10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 13:39
#JackLondon romanlarında çoğunlukla hayatta kalma mücadelelerini anlatan ve eserleri en çok çevrilen Amerikalı roman ve öykü yazarıdır. Dünyada ticari yönden yazarlıktan yüksek gelir elde edebilen yazarlarından da başında gelmesi ile dikkat çeken yazar, Martin Eden, Vahşetin Çağrısı, Demir Ökçe ve Beyaz Diş romanları ile de hafızalarda yer etmiştir. Konserve fabrikasında işçi, gemilerde denizci olarak çalışan London Alaska'da altın araştırmasına katıldıktan sonra geçimini yazarlıktan sağlamaya karar verdi. Zamanının en yüksek ücretli yazarı oldu ama yaşadığı aksilikler yüzünden parasız kaldı. #Goliah bilimkurgu öyküleri London'ın gelişen teknoloji ve bilimden etkilenerek geleceğe dair umutların kaybolduğu bir distopya, mükemmel bir yaşam standartları sunan bir ütopya ve bilimin sınırlarını zorlayan karakterler ile süslediği öykülerini içermektedir. Hayaletlere Kim İnanır! Anlatılan hayalet hikayesinin iki karakter üzerindeki etkisini, Bin Kez Ölüm, babasının denek olarak kullandığı ve defalarca tekrar diriltilen gencin kendi sınırlarını tanımasını, Binbaşı Rathbone'u Gençleştirmek, Gençlik iksiri ile hayata yeniden ve durdurulamaz bir güçle başlayan binbaşının aşk ile durulmasını, Ölene Değin; Ölüm aniden gelse bile verilen sözün geçerliliğini, Pliyosen Kalıntısı; tarih öncesinden kalma bir canlı ile karşılaşan adamın doğa ile olan mücadelesini, Gölge ve Işık; birbiri ile yarışan iki bilim insanın görünmezliği inat uğruna buldukları iki farklı şekilde bulmaları ve hazin sonlarını, Tüm Dünyanın Düşmanı, asılsız bir haberle mahvolan bir hayat ve intikamını, İlginç Bir Hikaye; Kopan bir kol ve haklarını arayan siyahi köleleri, Goliah; insanları hapis oldukları ve kendi oluşturdukları sınıfsal eşitsizlik oluşturan sistemden kurtaran dehayı, Eşi Benzeri Olmayan İstila;
Goliah: Bilimkurgu ÖyküleriJack London · Fihrist Kitap · 202519 okunma
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2025 350. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 00:00
"LAZARUS" "Ölümle ilgili kafamdan küçüklüğümden beri çıkmayan bir olgu vardı. Ölümü, kocaman siyah bir örümcek olarak düşünüyordum. Ve insanın öldüğü zaman bur örümcek tarafından yenildiğini..." Bazı hikâyeler vardır… Okuduğunuz anda durursunuz. Bir şey ciğerinizi sıkıştırır. Ve fark edersiniz: Bu yalnızca bir karakterin değil, belki de sizin hikâyenizdir. Doğacan Silivri'nin kaleminden dökülen bu çarpıcı anlatı, sadece ölümle yüzleşen bir adamın değil, içsel cehenneminden geçip yeniden doğmaya çalışan herkesin yankısını taşıyor. Ve hikâyenin tam merkezinde yankılanan o soru: “Sevdiklerimiz için her şeyi yapmayacaksak yaşamanın ne anlamı var ki?” Lazarus, kökeni İbraniceye dayanan, Yeni Ahit’te İsa tarafından ölümden diriltilen Beytanyalı Lazarus’un hikâyesine atıfta bulunan güçlü bir kelime. Bu nedenle günümüzde bu isim, sadece bir dirilişi değil; aynı zamanda büyük bir felaketten etkileyici biçimde kurtulmayı, yeniden doğmayı temsil eder. Yazar, bu güçlü metaforu alıp kendi kurgusal evreninde çarpıcı bir karakter üzerinden, bağımlılık, ölüm ve yaşam temalarını iç içe geçirerek bizlerin kalbine işliyor. "Lazarus", yalnızca bir ölüm-kalım hikâyesi değil, insanın kendini yeniden inşa edişinin romanı. Derviş Dertlioğlu, toplumun kıyısında sıkışmış, uyuşturucu ve alkol bataklığına saplanmış, ne kendine ne hayata inancı kalmış bir adam. Bir gün iş yerinde yaşanan olay sonucu alnının ortasından vurularak ölür. Ama ölüm onun için bir son değil, bir dönüm noktası olur. Çocukluk kâbusu olan dev bir siyah örümcek, karşısına çıkar ve ona ikinci bir yaşam hakkı tanır. Ancak bu sefer hayat, onun için kefareti ödenmesi gereken bir borç gibidir. Derviş’in hikâyesi, içsel şeytanlarıyla yüzleşme, geçmişin yaralarını sarmaya çalışma ve sevdiklerinin uğruna yeniden insan olmaya
Edebiyat
LazarusDoğacan Silivri · Luna Yayınları · 20248 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aklın ışıklı yolunu takip edelim abi
9/10
·352 syf.··
2025 94. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 12:41
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Dirilen İskelet adlı eseri, yazarın yine her zamanki gibi mizah, hiciv ve toplumsal eleştiriye olan ustalığını bir kez daha gözler önüne seren mizahi ve düşündürücü bir romanıdır. Kitap dönemin ahlaki değerlerini, batıl inançlarını, bilimle çatışan halk anlayışını ve modernleşme sürecinde yaşanan çelişkilerini esprili bir dille işliyor. Romanda, bilimsel bir deney sonucu mezardan “diriltilen” bir iskeletin hikâyesi anlatılır. Elbette bu olay gerçek anlamda bir "diriliş" değil, toplumun bu olayı nasıl algıladığı ve ne tür paniklere, söylentilere neden olduğu üzerine kuruludur. Yazar bu absürt kurguyu kullanarak halkın hurafelere olan eğilimini, bilime olan güvensizliğini ve medyanın bu gibi olayları nasıl köpürttüğünü hicveder. Çok farklı olaylar silsilesiyle başlayıp, daha sonra bundan çok daha alakasız geliştiği için sonlara doğru sıkıldım ve biraz bitirmekte zorlandığımı söyleyebilirim. Diğer üç genç ve karakterler bir anda sahneden çekildi ve olay bambaşka bir yere doğru evrildi resmen. Kitapta, akılcı düşünce ile batıl inançlar arasındaki gerilim çok başarılı şekilde gösterilmii, özellikle Doktor Ferhat karakteri aklın ve bilimin vücut bulmuş hali gibidir. Baş karakter olan Tayfur aklın ışıklı yolunu takip etmediği için başına gelmeyen kalmadı.:) Şaka bir yana Hüseyin Rahmi burada halkın cehaletini değil, cehaletin beslenmesini sağlayan sosyal yapıyı hedef alıyor. Dirilen İskelet kara mizahın en güzel örneklerinden biri olmuş. Saçma gibi görünen olaylar aslında toplumun kendi saçmalıklarını ayna gibi yansıtır. Her kitabında mutlaka kadın-erkek ilişkilerinden aile yapısına, toplım yozlaşmasından bilimsel düşüncenin toplumsal karşılık bulamayışına kadar pek çok konuda ince taşlamalara yer verir Gürpınar. Kitabın üslubu tipik Hüseyin
Dirilen İskeletHüseyin Rahmi Gürpınar · Ketebe Yayınları · 2021345 okunma
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 15:27
Üçüncü kitaptan tam 3500 yıl sonraya gidiyoruz. İlk üç kitaptaki karakterlerden seri boyunca ölüp ölüp diriltilen Idaho’yu saymazsak sadece Tanrı İmparator II. Leto kalmış geriye. Ancak ilk üç kitaptaki karakterlerin isimleri bazı yerlere verilerek yaşatılmış Dune gezegeninde. (Kynes Denizi, Idaho Nehri gibi) Gezegen artık çöl değildir. Aksine yemyeşil, sulak bir yer haline gelmiştir. İnsanların yaşam tarzları da haliyle oldukça değişmiştir. Kendilerine Fremen diyenler bile Fremen gibi yaşamamaktadır. Bu kitapta bir taraftan Tanrı İmparator II. Leto’nun Arrakees’teki yönetim biçimini görürken diğer taraftan Tleilax ve Ix gezegenine mensup kişiler ve kendi gezegenindeki bazı kişilerle mücadelelerine şahit oluyoruz. Biraz durağan bir kitap olduğunu, daha çok diyaloglar üzerinden ilerlediğini, son kısımlarının ise güzel ve etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Ben bu kitaptaki Nayla karakterine acıdım biraz. Önce İmparator’un emrinden çıkmamak için görev bilinciyle kötü bir olaya sebep oldu sonra da bu olayın arkasından hemen harcandı. Yazık oldu yani kendisine. İlk dört kitap sıralamam : 1>3>4>2
Edebiyat
Dune Tanrı İmparatoruFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20214,149 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2023 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 10:43
Derler ki uzun zaman önce bir cadı yaşarmış bu ormanda.. ... spoiler içerir ... Kitapta cadı Angroboda , nasıl ve neden olduğunu hatırlamadığı bir şekilde cadıların, kurtların, devlerin olduğu doğduğu ve hükmettiği yer olan Demirkoru'yu terk etmiş ve Tanrı Odin in eline düşmüştü. Kadim bilgileri ve geleceği görmek için cadıyı kullanarak seid yapmış ve cadıyı üç kez yaktı..ama cadı Angroboda ölmedi ve yüreğini orda bırakarak bir ormana kaçıp orda yaşamaya başladı. Ve orada Skadi ile tanıştı cadı iksir yapıyordu o da ona yiyecek giyecek ve evi için eşyalar bu durum aylarca böyle sürüp gitti.Ve Odin in kardeşi Loki cadının yüreğini ona geri getirdi ve zamanla aralarında aşk başladı.Bu aşkın meyveleri ise ölüp tekrar diriltilen bacakları cansız kızları Hel , bir kurt oğulları Fenrir ve bir jormungundr ismini verdikleri yılan oğulları oldu. Angroboda çocuklarının da içinde olduğu onların öldüğü tanrılarla devlerin savaşıp Aesir in ( Tanrıların ülkesi) yok olduğu görüler görüyordu ve her şey tam da gördüğü gibi gerçekleşecekti. Bu arada cadımızın ölümsüz olup olmadığı belli değil son canını kızı için de kullanmış olabilir ya da hâlâ yaşıyor da olabilir bu kitapta net değil.Devamı artık kitapta olsun.. İlk sayfalarda kitaba bağlanmam biraz uzun sürdü sanırım çeviriyi beğenmedim ama sonra hikâye beni içine çekti. Genel olarak sevdiğim bir kitap oldu. İlk mitoloji kitabım "Ben Kirke" yi de çok severek okumuştum. Cadının yüreği de okuduğum ikinci mitoloji kitabı oldu ( İskandinav mitolojisi) . Keyifli okumalar dilerim sevgili 1k ailem
Cadının YüreğiGenevieve Gornichec · İthaki Yayınları · 20223,143 okunma
10/10
·1026 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
‘’Dünya değişiyor. Bunu suda hissediyorum. Toprakta hissediyorum. Kokusunu alıyorum. Eskilerden pek bir şey kalmadı zira hatırlayanlardan yaşayan yok artık.” ‘’Yüzük Kardeşliği’’ filmi Galadriel’in üstte belirttiğim bu repliğiyle başlıyor. Her söylenen laftan sonra o lafın elfçesi arkada yankılanır ve ilk andan itibaren sözlerdeki büyüleyiciliğe kapılırsınız. Bunun en büyük payı Tolkien’nin olsa da kitabı okurken Peter Jackson’un da ne kadar büyük bir iş başardığını görmüş oluyoruz. Tolkien’in yarattığı dünyayı ne kadar iyi bildiğini işini nasıl önemsediğini hissediyorsunuz. Uyarlama senaryo olarak mükemmel bir iş başarmış gerçekten. Son film uyarlamasının 11 dalda Oscar ödülü alan tarihteki üç filmden biri olduğu düşünüldüğünde de hakkı fazlasıyla verilmiş bir yönetmen olarak sinema tarihine geçmiştir. Her şey güç yüzüklerinin yapılmasıyla başladı. Üç yüzük, varlıkların en zarifi olan elflere, yedisi mahir madenci olan cücelere ve dokuz yüzük varlıklar arasında güce en düşkün olan insan ırkına verilmişti. Fakat hepsi kandırıldı. Gizlice dövmüştü Karanlıklar Efendisi Sauron, hükmeden yüzüğü, diğerlerine hükmedebilmek için…’’ Genel olarak kitap iki ana konuya odaklanıyor. Birincisi yüzük taşıyıcısı Frodo’nun Mordor’a yolculuğu, ikincisi ise elflerin Orta Dünya’daki gücünün zayıflaması ve insanların yükselişiyle Gondor’un varisi Aragorn’un tahta geçişi. Tolkien’in bizlere en çok sezdirdiği bir başka durum ise Sanayi Devrimi’yle beraber doğanın çölleştirilmesi ve insani duyguların ortadan kalkması gibi konular oluyor. Tolkien, çocuklarına yatmadan önce masallar uydururken Hobbit diye bir varlık ortaya çıkarmıştır. Ardından bu anlattığı masalı kitaplaştırmış ‘’Hobbit’’ ismiyle yayınlamıştır. Bu kitap çok sevilince yayıncı bunun devamı için ısrar etmiş. Tolkien bunun
Fantastik Edebiyat
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma