Merhaba sevgili okurlar,
Dün akşam Sabahattin Ali'nin kalemini özlediğimi fark edip uzun zamandır okumayı planladığım "Canım Aliye, Ruhum Filiz" isimli mektuplardan oluşan kitabını okumaya karar verdim.
İçinde orijinalleri de bulunan, bizzat Aliye Ali tarafından osmanlıcadan türkçeye çevirilmiş mektuplardan oluşan bir kitap. Sabahattin Ali'nin üç romanı açıkcası bana yetmiyor, kısa ömründe keşke daha fazla yazabilseymiş diyorum. Bu mektuplar da tam bu zamanda imdadıma yetişti ve kalemine duyduğum özlem biraz olsun azaldı. Mektupları okurken sanki onu yakından tanıyormuş, onunla sohbet ediyormuş gibi hissettim. Sözlerindeki şefkat ve sevgiyi okuyan herkese hissettirdiğine eminim. Henüz okumadıysanız, Sabahattin Ali'nin kızına ve eşine yazdığı bu aşk, sevgi, özlem dolu mektupları okumalısınız. Ayrıca bu sefer kurgu değil, gerçeği, gerçek Sabahattin Ali'yi okuyor olacaksınız.
NOT: Mektuplarda Rauf Efendi'nin sözlerinden, Ömer'in düşüncelerinden alıntılar okuyormuş gibi hissettiğim yerler oldu. Sabahattin Ali'nin karakterini ve duygularını kalemine bu kadar muhteşem bir şekilde yansıtıyor oluşuna hayran olmamak elde değil.