Felix ve Görünmez Kaynak -Eric Emmanuel Schmitt
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:15
On iki yaşında bir çocuğun annesini iyileştirmek için verdiği çabayı anlatıyor kitap. ilginç olan bizde bu yaşta bebek gibi davranır genelde çocuklar, ama on iki yaşındaki Felix daha büyük yaşta gibi davranıyor! Eric Emmanuel Schmitt bu serideki diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabıda bir dinle bağlamış. Bu kitapta afrika animist dinî ile bağlamış. İlk bölümleri sıkıcı ilerlerken bir anda ortaya çıkan Baba karakteri ile kitap güzelleşiyor. Son bölümü güzel bağlamış yazar. Hakikaten insan hep çözümü gelecekte görüyor ama dönüp baktığımızda bir çok şeyin sebebi geçmişteki travmalar da ve çözümü de bu travmaları anlamak ve destek almaktan geçiyor. Bu gibi konularda aile bağları önemli Felix ve babası beni etkiledi. Sevgiye, inanca, dostluğa ,özellikle koşulsuz dostluğa vurgu yapan güzel bir kitap. Tavsiye ederim. Félix ve Görünmez Kaynak Eric Emmanuel Schmitt
Edebiyat
Félix ve Görünmez KaynakEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 202666 okunma
Arâf'ta Bir Çocuk
Puan vermedi·136 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:15
Zülfü Livaneli'nin Arafat’ta Bir Çocuk kitabını yeni bitirdim. Kitapta toplam 8 tane hikâye var. Hikâyeler toplumsal travmaların, çıkışsızlığın ve aidiyet sancılarının edebi bir sığınağı bence. Kitabın sonundaki "Zülfü Livaneli'ye Arafat'ta Bir Çocuk İçin Sorular" kısmında, neden "öykü" yerine "hikâye"kelimesini tercih ettiğini şu samimi açıklamalarla ifade ediyor: Ben aslında "öykü" yerine "hikâye" demeyi yeğliyorum. Çünkü öykü, "öykünmek" kokuyor, yeteri kadar sıcak ve yerli değil. Hikâye ise "Dinle neyden kim hikâyet etmede" dizesinde görüldüğü gibi şiirsel ve köklü, bize ait. Bu yüzden izninizle "hikâye" diyeceğim. Bu tercihiyle Livaneli, biz okurları daha en baştan kendi kültürel ve tarihsel hafızasına davet ediyor. Kitabın ismiyle ilgili de ilginç bir detay var. Bizim Arafat’ta Bir Çocuk diye okuduğumuz ismin asıl mimarı Yaşar Kemal Livaneli "Arâf olması gerekmiyor mu? diye sorduğunda Yaşar Kemal o meşhur samimiyetiyle şöyle demiş. "Halk 'Kaldım arafatta' der. Yalnış bile olsa güzeli budur." demiş :) Hikâyeler, ağırlıklı olarak 1971 darbesi sonrası dönemi anlatıyor.Hikâyelerdeki karakterler, iki dünya arasında, bir çıkışsızlık döngüsünde sıkışıp kalmışlardır. Gurbet, mültecilik, hayal kırıklığı ve derin bir yalnızlık... Livaneli'nin dili o kadar akıcı ki bir çırpıda bitiriyorsunuz hikâyeleri. 1978 yılında yayımlanan bu eser, aslında sadece bizim coğrafyamızın değil, dünyanın da ortak acılarını dile getirmiş. Zaten Almanca ve Farsça gibi birçok dile çevrilmesi de bunun bir kanıtı. Zülfü Livaneli'nin o halkın içinden gelen samimiyetini, sanatçı duyarlılığını seviyorum ben. Eğer biraz hüzünlü ama bir o kadar da sahici bir şeyler okumak isterseniz, tavsiye ederim. #İyiGeceler #1000Kitap
Arafat’ta Bir ÇocukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202110,1bin okunma
Reklam
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Prof. Dr. Oğuz Tan’ın Takıntılar kitabını pek çok kişinin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitabın en değerli yanı, psikiyatrik rahatsızlıkların kökeninde beynin kimyevi yapısının ve nörobiyolojik süreçlerin yattığını çok açık bir dille anlatması. Bu, toplumda büyük ölçüde yok sayılan bir gerçek Bugün depresyonu ruh hali, DEHB’yi -ayrıcalık- zanneden çok insan var. Tanı almış kişiye “bende de aynısı var” diyebilmek, bu rahatsızlıkların ne anlama geldiğini bilmemekten kaynaklanıyor. Asıl mesele şu: bu bilgisizliğin faturasını, zaten ciddi bir hastalıkla mücadele eden insanlar ödüyor. Onlar için hayat zaten yeterince ağır bir sınavken, çevreden gelen “spor yap, kitap oku, müzik dinle iyi olursun” gibi yorumlar, bu sınava bir yük daha ekliyor. Bu tür söylemler, menisküsü tamamen yırtılmış birine maraton koşmasını önermekten farksız. Bu ve bunun gibi kitaplar okunursa, yargılayıcı ve bilgisiz yorumlar azalır diye umut ediyorum.
TakıntılarOğuz Tan · Timaş Yayınları · 2025314 okunma
10/10
·264 syf.··
2026 44. kitabı
Bugün günlerden yepyeni bir keşif günü! Ceyhun Bıdıl’ın kaleme aldığı "Gane: Yeni Bir Akıl - Yeni Bir Din - Yeni Bir Savaş - Yeni Bir Dünya" kitabıyla nihayet tanıştım ve dürüst olmak gerekirse bu yazarın okuduğum ilk eseri oldu. Bilim kurgu ve yapay zeka temalı distopyalara meraklıysan, arkana yaslan ve bu harika yolculuğu dinle! Kitap o kadar akıcı ve sürükleyici bir dile sahip ki, sayfaların nasıl akıp gittiğini anlamıyorsun bile; yazarın kalemi seni hiç yormadan, doğrudan hikayenin içine çekiveriyor. ​Her şey, hayatı ve varoluşu derinlemesine sorgulayan Alper ile teknoloji dünyasına fazlasıyla hakim olan arkadaşı Barış’ın adımlarıyla başlıyor. Barış’ın Alper’e önerdiği bir yapay zeka uygulaması, aslında tüm olayların fitilini ateşleyen unsur oluyor. Alper’in bu yapay zeka ile girdiği o derin, felsefi ve zihin açıcı diyaloglar tek kelimeyle muazzam kurgulanmış. Okurken "Biz gerçekten nereye gidiyoruz?" diye sormadan edemiyorsun. ​İşte bu bitmek bilmeyen sorulardan sonra Alper’in zihnine adeta bomba gibi bir soru düşüyor: "Yapay zeka bir kutsal kitap yazabilir mi?" Bu soru, dünya üzerinde hiçbir dilde ve kültürde karşılığı olmayan "Gane" öğretisinin doğuşuna yol açıyor. İnternet üzerinden dalga dalga dünyaya yayılan bu dijital inanç; doğayla tam uyumlu ve tamamen eşitlikçi bir yaşam vaat ederek çok kısa sürede milyonlarca takipçiyi peşinden sürüklemeyi başarıyor. İnanılmaz bir kitle gücü! ​Olaylar o kadar vizyoner ve çağın ötesinde bir boyuta ulaşıyor ki, bu dijital inancın yükselişi ve felsefesi büyük yapımcıların da gözünden kaçmıyor tabii. Netflix bile bu harika kurguyu senaryolaştırmak için şimdiden çok ciddi şekilde ilgileniyor! Ekranlarda görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum doğrusu. Bizlere bu ufuk açıcı hikayeyi kazandıran yazara başarılar
GaneCeyhun Bıdıl · Yazıgen Yayınları · 06 okunma
Mazideki kalan okumalarımdan
10/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
TANRI CLAUDIUS ROBERT GRAVES Tanrı Claudius, Robert Graves’in Ben, Claudius romanının devamıdır. Roma İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemlerini, bizzat Claudius’un ağzından dinleriz. Çocukken geçirdiği hastalıklar nedeniyle kekeme, topal ve içine kapanık bir çocuk olan Claudius, ailesi tarafından hor görülür. Herkes onun akılsız ve önemsiz biri olduğunu düşünür. Ancak bu dışlanmışlık aslında onun en büyük koruyucusu olur; çünkü Roma sarayındaki iktidar mücadelelerinde dikkat çekmez ve hayatta kalmayı başarır. Claudius aslında bir budala değildir; aksine tarih bilen, düşünen, insanları iyi gözlemleyen biridir. Kitaplara, tarihe ve öğrenmeye tutkuyla bağlıdır. Roma sarayında herkes onu küçümserken o çevresindeki insanların gerçek yüzlerini görür. En büyük avantajı ise kimsenin onu ciddiye almamasıdır; böylece zekâsını gizleyerek hayatta kalır. Roman boyunca Claudius bize Roma’nın büyük isimlerini anlatır. İlk imparator Augustus, güçlü ve siyasi zekâsıyla öne çıkan Livia, kuşkucu ve acımasız Tiberius, deliliğiyle Roma’yı dehşete düşüren Caligula ve diğer birçok tarihî kişilik Claudius’un gözünden hayat bulur. Özellikle Caligula dönemi, sınırsız gücün bir insanı nasıl değiştirebileceğini gösterir. Roma’nın korku, suskunluk ve çıkar ilişkileriyle nasıl çürüdüğünü Claudius’un gözlerinden görürüz. İktidar için yapılan entrikalar, cinayetler ve ihanetler arasında Claudius hiç istemediği halde Roma tahtına yükselir. Herkesin küçümsediği bu adam artık imparator olmuştur. İmparator olduktan sonra halkın sorunlarını gören, devlet işleriyle ilgilenen ve bazı önemli reformlar yapan bir hükümdar olur. Britanya’nın fethi onun döneminin en önemli olaylarından biridir. Ancak içinde taşıdığı eski Roma Cumhuriyeti sevgisi ile sahip olduğu imparatorluk makamı arasında büyük bir
Tarihi Roman
Tanrı ClaudiusRobert Graves · Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları · 2022271 okunma
dinle, küçük adam
Puan vermedi·128 syf.··
2026 25. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:57
Stoner “büyük adamdı…” Direk insana saldıran yazarları seviyorum. Yazarımız ikiye bölüyor insanı. Bir yarısı kendi cehennemini kendi yaratıyor. Diğer yarısı cenneti bu dünyada yaşamak istiyor. Böyle bir güç hem kendinin yok edicisi, hem de varoluşsal mücadelenin şampiyonu iki insan nasıl olabilir? Dinlemiyor “küçük adam” ve kendi için neyin doğru olduğunu anlamıyor. Cehaletin ve anlayışsızlığın girdabında kendi sonunu yaratıyor. Belki de cennet ve cehennem içimizde yarattığımız insanın iki yarısıdır.
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma
Reklam
Reklam