Sonra yine okul günleri, okul haftası, gri, renksiz bir dönem başlardı; Clarissa'nın fark edemediği, günlerini yıllara dönüştüren bir dalga, çocukluğunu uzaklaştıran kesintisiz, monoton bir akıntı.
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
ödevlerinden birini göstermek için defterinin üzerine eğildiginde, babasının yumuşak ve duygulu bakışlarının saçlarının ya da ensesinin üzerinde gezindiğini hissederdi; işte bu anlarda babasının bir kez de olsa - masanın üzerine dayadığı eliyle- saçını okşamasını tüm kalbiyle arzulardı; sevildiğinin heyecanıyla bile bile sayfaları gereğinden daha ağır bir şekilde çevirirdi; fakat başını kaldırdığında kendisiyle göz göze gelmeye çekinen babası bakışlarını hemen metne çevirirdi.
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
O gösterişli bir "babaydı. " masal kitabından fırlamış bir baba, kılıcı arkasından hafifçe şakırdayan, dünyaya hükmeden bir imparator, bir prens gibiydi. Bir çocuk babasıyla ancak bu kadar gurur duyabilirdi.
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bir diğerinin duygularını anlayabilmek için sevgi gerekir kuşkusuz; fakat tutkunun belli bir derecesinde sevgi, sevilen kişinin duygu dünyası da dahil olmak üzere dış aleme hiçbir duyargası uzanmayan, dolayısıyla kulak vermediği ve algılamadığı için de rahatsız edici bir itirazı olanaksız kılan kör bir bencilliğe dönüşüyor.
Sayfa 57 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu