Hatice

Edirnekapısı civarında seksen sene evvelki Osmanlı mimarisi tarzında yapılmış ve en bayındır memleketleri, en yüksek medeniyetleri bile toprak altlarında bırakan zamanın amansız etkisiyle bazı köşeleri yere doğru eğilircesine çökmeye başlamış, heybetli, gamlı, büyük bir konak vardır. Bu konağın sağ tarafına rastlayan büyücek bir odasını döşeme olarak kıtıkları çıkmış bir uzun minderle yüzleri çürümeye başlamış birkaç yastık süslemektedir. Odanın pencerelerinden dışarıya bakıldığı zaman, kimbilir hangi dehşetli yangının, üstünde ne bulduysa silip süpürdüğü, geniş bir harabe göze çarpar. Günün hiçbir saatinde bu eve güneş ışınları giremez. Çünkü gerilmiş iki siyah kanada benziyen saçakları buna mani olur. Bundan dolayı evin içi Ağustos ortalarında bile rutubetlidir. Her tarafına giderilmesi imkânsız keskin bir küf kokusu sinmiş ve yine rutubetin tesiriyle sıvaları yer yer dökülmeye başlamıştır. En güneşli günlerde bile karanlık denebilecek kadar loş sofasından bakıldığı zaman büyük bir bostan ve bostanın nihayetinde ortaçağdan kalma bir zindan yıkıntısı görünür. Bir büyük şairimizin deyimiyle "Köhne Bizans"ın bu tenha ve ıssız köşesinde hemen hemen tek başına duran ve çökeceği günü tevekkülle bekliyen bu konağın, büyük sebze bahçeleriyle çevrili ve o bahçelerin içinden uzaktan uzağa eski Bizans yıkıntılarına bakan kısmındaki odalarının saçaklarında baykuş gibi, atmaca gibi vahşi kuşlar yuva yapmışlardır. Güneş batıp da etrafa alaca bir karanlık çökmeye başladığı zaman bu konak daha da kasvetli görünür. Artık o vahşi kuşların kulak tırmalıyan ve insanın içine ürküntü veren devamlı ötüşlerinden başka hiçbir ses duyulmaz.. Koca semt sanki derin bir ölüm uykusuna dalmıştır.. İşte bu konağın yüz yıl önceki mimarlığa göre açılmış tepe pencerelerinden giren gamlı ay ışınları,
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Boğaziçi yalılarının eskiden ne kadar zevkli bir mimari tarzı vardı. Ekserisi bir veya iki katı geçmeyen geniş, düz, bol ışıklı binalar, adeta uzayıp giden sahille yarış etmek ister gibi bir baştan bir başa serilip uzanmışlardı. Bunlar, gökyüzüne kafa tutar gibi sivrilen binaların yanında, gurur sahiplerini tevazularıyla mağlup ve mahcup eden mutlak zaferine maliktirler. Anadoluhisarı ile Kandilli arasında aynı karakteri temsil eden bu binaların son örneklerinden bilhassa bir tanesi, yıllardan beri Boğaz'a, bir sevgiliye bakar gibi bakıp hayran hayran durur. Ne sular onu görmekten ne de o bu diyarın şiirine hayranlıklarını söylemekten bıkmıştır. Gözyaşlarında bile sevinçli zamanların zevkini taşıyan Boğaz'dan hiç bıkılır mı? Her bir dalgacığında bir sevda namesi gizli olan denizinin, her otunda bir çiçeğin dili ile konuşan dağlarının ne içten, ne sıcak bir aşinalığı vardır! Onda, ne baş üstünde gezdiği devirlerden kalma bir gururun izi ne de düşkün ve yoksul günlerinin ıztırabı görülür; zira hadiselerin mihnet ve horluklarına, iltifat ve alkışları kadar bigâne kalabilmiş, müspet olsun menfi olsun her şey, bu sudan ibaret çehre üstünde iz bırakmadan akıp gitmiştir. Güzel ve taptaze bir yüz, düzgünlerini yıkadığı zaman nasıl daha latif ve hoş olursa, Boğaz da şeref ve itibar boyalarını atmakla, bu tenhalıkta hakiki sadelik ve asaletini kazanmıştır. Fakat ne yazık ki eski günlerin, eski zevklerin, eski âlemlerin sırları üzerine vurulmuş birer düğüm gibi şurada burada tek tük kalmış olan köşkler, yalılar, ne yapsak bize geçmiş devirlerin hikâyelerinden bir sahife bile ifşa etmezler, ketum, mütehammil ve sabırlıdırlar.
Hak yoluna gidenlerin Asa olsam ellerine Er pir vasfın edenlerin Kurban olsam dillerine Torunuyuz bir dedenin Tohumuyuz bir bedenin Münkir ile ceng edenin Silah olsam ellerine Bir üstada olsam çırak Bir olurdu yakın ırak Kemiğimi yapsa tarak Yâr zülfünün tellerine Bir kâmilin yolun tutsam Aşk oduna yanıp tütsem Bülbül gibi feryat etsem Muhabbetin güllerine Vücudumu kavursalar Yönüm yâre çevirseler Harman gibi savursalar Muhabbetin yellerine Seyranî kaldır parmağın Vaktidir Hakka durmağın Deryaya akan ırmağın Katre olsam sellerine. Seyrâni
Doğduğumdan beri her gün yasım var. youtu.be/t8s5H_WZ1LM?si=...