Cinsellik gerçek değerinin çok üstüne fırlamıştır, hani arada sırada gazetede güzellik yarışması için poz vermiş bikinili kızların fotoğraflarına rastlarsınız (şu anda okuduğunuz Açık Kent'de bulamazsınız, gırgır niyetiyle belki); uzun bacaklar, harikulade göğüsler, ilk bakışta bu kızlarda gerçekten bir sihir var, diye geçirirsiniz içinizden, kızlar da bunun farkındadırlar, etiket fiyatlarını kafalarının içine asmışlardır zaten, gidişata göre fiyat yükseltilebilir ya da indirilebilir elbette, sonra o sekiz-on kızın yüzlerine bakarsınız, yüzlerindeki gülümsemelere, gülümsemeler gülümseme değildir aslında, kartondan kesilmişlerdir sanki, ölümün karbon kopyası, ağızları, burunları, kulakları, çeneleri alışılagelmiş güzellik kavramımızla örtüşürler ama bütün olarak algılandığında acımasızca çirkin bir şey vardır o yüzlerde, ne düşünce vardır, ne güç, ne de anlam, boş yüzler, bomboş...