Yalnız şair, bizim ne mal olduğumuzu bildiği için, birkaç ucuz ve basit vasıtaya müracaat etmiş Bunlardan birincisi, tesirli olduğunu şimdiye kadar daima ispat eden, mistik havadır. Cahil ve dalavereci bir yobazın kendini muhite yutturmak için müracaat ettiği esrarlı ve muammalı birkaç formül, birkaç dini teşbih, bir iki karanlık ifade bugün bile derhal aydınlık düşünceleri bulandırıyor. Kendilerinde bir şeyler bulunduğunu vehmeden bütün âcizlerin hiç şaşmadan bu basit çareye: Karanlık ve karışık olmak suretiyle derin ve manalı görünmek hilesine başvurduklarını unutuyoruz.
İşte senin rahime bağlı imanından kurtulup varoluşçu (egzistansiyalist) oluşum, kendimin ve toplumumun kaderini ben belirlediğime
inanışım bundandır. Benim kaderim kendi elim, iradem ve seçmemledir. Ben şöyle diyen Sartre'a inanıyorum: "Annesinden felçli doğan birisi, kahraman veya sporcu olamıyorsa kendisi sorumludur." İnsana hangi kerteye değin irade ve özgürlük yetisi kazandırdığını gör! İşte bu
Sartre'ın maddî ve dinsiz düşüncesi, öteki de senin manevî ve dinî görüşün!
İlmihâl, ilm ve hâl kelimelerinin birleşmesi ile meydana getirilmiş; "halin bilgisi, kişinin içinde bulunduğu hâl ve duruma ilişkin bilgi" anlamına gelir.
İslâmî kullanımda ilmihâl: Müslüman'ın öncelikle öğrenmesi gereken inanç, ibadet, ahlak, edep ve Peygamber Efendimiz'in (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) hayatı gibi temel dini bilgileri içeren eserlerdir.
Her Müslüman, Allah'a kulluk görevini yerine getirmek ve O'nun rızasını kazanmak için dinini öğrenmekle sorumludur. Bu nedenle "Müslüman'ım elhamdülillah" diyen herkes, inandığı dini doğru bir şekilde öğrenmek zorundadır. İbadetlerini eksiksiz yerine getirebilmek ve günlük hayatında İslâm'a uygun bir şekilde yaşayabilmek için de gerekli olan bilgileri öğrenmek mecburiyetindedir. Örneğin, namaz kılan kimse namazla ilgili hükümleri, oruç tutan oruçla ilgili hükümleri, zekât verecek olan zekâtla ilgili hükümleri, ticaret yapan ticaretteki helal ve haramları, evlenecek olan da nikâhla ilgili hükümleri bilmekle sorumludur. İşte, bu hayati bilgileri barındıran eserlere "ilmihâl" denir.
"Kalabalıkların milli hisleri Türkiye toplumunu oluşturan başka etnik ve dini unsurlara karşı öfkeye, önyargıya, tarafgirliğe dönüş(türül)üyorsa, orada zehirli bir milliyetçilikten söz edebiliriz."
Münakaşayı terketmek, inkâr ve itirazın terkedilmesiyle mümkündür. Dolayısıyla işittiğin her söze bak; eğer hak ise onu tasdik et; dinî emirlere ters, bâtıl ve yalansa ondan hiç bahsetme.