|ERİC-EMMANUEL SCHMITT- MADAM PYLINSKA VE CHOPIN’IN SIRRI|
“Tek bir tavsiye: Düşünün.”
Minimalizmin ve dinginliğin, az sözle çok şey anlatmanın, içinde bir kelebek uçurmanın yazarı Schmitt.
Ne kadar zor olabilir ki?
Hissetmek, dokunmak, şarkı söylemek, bir enstrüman çalmak, aşık olmak… ne kadar zor olabilir ki?
“Doğuştan çelimsiz olan Chopin, nefes darlığı olan bir çocuktu ve genç yaşta vereme yakalandı. Yetişkin olduğunda boyu 1.70 cm; kilosu ise 50’nin altındaydı.”
Eric çok uzun zamandır evlerinde bulunan piyanolarını çalmaya karar verir ancak arzuları büyüktür. Chopin çalmalıdır. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın o ritmi yakalayamaz. Madam Pylinska’dan ders almaya başlar. Zor bir öğretmene çatmıştır.
Chopin çalmak için önce yaşamayı öğrenmelidir.
Frédéric Chopin’i çalmak isteyen genç bir müzisyenin geçmesi gereken yolları ona bu Madam gösterir. Ancak bu öğretmen yalnızca müziği öğretmez; aynı zamanda ona hayatın inceliklerini de anlatan bir rehber olur.
Burada müzik, tamamen gerçek bir uğraş olmaktan çok metaforik bir anlam taşır. Aslında anlatılan şey, yapmak istediğimiz herhangi bir işte başarılı olmanın yoludur.
Hani amiyane bir tabir vardır: “Bir işi aşkla yap.”
İşte bu romanda, Madam Pylinska öğrencisine tam olarak bunu öğretir: Bir şeyde başarılı olmak istiyorsan önce onu hissetmelisin.
Parmaklarında, gözlerinde, hatta ruhunda. Sonra onu yaşamalısın.
Sonra dünyayı algılamaya başlamalısın. Çiçek koklamalı, dalgaların sesini dinlemeli, hayatın küçük ayrıntılarını fark etmelisin.
Çünkü sanat da başarı da, ancak hayatı hissedebilen insanın elinde anlam kazanır.
Kitapta benim için en etkileyici noktalardan biri ise şu düşünceydi:
İnsan, bir yerde aşık olmaya başlamalıdır. Yanındaki insanın, sevdiğin kişinin gözlerinin içine bakabilmeli; duyguyu, bağlılığı ve