Üryan Geldim Yine Üryan Giderim
Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeye elde fermanım mı var Azrail gelmiş de can talep eyler Benim can vermeye dermanım mı var Dirilirler dirilirler gelirler Huzur-ı mahşerde divan dururlar Harâmî var diye korku verirler Benim ipek yüklü kervanım mı var Er isen erliğin meydana getir Kadir Mevlâm noksanımı sen yetir Bana derler gam yükünü sen götür Benim yük götürür dermanım mı var Karac'oğlan der ki ismim överler Ağu oldu bildiğimiz şekerler Güzel sever diye isnad ederler Benim Hak'tan özge sevdiğim mi var
Bitti söyleyeceklerim… Fazla kelâma mecâl kalmadı. Yolun açık olsun. Bahtına sözüm kalmadı. Dönmez buradan artık gönlüm; içimde sana özlem kalmadı. Yedi lahmimi hayvânât, tükendi acılarım da. Nice gayret edip getirdin beni buraya; şimdi bir fırsat deyip yalvarma. Muhtaç… Feryadımı duyuyorsun. Gönlüme şifâ olmaz mısın? Sabrım kalmadı. Bedenim yâreler içinde; tabibim olmaz mısın? Doğruyu irşad edip hata yapmayayım diye rehberim olmaz mısın? Yoksa bırak… Har u ateşler yaksın onun da dîlini. Ben bedduâ etmeyeyim diye bana yalvarma.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
سجيه آرادم، ييللرجه سنى آرادم ،كوى كوى دولاشەرق آنادولوده ،سن هرطرفده يدك ده بولەمادم ...كوروندك نهايت كليبوليده ،سزمشدم فاتحده، ياووزده سنى ،نديمده، كمالده، معمار سنانده دوياركن ينه اون تموزده سنى ...بوس بوتون غيب اولدك صاندم بالقانده ضيا كوك آلپ Ziyâ beyin şâirliği pek bilinmez, şimdilik hoşuma giden bir şiirini paylaşmak istedim. Geçen Kızıl elma kitabını okumuştum, bugün de Yeni hayat kitabını biraz okudum, bu şiir de ondan. Bunu ve bulabildiğim başka kitaplarını da okuduktan sonra şâirliğine dâir bir yazı yazıp paylaşırım inşallah. Normalde bir günlük iş, bugün içinde hepsini okuyup yazı yazıp paylaşırdım fakat başka işlerle de uğraşıyorum. Üzerinde çalıştığım Doğu Azerbaycanlı şâir dışında bir de araya bir dîvan sıkıştırayım deyip rastgele birini açtım. Dîvan sâhibinin fotoğraflarını inceleyip Türklüğünden emin oldum lâkin cumhûriyetin tatsız hâdiselerinden birinin fâili olduğunu öğrendim, iyice araştırmam gerektiğini anlayıp kapattım. Başka bir gün başka bir dîvâna bakarım artık.
Edebiyat
`GÜLCE
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun kenarındayım Hızır Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır Uçurumun kenarındayım Hızır Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez Gülce'm uzaktan dolanır Uçurumun kenarındayım Hızır Gülce bir davet Mecaz değil Maraz değil Gülce bir afet Peri değil Huri değil Gülce beyaz sihir Gülce ölümcül naz
Şiir
Biz Gürûh-ı Âşıkânız Gülsitân-ı Dehrde, Bülbüle Âdâb-ı Ders-i Aşkı Takrîr Eyleriz. Münîre Hanım
Oldu
Kimi güler, kimi ağlar bu şiire Gavur bizi bizden edeli han oldu. Keyif ehli olduğumuz o anlar çile Yüzler güler, ciğer göz göz kan oldu. Aldılar elimizden kültür sazını, Vurdular tâ göğsünden sancak atını, Gavur türaba dikmeden bayrağını, Türk-İslam denen yer, Frengistan oldu. Bayramları ziyaret gezerdi Kayı Boyu, Şimdi deniz, güneş, kum, kıyı boyu... Tohum, tarla bin yıllık, soy kimin soyu? Çınar bir kovuk kaldı, bak viran oldu. Dergâhta sabahlanan geceler bitti, Oyulan özümüze kurşun döküldü, Çıban çobanla karıştı, bizi güttü Ehlisi olmayan dâd, başa irfan oldu. Şeyh'in aşkındaydı nefsine taarruz, Gâlib fağri olmayınca doğdu ruz, Acemlerin mahdumu olsa da aruz, Gecesi hece, yarını katran oldu. Herkesler her şey oldu yapay zekâyla, Kafiyeden nefes almadı mânâ, Herkes birer Yunus, birer Mevlâna(!) İki kıta, bir kitap, bak divan oldu (!)
Koşma