''Fransız Devrimi'nin ilk aşamasında halkın küçük bir sorunu vardı. Halkın egemenliği kabul edilmişti ama bunun anlamı sadece vekilleri seçme hakkına sahip olmaktı.
Aşırı derecede cahil olan ve orta sınıf gibi sosyal ölçekte yükselme umudu olmayan, hiçbir şekilde kendisini asillerle eşit hissetmeyen ve ayrıca onlara eşit olmayı arzulamayan bir halkın görüşleri ve ilgi alanları toplumun üst sınıflarının görüşleri ve ilgi alanlarından oldukça farklıdır.''
Aslından çevrilmiş kitapları okurken çeviren yazarın çok önemli olduğuna inanırım. Çünkü çevrilen eser artık aslı değildir, yepyeni bir eserdir çevrilen dile. Bu edimi bana kazandıran 1984 romanını çeviren Celal Üster. Romanın içeriğine ve diline olan hakimiyetinin dışında yazmak istediğim roman hakkında aşağıda yazacağım değerlendirmesi olacak:
''Çiftdüşün'' İşlemi
Orwell'ın betimlediği dünyada, gerçeğin denetim altında tutulabilmesi için, bellekten ve geçmişten yoksun bir toplumun yaratılması büyük önem taşır. İktidarı ellerinde tutanlar, kitlelere sürekli hükmedebilmek için, Eskisöylem'de ''gerçeklik denetimi'', Yenisöylem'de ''çiftdüşün'' denen bir işlem geliştirmişlerdir:
''...Hem bilmek hem de bilmemek, bir yandan ustaca uydurulmuş yalanlar söylerken bir yandan da tüm gerçeğin ayırdında olmak, çeliştiklerini bilerek ve her ikisine de inanarak birbirini çürüten iki görüşü aynı anda savunmak, mantığa karşı mantığı kullanmak, ahlaka sahip çıktığını söylerken ahlakı yadsımak, hem demokrasinin olanaksızlığına hem de Parti'nin demokrasinin koruyucusu olduğuna inanmak; unutulması gerekeni unutmak, gerekli olur olmaz yeniden anımsamak, sonra birden yeniden unutuvermek; en önemlisi de, aynı işlemi işlemin kendisine de uygulamak...''
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
"Mutlak gerçeklik olarak düşünülmesi sebebiyle inanç, hoşgörüsüzlüktür. Bu, reform ve Fransız Devrimi gibi önemli dini ve siyasi devrimlerde gördüğümüz zulmü, nefreti ve şiddeti açıklar.