Çocuğun soruları anlayışla karşılanmalı ve çok soru soruyor diye çocuğa kızılmamalıdır. Çocuklar bazen sorularıyla anne-babaları bunaltırlar. Bazen anne-babalar meşguliyetten, soruların cevaplarını bilmemekten veya seviyesine uygun açıklama yapamadıklarından çocukların soruları karşısında bunalmaktadırlar. Bu durumda çocuğa çok soru soruyor diye "Git başımdan, şimdi işim var.", "Senin aklın böyle şeylere ermez." gibi sözlerle kızmak, terslemek, azarlamak veya soruları duymazlıktan gelmek uygun değildir. Böyle bir tavır, çocuğun dinî ilgisini ve araştırma ve öğrenme duygusunu köreltebilir.
Çocuğa kazandırılacak davranış konusunda aile bireyleri arasında tutarlılık ve birlik olmalıdır. Babanın yapma dediği bir şeye annenin izin vermesi veya annenin istemediği bir davranışı babanın hoş görmesi, çocukta bu davranışın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda bir ikilem yaratacaktır. Bu da çocuğun ikiyüzlü olmasına, annesine ayrı babasına ayrı davranmasına yol açacaktır. Bu nedenle çocuğun dinî ve ahlaki eğitimi konusunda anne-baba arasında fikir birliği olmalı ve en azından çocuğun yanında fikir ayrılıkları tartışılmamalıdır.
Öğrendikçe, İslam’ın bana söylendiği gibi olmadığını anlıyorum… İslam, gençliğimde bana seyrettirilen “Vurun Kahpeye” filminden ibaret değilmiş; benim bütün bilgim, orada gördüğüm softalar ve yobazlara dayanıyor çünkü... Çocukluğumda içinde yaşadığım muhitin dinle diyanetle pek ilgisi yok; İslam, müstahdemin dini gibi telakki ediliyor. Bu telkinlerle dışladığım dinin ne kadar muhteşem bir din olduğunu Muhiddin İbni Arabî’nin muhteşem eserinden öğrenirken, kendi kendime “İslam müthiş bir şey, ama Müslümanlar nasıl kimseler acaba?” diye sormaya soruşturmaya başlıyorum.
Akıllı insan kendi |faydası| için |meseleyi| inceleyen, içinde bulunduğu vakti ona yaraşır davranışla dolduran ve aynı dönemde yaşadığı insanların onu suçlamasına yol açacak yerlerden (ve davranışlardan) uzak duran kişidir. Başka bir ifadeyle insanların zannınca dinden çıkardığına inanılan davranış ve yerlerden uzak durmak gerekir. Hakikat (onların zannettikleri gibi) böyle olmasa bile onlar bunu bilemez ve sen onları inançlarından caydıramazsın.
Hakk'ın (ve hakikatin) birçok yönü vardır! Sen de o yönlerden içinde bulunduğun vakte uygun, dininin ve dünyanın esenliğini sağlayacak ve dince itimat edilebilecek birini al! Fakat içinde bulunduğun vakit (başkalarının suçlamasına karşı) dinin esenliğini sağlayacak şekilde hareket etmene imkân vermezse, bir mücahit olarak ölünceye kadar hakikati ve dini savunmayı tercih etmelisin.
"Düşman hiçbir zaman sapmaya neden olmaz, aksine bir düşman düşmanını canlandırır. Bir dini ve düşünceyi değiştiren bir dost veya toplumda dostmuş gibi görünen bir düşmandır.