Çizgi romanlar da açıklama ister, önsöz ister, inceleme ister
Martin Mystere - Sayı 217 - Dört Boyutlu Fidye "Fantazmagori" (Mystère'in Gizemleri) köşesi, serinin yaratıcısı Alfredo Castelli tarafından her sayının arkasına eklenen özel bir entelektüel/kültürel genel kültür bölümüdür. Bu bölümün hazırlanmasındaki temel amaçlar şunlardır: 1. Maceralardaki Gerçek ve Kurgu Sınırını Netleştirmek: Martin Mystère maceraları doğası gereği mitoloji, dinler tarihi, arkeoloji, gizemli bilimler, komplo teorileri ve ezoterizmle iç içedir. Okuyucunun kafasında *"Hikayede anlatılan bu efsane, tarihsel kişilik ya da bilimsel veri gerçek mi, yoksa tamamen kurgu mu?"* sorusu uyanır. Fantazmagori köşesi, macerada adı geçen konuların ve kavramların tarihsel dokümantasyonunu, kaynaklarını ve bilimsel gerçekliğini okuyucuya sunar. 2. Kültürel ve Felsefi Derinlik Kazandırmak: Görsellerdeki örnekte de görüldüğü üzere (yaşlılık kavramının etimolojisi, kutsal kitaplardaki kronolojiler, asırlık insanların tarihsel kayıtları, Faust efsanesinin gerçek kökeni vb.), sadece basit bir çizgi roman okuma deneyiminin ötesine geçerek okuyucuya felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısı kazandırmayı hedefler. 3. Okuyucuyla Entelektüel Bir Bağ Kurmak: Alfredo Castelli, bu köşeyi adeta okuyucuyla sohbet ettiği kişisel bir kürsü olarak kullanır. Kendi düştüğü kavramsal yanılgıları (örneğin "yaşlı" yerine "yaşça büyük" kelimesini kullanarak siyasi doğruculuk tuzağına düşmesi gibi) samimi bir dille paylaşır. Bu durum, Martin Mystère'i sadece bir macera çizgi romanı olmaktan çıkarıp "akıllıca kurgulanmış bir kültür dergisi" formuna ulaştırır. Bir önceki sayı olan Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a Dönüş devamı olan bu sayının okunurluguna bir katkı sunması açısından bu bölümü burada paylaşmayı uygun gördüm. # YAŞLILARA YOL AÇIN: ZAMANIN,
Hayata Dair
İnsan Kendini Nasıl Kurtarır?
Aristoteles: "Ölçülü davranarak; dengede kalarak." Diogenes: "Başkaldırarak; sürüden ayrılıp isyan ederek." Schopenhauer: "Bu dünyadan hiçbir şey beklemeyerek." Nietzsche: "İnsan olma sınırlarını aşarak; kendini yeniden doğurarak." Cioran: "Umut denilen o zehirli prangadan tamamen özgürleşerek." Camus: "Hayatı bir amaç uğruna değil, saçmalığına rağmen sadece yaşamak için yaşayarak." Ve soru sana uzanıyor: İnsan kendini nasıl kurtarır? Bana sorarsan;İnsan kendini ne dünyadan kaçarak ne de ona teslim olarak kurtarır. Ölçüyü bulacak kadar bilge, yanlışa başkaldıracak kadar cesur, beklentilerinden vazgeçecek kadar özgür, kendini aşacak kadar güçlü, umut olmadan da ayakta durabilecek kadar gerçekçi ve hayatın anlamsızlığına rağmen yaşamayı sürdürecek kadar inatçı olduğunda kurtarır. Çünkü kurtuluş; dünyayı değiştirmekte değil, dünyanın seni neye dönüştüreceğine karar vermesine izin vermemektedir. İnsan, kendisiyle hesaplaşmayı bitirdiği gün değil; o hesaplaşmayı göze aldığı gün kendini kurtarmaya başlar.
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan Kendini Nasıl Kurtarır?
Aristoteles: "Ölçülü davranarak; dengede kalarak." Diogenes: "Başkaldırarak; sürüden ayrılıp isyan ederek." Schopenhauer: "Bu dünyadan hiçbir şey beklemeyerek." Nietzsche: "İnsan olma sınırlarını aşarak; kendini yeniden doğurarak." Cioran: "Umut denilen o zehirli prangadan tamamen özgürleşerek." Camus: "Hayatı bir amaç uğruna değil, saçmalığına rağmen sadece yaşamak için yaşayarak." Ve soru sana uzanıyor: İnsan kendini nasıl kurtarır? Bana sorarsan; insan kendini ancak kendi inşa ettiği hapishanenin anahtarını keşfederek kurtarır.
Felsefe
İnsan kendini nasıl kurtarabilir? - Aristoteles: Ölçülü olmakla - Diogenes: İsyan etmekle - Schopenhauer: Bu dünyadan hiçbir şey beklememekle - Nietzsche: İnsanı aşmakla - Cioran: Umut’tan yoksun olmakla - Camus: Hayatı bir amaç değil, bir saçmalık olarak yaşamakla Ve soru sana yöneltiliyor: İnsan kendini nasıl kurtarabilir?
Heykellerden daha ruhsuz insanlarla karşılaşacaksınız..
Diogenes bir heykelden para dilenir. Nedeni sorulunca, "reddedilmeye alışmak için", der.
Felsefe