başka adam mı yokmuş. yok kardeşim. onu istiyorum ben. herkes nasihat vermeyi biliyor sadece. âşık oldum adama, aklımdan çıkmıyor diyorum; çaresizim, bulmalıyım onu diyorum.
‘’Biraz önce savaştan söz ediyordunuz, bu bina bir süre Osmanlı Savaş Bakanlığı olarak kullanılmış’’ dedim.
‘’Eh üniversitelerin de savaş alanından pek farkı yoktur zaten.’’
Bu durumda, düşüncelerine ne kadar güvenebilirdi insan? Düşüncelerimi hayatın gerçekliği mi belirliyordu, benim ruh halim mi? Ama zaten bu ikisi birbiriyle ilişkili değil miydi?
Schopenhauer’in dediği gibi: Doğa onları türün devam etmesi için kandırmaya uğraşıyor. Aşk denilen şey, çocuk yapmakla sonuçlanması gereken bir kandırmaca mı gerçekten?