9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:49
Dönemi anlama noktasında kitabı çok beğendim. Özellikle dip notları harika hazırlanmış. Bir Türk Ailesinin Öyküsü-İrfan Orga’nın kitabını okuduğumda, Cumhuriyet dönemine geçişte, kültürel olarak İslam’a bağlı olan bir ailenin dönüşüm sürecini görmüştüm. Kültürel olarak değil, inanç olarak İslam’ı kabul etmiş bir ailenin geçiş döneminide okumak istiyordum. 9 yıl sonra bu kitapla gerçekleştirmiş oldum. Toplumun bir kısmı yeni sisteme hazır iken, diğer kısmı yeni sistem altında zorbalanmışın kanıtı bu anılar.
Dindar Bir Doktor HanımAyşe Hümeyra Ökten · Timaş Yayınları · 20251,736 okunma
9/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Merhabalar,kitabı iki kısımda inceleyeceğim ilk yarı ve ikinci yarı şeklinde. !!!!!DİKKAT SPOİLER İÇERİR!!!!! lütfen ona göre okuyun. içerik hakkında baya bilgi içeriyor!!! Martı 1.yarı kitapla ilgili dikkatimi en çok çeken şey sıkışmışlık içerisinde olmasıydı. Herkesin kendince sorunları ve bunalımları vardı. Bu açıdan asıl sinirlendiğim nokta hiç kimsenin birbiriyle gerçekten iletişim kurmaya çalışmaması, çözmeye de çalışmaması. bana ciddi bir iletişimsizlik söz konusu olduğunu düşündürdü. Kitabın en başındaki Medvedenko ve Maşa'nın konuşmasından örnek verecek olursam: Medvedenko geçimden, yaşam şartlarından, daha çok maddiyat ağırlıklı şeylerden bahsediyorken Maşa ise "hayatımın yasını tutuyorum, mutsuzum" diyor. Aslında iki taraf da haklı ama iki taraf da bambaşka tellerden çalıyordu. Ayrıca konuşmak için konuşan, konuşmalarda sadece kendi kısmını bekleyen kişiler gibi geldiler. Yüzeysel karakterlere sahipmişler duygusunu hissettim. ​Treplev karakterini başta sevmiş gibiydim fakat ilerledikçe düşünce olarak uyuşmadığım bir karakter olduğuna karar verdim gibi. Başta eski olanı bırakıp yeniye yönelmesini oldukça atılgan ve cesur bir hareket olarak görürken son kısımlarda (Nina'yla Martı konuşmasında) bunu aslında kendisini, annesine ispat etme -sevgi- için bir araç gibi kullandığını düşünmeye başladım. Kendi çıkarları için yapıyor gibi bir his baskın hale geldi. Bu noktada onun samimi olup olmadığına karar veremedim. Arkadina'ya ise başta oldukça gıcık kaptım. Kendi bildiğini yapan ve okuyan baskın bir karakter vibe'ını verdi. Kendine güvenmesi ve daima mükemmele oynaması bir seviyeye kadar güzel gelirken o seviyeden sonrasında da kendi egosunun esiri haline düşmüş gibiydi. Onun da arka planda bir şeylerin bunalımında olduğu hissedilmekteydi. Son olarak 40-46.
Duygu ve Düşünce
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
Reklam
8/10
·552 syf.··
2023 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2023 00:00
dune serisinin üçüncü kitabı olan dune çocukları, paul muad'dip ile chani'nin çocukları olan ikizlerin etrafında gelişmektedir. paulün çöle gitmesi sonrasında, imparatorluk yönetimi kız kardeşine emanet edilmiştir. bu sürede 9 yıl geçmiş ve dune artık bir çöl gezeğeni olmaktan çıkmak üzeredir. yağmurlar yağmaya başlamış, insanlar su kaygısından kurtulma eşiğine gelmiştir. ancak suyun sıkıntısı bitmesine karşın, halka özgürlük gelmemiş, daha baskıcı bir rejim dinle birleşmiştir. yönetime karşı gelmek, dine karşı gelmekle bir tutulmaktadır. 2. kitabın daha yönetimsel olduğunu düşüncesindeydim aslında ama bu kitap tam olarak bir imparatorluğun çöküşü nasıl olur kısmını ele almıştı. yozlaşmalar, çıkar hesaplaşmaları, alia'nın zapt edilmesi hepsi birer örnek aslında. kitabın bu noktada siyaseti çok iyi gözlediğini düşünüyorum. faradın'ın eğitimi esnasında benne gesserit bilinç düzeyine erişsek keşke bir noktada diye düşünmeden edemedim. gerçi, çokta tehlikeli olabilir tabi durum. neyse kitaba geri dönelim, ilk iki kitap kadar sürükleyici idi, vaizin ekibe katılmış olması, 2. letonun evrimsel süreci kesinlikle okumaya değer kılıyor. en çok üzüldüğüm kişi ise bu kitapta duncan ıdaho oldu. koca bir deniz gibi seri, bir sonraki kitapta görüşmek üzere.
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma
8/10
·314 syf.··
2024 6. kitabı
serinin ikinci kitabıdır. üst not: kitabın künyesi yukarda olduğu için benim kendi görüşlerim ve azıcıkta spoilerli bir tanım olacak. hala okumayan/izlemeyen varsa tanımı okumaya devam etmese iyi olur. bence bu kitap harry'nin dumbledore ile gerçek anlamda ilk temas edişi. ilk kez bilgi alıyor ondan. Dobby ile tanışıyoruz. ilerde canım dobby harry'e çok yardım edecek. karanlık sanatlara karşı savunma dersi hocalarının hep fiyasko olduğunu iyice beynimize kazıyorlar. karanlık sanatlara karşı savunma dersi, bir nevi kötü büyücü amblemi gibi. ondan pek kimse talip değil. tabii snape dışında. felsefe taşında serideki karakterleri görmüş, iyi tarafta olan kişilerin detaylarını öğrenmiştik. bunda ise, voldemort kimdir? onu görüyoruz. çok akıllı biri olduğunu, manipülasyon yeteneğinin ne denli güçlü olduğunu, ginnyi kontrol altına almasından anlıyoruz. çocukluğunu, hogwarts yıllarından ufak detayları görüyoruz. bu okuyuşumda dikkatimi çeken bir bilgi oldu ki oda, dumbledore aslında harrye onun içinde bir ruh parçası olduğunu daha bu kitapta söylemiş. tomla benzerlik yada çataldil konuşma yeteneğinin sebebini sorarken üstelik. ilk hortkuluğun olduğu kitapta tabii böylesi bir bilgiyi vermesi çok doğaldı ama, daha tüm detayları bilmezken okuduğum için sadece yetenek ve güç aktarımı olarak yorumlamıştım bu kısmı. dip not: bu kitabı okurken en çok yetişkinlerin neden bu kadar olay dışı ve beceriksiz kaldığını sorguladım durdum. 12 yaşındaki çocuğa böyle şeyler yaptırılır mı hiç dedim ama, e çocuktan al haberi modundalar biraz. ondan bir şey diyemiyorum. bu dipnotu göz ardı ederseniz keyifle okunur.
Harry Potter ve Sırlar OdasıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201949bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 00:00
Dip, kısa olmakla övünen, bunu da hak eden bir kitap. Sadece 80 sayfa. Seth Godin bu kitapta, herkese sürekli mücadele etmeyi öğütleyen klişe motivasyon söylemlerinin tersine gidiyor ve oldukça kışkırtıcı bir fikir ortaya atıyor: "Bazı durumlarda vazgeçmek, devam etmekten daha akıllıcadır." Kitabın merkezinde "Dip" kavramı bulunuyor. Godin'e göre başarıya giden hemen her yolda, insanların çoğunu pes ettiren zor bir aşama vardır. İşte bu aşamaya "Dip" demiş. Bildiğimiz dip. Eğer bulunduğunuz zorluk geçici ve sonunda sizi rakiplerinizden ayıracak bir eşikse devam etmelisiniz. Ancak bazı uğraşlar çıkmaz sokaktır, ne kadar emek verirseniz verin anlamlı bir sonuç üretmeyecektir. Böyle durumlarda inat etmek yerine, yön değiştirmek daha mantıklıdır diyor. Kitap, okura yaptığı işle ilgili olarak, "Gerçekten doğru hedef için mi mücadele ediyorum?", "Bu zorluk geçici mi yoksa kalıcı mı?", "Başarısız olmaktan korktuğum için mi devam ediyorum?" gibi sorular sorduruyor. Yazara göre, vazgeçmek her zaman bir yenilgi değil, bazen stratejik bir karardır. Kitabı bitirdiğinizde motivasyonunuzun artmasından çok, enerjinizi nereye harcamanız gerektiğini daha açık sorgulamaya başlıyorsunuz.
DipSeth Godin · Profil Yayıncılık · 2020843 okunma
6/10
·272 syf.··
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 00:00
lk bölümlerde sıradan bir sokak diliyle tanışıyoruz onunla… Hayatın en dip noktalarında, kimsenin görmediği bir köşede var olma mücadelesi veren bir kadın gibi. Ama sayfalar ilerledikçe anlıyoruz ki, Cevriye sıradan değil; o, karanlığın içinden parlayan bir ışık. Toplumun dışladığı bir bedenin içinde, bütün saflığıyla atan bir kalp var onda. Aşkı için verdiği mücadele, her şeye rağmen hayatta kalma çabası… Bir insanın değerinin, toplumun ona biçtiği etiketlerden ibaret olmadığını yüzümüze çarpıyor. Son sayfayı kapattığınızda, çöküntüyle birlikte şu düşünce de çöküyor üstünüze: Bazen en çok parlayanlar, en karanlık sokaklardan geçer.
Fosforlu CevriyeSuat Derviş · İthaki Yayınları · 20212,639 okunma
Reklam
Reklam