Dilara GÜNAYDIN

Dilara GÜNAYDIN
@dileyraa_art
Bereketli topraklar, kadim Anadolu..
mimarlık ve şehir planlama
Restorer
4 Temmuz
616 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·206 syf.··
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 17:05
Rezonans, bir cismin doğal frekansıyla çakışacak bir frekansta uyarılması sonucu meydana gelen fiziksel olaydır. etrafımızdaki her cismin bir frekansı vardır; suyun, kalemin, atomun.. .Pierre Franckh’in de aslında kitabında bahsettiği olay tamamen buna yöneliktir. Aynı frekanstan insanlar birbirlerini etkilediklerinde ortaya bir salınım çıkartıyorlarsa buna biz rezonans diyorduk. Düşüncelerimiz ister olumlu ister olumsuz olsun her halükarda benzer titreşimleri ve benzer rezonansları hayatımıza çekiyorduk. Bunu insan psikolojisinde, zihninde ve kalbinde kullanırsak vücudumuzun yapamayacağı şey yooktur.. Pierre Franckh’in kitabında olumlamayı nasıl hayatımıza çekeriz, sadece düşünerek değil, kalbimizle inanarak da neleri başarabileceğimizi, insan gücünün gerçek anlamda sınırı olmadığını dile getirmektedir. Manifesting kavramını sürekli hayatımda kullanıyorum, daha öncesinde bu kitabı okuma fırsatım olmadı ama sevgili eşimle beraber okurken gerçekten de hayretler içine düştüm ben bunları daha öncesinde yapıyormuşum dedim. Bana sorarsanız umutsuzluğa kapıldığınız analarda, gerçekten baş ucu kitabına ihtiyacınız varsa bence o kitap Rezonans Kanunu derim.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·296 syf.··
2024 32. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2024 12:13
Cinselliğin toplumda ayıplandığı herkesin gizli gizli ve fısır fısır konuştuğu ve toplumda merak edilen bir konu olmuştur. Toplumda cinselliğe yönelik bu kadar tabu varken, kadının da erkeğin de vücutlarının isteklerini karşılamaları gerekirken, hem haz hem üremeyi sağlayan cinsellik, neden bu kadar utanılan bir şey ki diye sorgularım. Çocukken ebeveynlerimiz bile konuda bilinçlendirmemişken bir şekilde hem merak ve araştırmaya yöneliyoruz. Dünya da hiç orgazm olmadan ölen insanlar var. Kendi vücudumu ve karşı cinsin vücudunu tanımak adına bu kitabın okuma zamanı geldiğini düşünüyorum. Kitap ilk olarak kadın ve erkek organlarından bahsediyor sonrasında mastürbasyondan ve cinsel bölgelerin isimlerinden bahsederek açıklık getiriyor. Nasıl uyarılır, orgazma ulaşmanın yolları, faydaları. Cinsel aktivitede dikkat edilmesi gereken önlemler gibi bir çok konuya değinmektedir. Okumaya başladıktan sonra bir kadın olarak aslında ben de cinsel organımı çok tanımadığımı ve okudukça daha çok merak ve özle olduğumu hissettim. Mesela her kadın vulvası çok farklılıklar gösteriyor ve kişiye özel tıpkı parmak izi gibi.. kimlerinki kelebeğe kimininki bir çam ağacına belki kimininki bir güle benziyor.. Çok özel ve şaşırmıştım bunu öğrendiğimde.. Kendi kendime utanılmaması gereken bir alan olduğunu düşünüyorum ki utanılmamalı da.. Mastürbasyon yapmanın ne kadar doğal bir şey olduğunu ve vücudun ihtiyacı için yapılması gerektiğine kadar seminerler, eğitimler, araştırmalar hatta deneyler yapılmaktadır. Bu tür bilgilendirmelerin ülke çapında arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuz bu konuda bilgiye aç ve deneyimsiz hatta utangaç.. Bu sebeple bu kitabı her kadın mutlaka ama mutlaka okumalı erkekler de mutlaka okumalı ileride eşlerinin isteklerine ve arzularına, neyi sevip neyi
Yaşasın OrgazmDorian Solot · Aganta Kitap · 2020671 okunma
9/10
·84 syf.··
2024 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2024 10:50
Cenevre (İsviçre) Üniversitesi Hukuk Fakültesinden "Hukuk Doktoru" unvanını alan Prof. Dr. İlhan Arsel, otuz yıllık bir süre boyunca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukuku dersleri verdi. 1955 yılında, Ankara Üniversitesi ile New York Üniversitesi arasında yapılan "Öğretim Üyesi Mübadelesi" sözleşmesi gereğince 1955-1956 öğretim yılında "School of Publıc Administration and Social Services"te çalıştı. 27 Mayıs 1960 İhtilali’nden az önce, o zamanlar iktidarda bulunan Demokrat Parti’nin Türkiye’yi şeriat felaketine sürükleyen tutumu nedeniyle öğrencilerine, "Bu ülkede artık Anayasa Hukuku öğretimi yapılamaz!” diyerek derslerini kesti. 1969 yılında, Ankara Hukuk Fakültesindeki görevinden istifa etti; bu kez istifa nedeni, üniversite öğretim üyelerinden pek çoğunun, toplum sorunları karşısındaki susmuşluklarını ve ülkenin şeriat karanlığına sürüklenmesine karşı nemelazımcılıktan protesto etmekti. Alanı hukuk olduğu ve dine yönelik kitaplar yazdığı için çok zayıf kalıyor ve eleştirilere maruz kalıyor. Alıntılarını paylaşırken bile bir tartışma ortamı oluştu. Elbette yazarın her yazdığı çok açık bir şekilde belki de sizlere göre acımasızca ele almış olabilir. Sebebi din konusunun eleştiriye açık olmamasından kaynaklanıyor. İnsanların felsefe, psikoloji, bilim konusunda bir fikri yoktur ama din konusunda nedense herkesin bir bilgisi vardır, mutlaka kendi yorumunu ekleyecek. Bir agnostik birey olarak Tanrı vardır yoktur bilemem çünkü bir inanç var. Ama Şeriatın olduğu, geriletici, cahil bırakıcı, baskılayıcı ve korkutucu olduğu bariz görüyoruz. Şeriat konusunu göz ardı edemeyiz. Ülkemiz bakımından giderek ciddileşen bir sorun var ki, o da şeriatçıların "reformcu" ve "Atatürkçü" olarak görünmeyi yeğlemiş olmaları ve bu yoldan halkımızı vahyin üstünlüğü fikrine
İnceleme
Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabıİlhan Arsel · Kaynak Yayınları · 2011218 okunma
8/10
·144 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2024 20:34
Adam Philips, ergen ve çocuk psikolojisi, psikoterapi, psikianaliz alanlarinda calismalarini gerçekleştirmektedir. Tekeşlilik kitabı, uzun zamandır gördüğüm bir kitaptı; Deneme türünde olan ve kısa kısa başlıklar altında tekeşliliğe dair sorguladığımız bir kitap. Aslında felsefi yönü daha ağır basıyor, çünkü durup durup ilişkileri, olabilcek durumları düşünürken kafa karıştırıcı sorunlarda takılı kalabiliyorsun. İleride bir yuva kurmak istediğimizde eşler arası sadakatin, güven duygusunun oluşması, cinsel isteği birbirlerine verebilmeleri konusunda da bir takım konulara değiniyor. kısa ve güzel anektodlar edinilebilir. :) "aşık olmak bir uzuv edinmektir." "Karşılaştığımız herkes, biz beğenelim beğenmeyelim bizi icat eder."
İnceleme
TekeşlilikAdam Phillips · Metis Yayınları · 2021947 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2024 23:04
Alexandre Dumas’ın tarihi gerçeklere dayanan edebi eseri “Siyah Lale,” aşk, kıskançlık, saplantılı, dram ve yetiştirilme konularını bünyesinde barındırıyor. Akış yönünden etkileyici bir üsluba sahip ve ayrıca Dumas’ın okuduğum ilk eseri oldu. Konusu itibariyle, Hollanda’nın zengin tüccarlarının çocuğu olan Cornelis Van Bearle’nin üniversite eğitimini tamamladıktan sonra, babasının da vefatıyla miras kalan lale üreticiliğiyle başlar. Cornelis ilerleyen süreçlerde lale ile ilgilenmeye başlar ve hızla uzmanlaşır. Evlerinin yanındaki komşusu Boxtel’de lale üreticiliği yapmaktadır. Bir gün bu yeni yetme çocuğun işini elinden almasını yediremeyerek takip etmeye başlar. İlerleyen süreçlerde bu durum saplantılı hale gelir çünkü Cornelis siyah lale üretmek için genotip ve fenotip çalışmaları yapmaya başlar ve başardı da. Olaylar buradan sonra hızlanıyor Boxtel’in çıkarları dolayısıyla Cornelis hapse düşüyor. Rose ile tanışması ona olan samimiyeti, kıza lale soğanını yetiştirmesi için veriyor. Cornelisin hem lalesine olan aşkı hem de kıza olan aşkı hızla büyüyor, Rose laleyi yetiştiriyor fakat Boxtel ne yazık ki onu çalıyor. Hollanda’da lale yetiştiriciliği çok önemli olduğu için Haarlem’deki Çiçek Üreticileri Derneği; iri, lekesiz, siyah bir lale üretene yüz bin gulden ödül vadeder. Bunun üzerine laleyi buraya götürür. Ödül günü gelip çatana kadar olaylar bu şekilde ilerler. İçeriğine gelecek olursam laleden doğan tutku, Rose’de aşka dönüştü, yer yer mücadeleye ve sabretmeye. Bir çiçeğin yetişme sürecini gördük, nadir olduğu kadar çok güç yetiştiğini. Çünkü insanlar kadar bitkiler de ekstra ilgiye ihtiyaç duyar. Ana fikri itibariyle çok sevdiğim bir kitap oldu ve okuduklarım arasında naif kaldı. Yılın 21 Mart 2024 -12 Mayıs 2024 tarihleri arasında Hollanda’da Lale Festivali
Araştırma-İnceleme
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma