Kimsenin birbirini dinlemek gibi tutarlı davranışları yokken kime anlatayım? Birileri beni dinlesin takıntımı uzun zaman önce yendim. Şikayetçi olmanın bir faydası yok.
Belki de uydurduğumu ya da kurguladığımı sandığım öykülerin birçoğu gerçekte yaşayıp da unutmuş olduğum şeyler. Ya da tam tersi... Belki de her şey büyük bir anımsama ânından başka bir şey değil. Bunu kim bilebilir ki?
Sayfa 28 - Can Yayınları, Haziran 2014 Basım·Kitabı okuyor
Bizler öğrenciyken bilgiyi temsil eden öğretmeni can kulağıyla dinlemek zorundaydık çünkü anlatılacak bilgiye başka türlü erişme şansımız yoktu. Günün öğrencileri ise en hızlı şekilde ve farklı kanallarla bilgiye ulaşabiliyorken haydi sınıfta durun, susun, beni dinleyin size bilgi vereceğim demenin hiçbir anlamı kalmıyor. Yine geçmişte sokaklarda saatlerce oyun oynayan bizler için sınıfta 40 dakika beklemek hiç sorun değilken, evden dışarı çıkmadığı için hareket edemeyen günümüz öğrencilerinin, sınıfta 40 dakika oturmalarını beklemek ve oturmadıklarında da onları suçlamak ne derece mantıklı?