George Orwell şüphesiz en sevdiğim yazarlardan biri ve bu kitap gerçekten muhteşem. Kitabın ana karakterleri hayvanlar kendilerini köle gibi çalıştıran insanlara karşı başkaldırıp çiftliğin kontrollerini kendi ellerine alıyorlar. Artık başlarında bir diktatör yoktur ve "Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir." Huzurlu bir toplum oluşturduk derken bu kez domuzlar kendilerini daha üstün görmeye ve yeni bir diktatörlük kurmaya başlıyorlar. Kitapta bu diktatörlüğü kuran ve bir domuz olan Napoleon Stalin'i temsil etmekte çiftliğin ilk baştaki sahipleri olan insanlar ise Hitleri temsil etmektedir. Napoleon insanların diktatörlüğünden kurtulup huzur isterken zamanla kendi diktatörlüğünü kurmuştur ve kitabın sonun da domuzlar düşman oldukları insanlarla aynı masada oturmaktadırlar ve onlarda insanlar gibi giyinmeye başlamıştır diğer hayvanlar ise şunu farkederler "Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar bir domuzların bir insanların yüzüne bakıyorlardı ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı."
İnsanlar sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten çekindiği için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten ürktüğü için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, dolu dolu yaşamadığı için.