1936- 1939 Büyük Arap İsyanı, Filistin- İsrail tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. 1.Dünya Savaşında sonra kurulan Arap ülkelerinde İngiliz ve Fransız sömürgeciliğine karşı birçok İsyan çıkar. Filistin'deki bu isyan, en uzun ve bastırılması en zorlu isyanlardan biridir. İlk intifadanın, yani Filistinlilerin topyekün isyanının patlak verme tarihi literatüre 1987 Aralık olarak geçmiştir. Ancak 1936--1939 isyanı gerçek manada bir intifada hüviyetine sahiptir.
GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
1936- 1939 Büyük Arap İsyanı, Filistin- İsrail tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. 1.Dünya Savaşında sonra kurulan Arap ülkelerinde İngiliz ve Fransız sömürgeciliğine karşı birçok İsyan çıkar. Filistin'deki bu isyan, en uzun ve bastırılması en zorlu isyanlardan biridir. İlk intifadanın, yani Filistinlilerin topyekün isyanının patlak verme tarihi literatüre 1987 Aralık olarak geçmiştir. Ancak 1936--1939 isyanı gerçek manada bir intifada hüviyetine sahiptir.
GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
Isyanı tetikleyen birçok sebep vardır: Filistin halkının ;(1) Yahudilerin göçleri ve toprak alımlarına, (2)İngilizlerin sömürgeci politikalarına, (3) efendilik taslayan Yahudi göçmenlerce aşağılanmaya, (4) göçlerle birlikte taşınan Avrupalı fikirlerin ve hayat tarzlarının yol açtığı kültürel ve ahlaki erozyona, (5) geleneksel Filistin liderliğine, onların İngilizler ile siyonistler karşısındaki acziyetine ve halkın sorunlarını çözmekle ilgilenmemesine karşı alttan alta bir tepki ve öfke birikmesi söz konusudur. Şeyh İzzettin El Kassam ile arkadaşlarının mücadelesi ve 1935'te isyana hazırlanırken ingilizlerce şehit edilmeleri, bir dönüm noktası ve 1936 isyanına ilham kaynağı olur. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
İsyan neden 1936'da patlar? 1929'da ABD'de başlayıp kısa sürede dünyayı saran büyük buhran ( 20 yüzyılın en büyük ekonomik krizidir). Filistin ekonomisini de boğaza sokar. 1928'de ABD ve Kanada'nın artan Yahudi göçüne karşı koyduğu kota, Hitler’in Alman yahudilerine uyguladığı baskılarla birleşince , 1930'larda Almanya ve Avrupa'da Filistin'e göçler bir anda ikiye katlanır. Öyle ki 1931'de 174.000 olan yahudi nüfus 1936'da 382 bine yükselir; yani sadece 5 yıl içinde manda topraklarındaki yahudi oranı; yüzde 19'dan %28'e çıkar. Kaynakları sınırlı olan Filistin, böylesine hızlı bir nüfus artışını kaldırabilecek durumda değildir. 1935'te yahudilerin elindeki toprak parçası, yüzde beşi kadardır; ama problem, bu toprakları etkili dikili alanların %10'unu teşkil etmektedir. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
Siyonist istilanın ve toprak alımının en büyük mağduru köylülerdir. 1930'larda Siyonistlerin hedefi, sadece’ toprakların fethi’ değil, bir de ‘iş gücünün fethi’dir. Dolayısıyla çalıştıkları topraklardan çıkartılan ve işsiz kalan on binlerce Filistinli çiftçi, şehirlerin varoşlarına göç etmek zorunda kalır; kimi sokaklarda yatar, kimin petrol varilleri ile yapılan evlerde sefalete sürüklenir. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)