8 saat 53 dakika; şu stres bitince sadece uzun bir süre gözlerimi kapatıp rüzgârı hissetmek ve denizin sesini dinlemek, bir bahçede kahvemi içip kitaplarımdaki masalsı dünyaya geçiş yapmak istiyorum…
Erk Hayvanı Bulma Çalışmasına Dayalı (Korku dönüştürme)
Şamanizm’de Yılanın Anlamları 1. Koruyucu Ruh - Şamanın yardımcısıdır: Kötü ruhlara karşı şamanı korur. - Yolculuk rehberi: Gökyüzü ve yeraltı yolculuklarında şamana eşlik eder. 2. Dönüşüm ve Yenilenme - Deri değiştirme özelliği, ruhun eski yüklerinden arınıp yeniden doğmasını simgeler. - Bu yönüyle yılan, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi temsil eder. 3. Bilgelik ve Gizli Bilgi - Spiral hareketiyle evrenin enerjisini ve yaşam döngüsünü sembolize eder. - Yeraltı bilgeliğinin taşıyıcısıdır; şaman için gizli öğretilerin kapısını açar. 4. Çift Yönlü Doğa - Zehir: Ölüm ve korku sembolü. - Şifa: Aynı zamanda iyileştirici güç. - Bu çift yönlülük, yılanı hem korkutucu hem de kutsal kılar. Küçükken korkutulmuştum sahtesiyle sonrasında küçüğünden- büyüğünden, dirisinden- diri olmayan halinden korkmuştum. Rüya tabirlerininde de "düşman- korku- gölge" sayılırdı, özellikle rengi siyahsa ya da saldırası gelmişse. Çoğu zaman da beni yılan kovalardı, bana saldırmak isterdi: çoook uzun, kapkalın, simsiyah. Yüzünü ve o pullarını dahi net ve yakından görürdüm. Kaçardım. Sonra bir yerde "Korkuya neden olan da biziz: Yüklediğimiz anlam." tarzı bir şey okumuştum. "Cidden ya, yılan yerine kelebek gelseydi korkmazdım mesela. Veya civciv. Ayrıca madem yılan geliyor, adil bir savaş için benim de yılan olmam lazım. Eheehee sen şimdi naneyi yemedin mi? (:" moduna girmiştim. En son bir rüyamda kaçmak yerine siyaha karşı bembeyaz bir yılana dönüşüp onun kafasını koparmıştım: Rüyada olan ben artık yılandım cidden. Ve gören ben ise şok olmuş haldeydi. Ondan sonra bir daha kovalamaca olmadı. Ve bazen yerin katlarını toprak yerine yılandan gördüğüm olmuştu. Hiç boşluk yok, zemin ve altı canlı yılan kaynıyor. Ben üstlerine basarak hareket ediyordum. "Tövbe Yarabbi, tüm akrabalarımızın gerçek
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sen olmadan bu sokaktan kaçıncı geçişim, saymadım. İçtiğim günleri saydığım kadar bunu saymadım, sayamadım. Çünkü bu sokaktan bir defa yanımda sen geçtin. Ve ben her geçişimde o bir defaya çarpıyorum. Sert bir kayaya çarpar gibi. Ayağım takılıyor, sendeliyorum. Kaç defa bu sokaktan geçip sana çarpmam gerekiyor seni bana geri getirmek için, bilmiyorum. Matematiğim yetmedi buna. Sadece bekliyorum seni. Belki gelirsin diye. Belki bir gün aynı sokakta, ortak anılarımızın arasında karşılaşırız diye. Bir umutla yaşıyorum. O umut, yaşamama sebep oldu. Ama ben kendimden geçeli çok oldu. Sana anlattığım enerjiyi bulamıyorum artık. Yeni aldığım çorabı, pijamayı, gün içinde yaşadıklarımı, Eren'le başımdan geçenleri sana anlatamıyorum. Yine de sanki bir gün anlatacakmışım gibi fotoğraflar çekiyorum, günlük tutuyorum. Bugün de onlardan biri. Aslında sana anlatamayacağımı biliyorum. Her şeyin farkındayım. Gerçeklerle yüzleşiyorum. Ama gözümdeki perde hâlâ bütün gerçekleri örtmeye devam ediyor. Doksan gün geçti. Yirmi yedi günde sana alıştım ama doksan günde seni unutamadım. Unutmayı çok istedim. Yapamadım. Çünkü bana çok iyi gelmiştin. Hiç kimse yanımda yokken sen vardın. Belki sana anlatacak hikâyelerim olsun, sana anlatacak esprilerim olsun diye yaşıyorum. Hâlâ aktif hayatıma devam ediyorum. Bugün darbuka gösterim vardı, bisiklet sürdüm. Çok komikti. Bunu görmen lazımdı. O videoları birlikte izleyip kahkaha atmamız gerekiyordu. "Alper, bak başıma ne geldi" demem gerekiyordu. Ama anlatamıyorum işte. Ne zamana kadar sana günlük yazacağımı bilmiyorum. Ne zamana kadar senin olmadığın ama olmanı istediğim her anın fotoğrafını çekeceğimi de bilmiyorum. Ne zaman senden vazgeçeceğimi hiç bilmiyorum. Cahilim bu konuda. Gözlerin, gülüşün, bana bakışın beni cahilleştirdi. Ben hâlâ seni
Bir tane şarkı var onu hep arabada dinliyorum, dinlemek için gezmeye çıksam çok mu abartırım ya hshshsh
Deniz kenarında oturup dalgaların sesini dinlemek insanı yeniliyor ya denize kıyısı olmayan bir yerde yaşasaydımm
-Neler olmuş duydun mu? -Duymak istemiyorum.