Kimsenin birbirini dinlemek gibi tutarlı davranışları yokken kime anlatayım? Birileri beni dinlesin takıntımı uzun zaman önce yendim. Şikayetçi olmanın bir faydası yok.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
Belki de uydurduğumu ya da kurguladığımı sandığım öykülerin birçoğu gerçekte yaşayıp da unutmuş olduğum şeyler. Ya da tam tersi... Belki de her şey büyük bir anımsama ânından başka bir şey değil. Bunu kim bilebilir ki?
Sayfa 28 - Can Yayınları, Haziran 2014 Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
“Efsane de olsa, iyi bir hikâye dinlemek beni her zaman mutlu eder.”
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Alıntı
Bizler öğrenciyken bilgiyi temsil eden öğretmeni can kulağıyla dinlemek zorundaydık çünkü anlatılacak bilgiye başka türlü erişme şansımız yoktu. Günün öğrencileri ise en hızlı şekilde ve farklı kanallarla bilgiye ulaşabiliyorken haydi sınıfta durun, susun, beni dinleyin size bilgi vereceğim demenin hiçbir anlamı kalmıyor. Yine geçmişte sokaklarda saatlerce oyun oynayan bizler için sınıfta 40 dakika beklemek hiç sorun değilken, evden dışarı çıkmadığı için hareket edemeyen günümüz öğrencilerinin, sınıfta 40 dakika oturmalarını beklemek ve oturmadıklarında da onları suçlamak ne derece mantıklı?
Sayfa 17
Bir şey öğrendim. (Her şey olmuş bir hiç tarafından yazılmıştır.)
Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay. Başka yeteneklerimizi geliştirmiş, bazı teklifleri kabul etmeyi dilemek kolay. Daha çok çalışmış, sevmeyi daha iyi becermiş, paramızı daha iyi idare etmiş, daha popüler biri olmuş, o gruptan ayrılmamış, Avustralya'ya gitmiş, kahve teklifini reddetmemiş ve daha çok yoga yapmış olmayı dilemek çok kolay. Edinemediğimiz arkadaşlara, yapamadığımız işlere, evlenemediğimiz insanlara, yapamadığımız çocuklara özlem duymak an meselesi. Kendimizi başkalarının gözünden görmek ve olmamızı istedikleri binbir kişiye dönüşmüş olmayı dilemek için en ufak çaba gerekmiyor. Pişmanlık duymak ve sonsuza, zamanımız doluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay. Ama esas sorun yaşadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan, pişmanlığın ta kendisi. Olası hayatlarımızdan herhangi birinin buradan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor, evet, ama biz de yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız. Her yere gidip herkesle tanışamaz, istediğiniz her mesleği yapamayız tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları takmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkartmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları
Sayfa 272·Kitabı okudu
Bazı şeyleri hep anlatmak istiyoruz, karşımızdaki bakalım dinlemek istiyor mu diye hiç düşünmüyoruz!
Sayfa 164 - Ketebe Yayınları
Reklam
Reklam