Kafanın İÇinde Ne Var!
Aklını kullanabilen insanların bulunduğu bir dünyada, aklın yalnızca görsel kısmına takılı kalıp geçici hevesleri karakter zannedenler var. Duygularını ilke sanan, fikir yerine imaj üreten, kendini “iyi insan” etiketiyle pazarlayan sözde kusursuz insanlar… Oysa sapyoseksüel bir insanın dikkatini çeken şey; yüz hatlarının simetrisi değil, düşüncelerinin derinliğidir. Çünkü dış görünüş zamanla değişir, ezberlenmiş cümleler tükenir, roller düşer. Geriye yalnızca o kafanın içindekiler kalır. (A.ka)
Duygu ve Düşünce
Kalbinizi iyi şeyler yapmaya adayın. Bunu defalarca tekrar edin, mutlulukla dolacaksınız. Yani mutluluk, dışarıdan gelen bir ödül değil; insanın tekrar tekrar yaptığı iyi niyetli seçimlerin sonucudur.Bir kez iyi olmak değil; iyiliği alışkanlık hâline getirmek... Affetmek, yardım etmek, güzel düşünmek, şükretmek, kırıcıolmamaya çalışmak gibi davranışları sürekli tekrar ettikçe kalbin de buna göre şekillenir. ●Mutluluğun yolu yoktur; mutluluk bir yoldur. Yani "Şunu elde edersem mutlu olacağım" diye geleceği beklemek yerine, mutluluk için bugünkü hayatın içinde, davranışlarınla, bakış açınla ve seçimlerinle çabalamaktır. İnsan her zaman mutlu olmak zorunda değildir. Acı, hüzün ve yorgunluk da insan olmanın parçasıdır. Belki asıl mesaj, zor zamanlarda bile kalbin yönünü iyiliğe çevirmeye devam etmek olabilir. Çünkü insanın iç huzuru, çoğu zaman dış şartlardan çok, kalbinin hangi yöne baktığıyla ilgilidir. ....burada anlatılan mutluluk, her gün neşeli olmak değil; her gün kalbini iyiliğe yönlendiren küçük seçimler yapmaktır. Çünkü insanın karakteri bir anda değil, tekrar ettiği davranışlarla şekillenir. Bugün yaptığın küçük bir iyilik, yarın kalbinin alışkanlığı hâline gelir.
Reklam
Küçük Bir Işık..
Bazen insan, değişimin büyük bir devrim olmadığını sonradan anlıyor. Her şeyi baştan kurmaya çalışırken aslında yıkılanın dış dünya değil, içimizdeki sabır olduğunu fark ediyoruz. Sonra bir gün... Kırılan yanlarımızla sessiz bir konuşma başlıyor "Tekrar sevmeyi denesek?" diyor içimizdeki o yorgun ses. Dünyayı değil, kendimizi onarsak? Belki hiçbir şey eskisi gibi olmaz ama biz, olduğumuz yerden yeniden başlarız. Umut dediğimiz şey, kapımızı çalan mucizeler değilmiş meğer.. Aynı manzaraya farklı bir gözle bakma cesaretiymiş. Karanlığı kovmak değil, içinde küçük bir ışık bulmakmış..
Duygu ve Düşünce
İnsan ancak sevilerek sevmeyi öğrenebilir
Freud'un Narsizme Giriş metninde ortaya koyduğu üzere, öznenin nesneye; dünyaya yatırım yapabilmesi (nesne libidosu) için nesne olarak yatırım yapılmış (benlik libidosu) olması lazım. Yani öznenin sevebilmesi için sevilmesi gerekir. Zira insan ancak sevilerek sevmeyi öğrenebilir. Kendi sırasında öznenin de sevilmesi hayatidir. Çünkü nesne olarak yatırım yapılmış olması, yani sevilmiş olması, benliğin kendi parçaları tarafından kısmi denen dürtüler tarafından agresyonunun kendisine dönmemesi için elzemdir. Aksi durumda söz konusu olacak olan, benliğin dezorganizasyonu sebebiyle dağılmış olmuş olacağıdır. Dolayısıyla nesne olarak yatırılmış olmak, yani sevilmek, dağılmamanın ve dünya ile ilişki kurmanının zorunlu önkoşulu olmaktadır. Buradan da görüldüğü üzere, neden sevilince dünya ile ilişki kurmanın, yani libidonun düş dünyadan dış dünyaya mümkün olduğu anlaşılır. Hatta tam da buradan erotomaninin mekanizması aşikar olur: ancak sevilmiş olmanın kesinliğinin garantisinde benlik dünyada konumlanabilir. Zira bu kesinlik olmazsa geriye ne dünya ne de dünyada ona yatırım yapabilecek benlik kalır. Bu sebepledir ki nesne varlığı ve tutarlılığı benliğin varlığının ve tutarlılığının zorunlu önkoşuludur. whatsapp.com/channel/0029VbB...
Acı çekmek tek soyluluğudur dünyanın, Toprağın ve cehennemin diş geçiremediği.. Charles Baudelaire
Politik Konjonktür Dalgalanması İktisatçı William Nordhaus tarafından formüle edilen bu teori, bu rasyonel (politikacılar açısından rasyonel) süreci açıklar. Hükümetlerin seçim takvimine göre ekonomiye kasıtlı olarak yön vermesidir. Seçim öncesi (Genişleme Safhası): Faizler düşürülür, kredi muslukları açılır, kamu harcamaları arttırılır. Amaç işsizliği geçici olarak düşürmek, piyasayı canlandırmak ve seçmenin sandığa mutlu gitmesini sağlamaktır. Seçim sonrası (Daralma/Fatura Safhası): Seçim kazanıldıktan sonra, o aşırı likiditenin (para bolluğunun) yarattığı enflasyonu ve döviz patlamasını engellemek için acı reçete uygulanır; faizler artırılır, kemerler sıkılır. Türkiye’de 2015’ten beri (7 Haziran - 1 Kasım seçimleri, 2017 Referandumu, 2018 Genel Seçimleri, 2019 Yerel Seçimleri, 2023 Genel Seçimleri ve 2024 Yerel Seçimleri ekseninde) bu makroekonomik dalga, iktisat kitaplarına ders olacak nitelikte, kronik bir "politik-ekonomik çevrim" olarak işletilmiştir. Eğer bir ülkede paranın ve faizin seçim odaklı olarak aşağı yukarı hareket etmesinden, sürekli tekrarlanan kriz ve toparlanma süreçlerinden bahsediyorsak, bunun adı: Politik Konjonktür Döngüsüdür. Türkiye ekonomisinin temeli, büyümek için dış kaynağa (ithal ham madde ve yabancı sermaye) bağımlı bir yapıya dayanır. Sermaye girişleri azaldığında veya durduğunda ekonomi daralır, döviz yükselir ve kriz tetiklenir. Bu durum literatürde "Dur-Kalk Ekonomisi" olarak adlandırılır. Ekonomilerin dönemsel olarak büyüme ve resesyon (daralma) aşamalarından geçmesine iktisatta Konjonktür Dalgalanmaları (İş Çevrimleri) denir. Türkiye'nin yaşadığı durum, bu dalgalanmaların yapısal sorunlar nedeniyle çok daha sert ve istikrarsız bir biçimde yaşanmasıdır. Türkiye'nin 2015 sonrasındaki ekonomik süreci iktisat biliminde
Ekonomi
Reklam
Reklam