Özgür Dinçer Çalım

Özgür Dinçer Çalım
@dincercalim
'Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize?'
Puan vermedi·202 syf.··
2020 15. kitabı
'Ne evet ne hayır' daki mizahı çok sevdim. 'Babama mektup' samimi ve güzel bir mektup. Demiryolu hikayecileri içten bir öykü. Öykülerin mevsimi olsaydı. Bu öykünün ki kış olurdu. Öykünün atmosferini hissediyorsunuz. Çünkü son derece berrak bir dille yazılmış. Kahramanların duygu durumları gözünüzün önüne seriliyor. Öykü karamsarlığa doğru ilerlese de sonunda umutlu bir bekleyiş var. Ne de olsa kışın sonu bahardır...
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·202 syf.··
2020 15. kitabı
Oğuz Atay
8/10 · 33,4bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2020 14. kitabı
Kitaptaki üç sayfalık 'Dört zait ' öyküsü üzerine bir yazı okumuştum. Meltem Gürle'den (Kırmızı Kazak) ateşiniz var adıyla iki sayfa bir deneme yazısı. Söyle diyordu orda Meltem Gürle: 'Sait Faik ‘Dört Zait’ adlı hikâyesinde kendisinden cigara yakmak isteyebileceğimiz insanları tarif eder. Hep bir telaş içinde öyle oradan oraya koşturan adamlardan ateş alınamaz mesela, ya da çenesini havaya dikip azametle yürüyenlerden, pabuçları pırıl pırıl boyalı olanlardan, lokantaların kapısında dolma parmaklarını göbeklerinin üzerinde gezdirerek sohbet eden kerli ferli beylerden. Onlar fazla meşgul, fazla “düzgün,” fazla hatasızdırlar. Onlarla, tabiri caizse, “ateş kardeşliği” kuramayız. Ateş alabileceğimiz insanlar, ufak tefek kusurları olanlar, bize benzeyenler, onun için gözümüze daha “insan” görünenlerdir. Belki etekleri sökülmüştür, belki ceketlerinin kolları parlamıştır kullanılmaktan, belki paçalarında çamur vardır, belki de sadece aylak aylak dolaşıyorlardır. İlla ki, bir şey vardır.' Ilk o nedenle okumuştum Dört zait öyküsünü, bütün kitabı yakın zamanda bitirdim. Sait Faik dünyaya açılan bir pencere gibi; 'Dört zait'ten; sevgiliye sorulan saadet yolunu, 'Karanfiller ve dometes suyu'ndan; yasama sevincini, (' kitaplar, bir zaman bana, insanları sevmek lazım geldiğini,insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini, oradan yaşama sevinci duyulacağını öğretmiştiler.) 'Süt'ten yeni bir hayata başlamayı, 'Izmir'e'den, asaleti yoksulların yüzlerinde aramak gerektiğini, 'Bir ilkbahar hikayesi'nden insan ömrünün mevsimlere ayrıldığını (' şu ömrü mevsimlere benzetenler ne iyi etmişler doğrusu. Herkesin bir ilkbaharı, bir yazı, kışı, güzü oluyor işte.) 'Söylendim durdum'dan yoksulları sevmek lazım geldiğini, 'Ermeni balıkçı ve topal martı'dan,
Mahalle KahvesiSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20129bin okunma