak hikayeleştirir.Kitabın kurgu olan bölümlerinde soylu,zengin kesimden kişilerin hayatını onların birbirleriyle ilişkisini ve savaşa katılımları anlatılır. Tolstoy’a hayran olduğum bir tarafı ise okuyucuyu sıkmamak için kurgu olan bölümlerin arasına savaş hakkındaki fikirlerini makale formunda yazması oldu diyebilirim.Tarihin içinde olduğunuzu hissettiriyor ve onu sizin yorumunuza bırakıyor.Tolstoy,Napolyon hakkında olan bütün tarih kitaplarını okumuş bunu kitabı okurken de anlayabilirsiniz.Ayrıca Tolstoy’un kendisi de kırım savaşında astsubay olarak topçu bataryalarında görev yapmış.Savaş sahnelerini,top atışlarının verdiği hissiyatı bizzat yaşadığı için kitapta nasıl olur da bu kadar detaylı anlatmış diyemiyorsunuz.. İlk sayfalarda biraz kim kimin annesi,babası,kardeşi gibi kafanız karışabilir.bir sayfaya not alabilirsiniz daha sonra o kişileri o kadar iyi tanıyorsunuz ki dönüp bakmayacaksınız.Tolstoy’un tarzı bu Anna Karenina okuyanlar hiç yabancı olmayacak kitaba.. Ya da kitabı okumak için okursanız sıkılmazsınız..(bitirmek için değil) Tolstoy’un şu özelliğini farkettim ve araştırmalarımdada öyle olduğunu gördüm.Kitaplardaki karakterlere kendinden bir şeyler katmış.Anna Karenina’da Levin,kendini insanlardan soyutlayıp bir anlam arayışı içinde olması,gösterişi sevmemesi,kendi çiftlik hayatını kurup işçilerin yaşam şartlarını iyileştirmesi aslında bize Tolstoy’u yansıtıyor. Savaş ve Barış kitabında ise iki karakterde bariz Tolstoy’u görebilirsiniz.Biri Prens Andrey diğeri ise Piyer ikisi de çok yakın arkadaşlar. Prens Andrey’de balolardan,dedikodulardan nefret ettiği için ve bunlardan uzaklaşmak için savaşa katılır.Piyer de aynı şekilde bir anlam arayışı arar fakirlere
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Can Yayınları · 202325,9bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 36. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 00:37
Kitap beş bölümden oluşuyor. •Alay •Evetle Hayır Arasında •Ruhta ölüm •Yaşama Aşkı •Tersi Ve Yüzü Camus’un 22 yaşında yazdığı bu ilk kitabına “karanlığa sızan ilk ışık”diyebilirim.Çünkü umutsuzluktan,yalnızlıktan güneşe bakma eğilimini gördüm.Ne zaman sıkılırsak ne zaman bunalırsak gökyüzüne bakıyor ve hayatı sorguluyoruz.Camus’un de güneşe bakıp düşüncelerinin nasıl yoğunlaştığını cümlelerinde görebilirsiniz. “benliğime güneşle birlikte,anlatamayacağım bir şey giriyordu.En son noktasına gelmiş bilincin en son noktasında her şey birleşiyor,yaşamım atılacak ya da alınacak bir külçe gibi görünüyordu gözlerime.Bir büyüklük gereksinimi duyuyordum.Derin umutsuzluğumla dünyanın en güzel görünümlerinden birinin gizli ilgisizliğinin karşılaştırılmasında buluyordum bunu.Aynı zamanda hem cesur,hem bilinçli olma gücünü çıkarıyordum bundan.”59 Az anlatımla çok şey anlatmış.Yaşlılık,yalnızlık,umutsuzluk, yoksulluk gibi konularla ilgili cümleler kurarken yoğun bir anlatımla düşündürüyor,cümleleri tekrar tekrar okutuyor.. Genç yaşında olmasına rağmen yazdığı bu eserde iyi noktalara değinmiş. “Basitlik sözcüğünün tehlikeli bir niteliği var.Ve ben bu gece yaşamın belirli bir saydamlığı karşısında artık hiçbir şeyin önemi kalmadığı için ölmek istenebilmesini anlıyorum.Bir insan acı çeker,mutsuzluk üstüne mutsuzluğa uğrar.Katlanır bunlara,yazgısını benimser,iyice yerleşir içine.Saygı görür.Sonra,bir akşam,hiç:bir zamanlar çok sevdiği bir dostuna rastlar.Dostu biraz dalgın konuşur onunla.Evine dönünce,adam kendini öldürür.Sonra gizli dertlerden,bilinmeyen dramdan söz edilir.Hayır.İlle de bir neden gerekirse,dostu kendisiyle dalgın konuştuğu için öldürmüştür adam kendini.Böyle işte,dünyanın derin anlamını duyar gibi olduğum her seferde,onun basitliği şaşırttı hep beni.”45
Tersi ve YüzüAlbert Camus · Can Yayınları · 20197,1bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 11:41
Yıkım Edebiyatının yazarlarından olan Wolfgang Borchert’ı tanımamız gereken bir yazar olarak gördüğüm için hayatından bahsetmek istiyorum.Alman şair,oyun ve öykü yazarıdır.Nazi partisinin gençlik grubuna katılır,oradaki faşizmi,adaletsizliği gördükten sonra gruptan ayrılır.. 21 yaşında savaşa gönderilir,savaşmak istemez ve kendi elini sakatlama bahanesiyle memleketine döner.Burada bir hastalık geçirir (difteri) Bu haldeyken görüşlerinden dolayı cezaevine atılmış,daha sonra cepheye gönderilmiş ve bir kez daha cezaevine atılmış.Hastalığı ilerlerken serbest bırakılır. Borchert’ın Kapıların Dışında tiyatro eseri,o öldükten (25)bir gün sonra basılması ve sahnelenmesi de çok etkileyici.. Ama en etkileyici olan kısım şu ki Brochert’ın yaşama sevincini hiçbir zaman yitirmemeye çalışması,yüzünden o gülümsemesini,mutluluğunu eksiltmemesi savaşdan döndükten sonra yaşadığı hayal kırıklıklarını,umutsuzluğunu Kapıların Dışında eserine yansıtması diyebilirim.. kitaptaki baş karakter Beckmann’ı okurken aslında Borchert’ı okuyorsunuz.. Savaştan döndükten sonra sığınacak hiçbir yer bulamaması,Tanrı’yı sorgulamaları ve onun içsel devinimlerinin kendisine açılan tek kapı olan ölüm kapısına vurduğunu anlatıyor.. İnsanın gidecek bir yerinin olmaması çok acı.. Sadakatsizliği,açlığı,merhametsizliği,acıyı her şeyi görebileceğiniz bir eser.. Yazarın hayatını araştırdığım için eser daha etkileyici geldi.Kitabın sonunda bağlayıcılığıyla okuyucu şaşırtması ve sorgulatması da etkileyiciydi..
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
Reklam