... sağlık tüm diğer dış mülklerin karşısında o kadar ağır basar ki, doğrusu belki de sağlıklı bir dilenci hasta bir kraldan daha mutludur: Mükemmel bir sağlıktan ve kusursuz bir bedenden gelen sakin ve neşeli bir karakter; açık, canlı, keskin ve doğru. kavrayan bir zekâ; ılımlı, yumuşak bir irade ve bunlara ek olarak, iyi bir vicdan: işte bunlar, yerini hiçbir rütbenin veya zenginliğin dolduramayacağı üstünlüklerdir: Çünkü bir kişi kendisi için neyse; yalnız kaldığında ona eşlik eden ve başka birisinin ona veremeyeceği ve ondan alamayacağı şey ne ise, bu açıkça onun sahip olabileceği şeyden ya da başkalarının gözünde olabileceği şeyden daha önemlidir: Akıllı bir insan tamamen yalnız kaldığında, kendi düşünceleriyle ve hayalleriyle müthiş bir eğlence hisseder, bununla birlikte, aptal bir kişi sürekli partiden partiye, oyundan oyuna, seyahatten seyahate ve eğlenceden eğlenceye katılsa da, can sıkıntısından kurtulamaz. İyi, ılımlı, sakin bir karakter yetersiz koşullar altında memnun olabilir; buna karşın, hırslı, kıskanç ve, kötü bir kişi tüm zenginliğe rağmen memnun değildir.
Kongre üyelerinin çoğu, Amerika'nın yaptığı dış yardımın dörtte birinin doğrudan İsrail'e verilmesinden utanç duyarlar ve oylamalarda “evet” oyu vermiş kişi olarak kayıtlara geçmekten de rahatsızdırlar, İsrail'e yapılan Amerikan yardımı, ortalama bir ülkenin yıllık ithalatına ya da ihracatına eşit olabilmektedir. Kongre üyelerini ne yazık ki daha çok utandıran şey, Lobi'nin birgün onları yerlerinden edeceği korkusudur.
Sayfa 95 - Pınar Yayınları, Ekim 1994, [ISBN: 975-352-059-X]·Kitabı okuyor
Osmanlı Devleti'nin çöküşten kurtulmasının mümkün yollarını araştıran Cevdet Paşa'ya göre Osmanlı'nın çöküşü iki nedene dayanmaktadır:
1. Önceki kurallara uymama nedeniyle idarî, ilmî ve askerî teşki- latların bozulması ve halkın çözülmesi.
2. Çağın gereklerinin gözardı edilişi nedeniyle ülke imarına öncelik tanınmaması, yeni dış politika üretilmemesi, zorunluluk olan yeni anlayış kazanmanın ve yeni mede- niyet yoluna gitmenin pratik kazanmaması veya yanlış uygulanarak taklitçiliğe gidilmesi ve nihayet emanetlerin ehline verilmemesi,
Paradigma bireyin iç ve dış dünyasını algılayıp yorumlamasında etkili olan tüm faktörleri kapsar algılama yorumlama vebilme süreçleri ile ilgili tüm etkenlerin yarattığı örgütlü ve dinamik düşünsel sisteme algı düzeyi ya da paradigma adı verilir pratik ve farkına varmadan taktığımız bir psikolojik gözlüktür iç dünyamızı olduğu kadar dış dünyamızı da bu gözlük aracılığıyla görürüz