Dilek

Puan vermedi·60 syf.··
2019 186. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2019 21:30
Sokrates ölüme mahkûm edilmiştir; suçu devletin tanrılarını inkâr etmek, gençleri yoldan çıkarmaktır. Öğrencisi ve arkadaşı olan Kriton, öteki dostlarının da yardımıyla, suçsuzluğuna inandığı Sokrates’i hapishaneden kaçırmak, ölümden kurtarmak ister: ancak bu kaçırma eylemine engel olan dış etkenler değil, Sokrates’in kendisidir. Sofistler toplumdaki birtakım kurumların insan yapısı olduğunu, yasaları, ahlak kuramlarını, gelenekleri, dini insanların belirlediğini, dolayısıyla değişmez olamayacaklarını ileri sürerler: buna göre, öznel ve göreli değerleri temel alan toplumun da pekâlâ değişebileceğini savunurlar. Oysa Sokrates düzenli bir toplum yaşamı öngörürdü: durmadan değişen öznel değerler düzeni koruyamazlardı. Sokrates işte böyle bir gerçek göstericisidir, insanların kendi dünyalarında o güne kadar kurdukları düşünce yapılarını değil sarsmak, çok defa kökünden yıkmaktadır. Bu kitabın en önemli özelliği kavramlar üzerine açılan tartışmaların belirli bir sonuca ulaşmamasıdır. Sokrates gerçeklere erişmeyi amaçlar: bu yolda en iyi araştırıcı ve bulucu akıldır.
Felsefe
KritonPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınları · 20072,412 okunma
Reklam
7/10
·192 syf.··
2019 178. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2019 21:55
Yazarla bazı noktalarda ayrılsak da kitabı genel olarak sevdim. Alıntılar, kitabın kendi içindeki yazım bütününe uygun. Kitap, korkunun nasıl pazarlandığını; ona nasıl maruz kaldığımızı anlatılıyor. Hem de düşünürler şöleniyle.. “Korku ve risk perspektifi kurbanlara ihtiyaç duyar. Sorun, her şeyi korku bakış açısından görüyor olmamızdır. Bazı tehlikeler manşet olarak seçilir, diğerleri ise dışarı da bırakılır. Risk toplumu korku kültürüdür. Belirsizliklerden beslenir. Yazarla burada ayrılıyoruz; yazara göre Risk toplumunda korku herkes için. Bir ayrım olmadan herkes tehlikede..” (Svendsen) Ben bunun bir ilizyon olduğunu düşünüyorum. “Dışarıdan bakıldığında, risk herkes için eşitmiş, etkileri de rastgeleymiş gibi görünür; fakat risk oyunundaki zararlar hilelidir; kaç kaç geleceği daha zarlar atılmadan bellidir. Toplumsal eşitsizlik ile felaketlerde zayi olmak arasında selektif bir ilişki vardır; bu felaketler “doğal” ya da insan eliyle yapılmış olsa da olmasa da durum aynıdır, gerçi iki halde de zararın önceden tasarlanmış ve kasıtsız olduğu iddia edilir. Eşitsizlik merdiveninin en alt katında ikamet etmek ve insan eylemlerinin ya da doğal bir afetin “ikincil kurbanı” olmak arasındaki etkileşim, mıknatısların zıt kutuplarındaki gibidir: birbirlerini çekerler.”(Bauman) Çaresizliğimiz insan eliyle yaratılmış .. Korku; iktidarın en eski aracı, bir uzvu gibi, bastırmak; denetlemek; sindirmek için sığınılan yegane liman. Aynı zamanda büyük bir sermaye. Peki biz neden korkuyoruz? Korkularımız kimleri cezbediyor? Güvenli güvensizlik kaç özgürlük ediyor?
Felsefe
Korkunun FelsefesiLars Svendsen · Redingot Kitap · 2017202 okunma
7/10
·115 syf.··
2019 170. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2019 00:43
Herkesin bildiği Atlas mitini kendi penceresinden yorumlayan Jeanette Winterson, farklı çıkarımlar yapıyor. Buradaki farklılık Atlas’ın her insanda var olan duygulara sahip olması. Yazar, bu hissi akıcı diliyle okuyucuya geçiriyor. Atlas, kardeşlerinin en güçlüsü lakin güç tek başına neye yeter ki? -Sahi sadece güç neye yetmiş ki?! Acı çektirmekten başka- En güçlünün bir kibirle dünyayı sırtlamasını okuyoruz. Suskunluğunu okuyoruz. Dokusu, ritmi bozulan dünyayı okuyoruz. Varoluşun sınırlarını, güçlü ama özgür olamamayı okuyoruz. “Dünyanın altında iki büklüm dururken insanların bütün sorunları gelir kulağıma, onlar kendi paylarına düşeni sorguladıkça, her şeyin boş olduğunu daha çok anlarım.” Bu koca Titan imkanı varken kaçmak yerine sorumluluk bilinciyle geri dönmüştür. -Sorumluluğun bilinci* bu topraklara da Ya Resulallah- Toplumun birey üzerindeki tahakkümüyle ait olmadığı rollerde yaşamak mı –tabi bu yaşamaksa- yoksa Atlas gibi bütün bu yüklerden sıyrılıp ceza ya da görevi yerine getirmek mi hangisi daha ağır? Biz kimin kibrinin diyetini ödüyoruz? Kim ya da kimler kendi taşıyacakları yükleri üzerimize ikişer üçer serpiştiriyor? Son olarak, uzay boşluğuna gönderilen ilk canlı: Köpek Laika (Layka) hüzünlü gözlerinden öperim.
Edebiyat
Atlas'ın YüküJeanette Winterson · Merkez Kitaplar · 2006673 okunma
8/10
·120 syf.··
2019 169. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2019 17:02
Bütün cümleler ölümle başlıyor, ölümle devam ediyor ve ölümle bitiyor. Nüfus artışından ve dolayısıyla boylamasına yerleşimden “gökdelenlerden”, yapılardan; zevksiz, işlevsiz binalardan,',insanı belirli kalıplara hapseden tüm kurumlardan din, aile vb. hepsinden tiksinti ile söz ediyor. Tüm bunların içinde kuruntular girdabında kaybolan ve düşünmeyen insanlar onu çileden çıkarıyor ki çoğu yerde hak vermemek elde değil. Ataerkilliği ve onun inşa ettiği, iktidarını perçinlediği her putu yıkıyor, büyük bir zevkle! Kitabın sayfalarında gezinirken zihnizinde tek bir kişi beliriyor; Nietzsche! Her şeyin kutsandığı bu yüzyılda, kutsananları hiçliğin tam ortasına bırakıveriyor Albert Caraco. Kaos var olduğumuz zamanın tek gerçeği.. Kimileri’ her şeyini ona borçlu .. gücünü, iktidarını.. “Zamanın sonundayız..” “Yitik kitle kaosun eseridir..” “Körlerin bizi yönetmesi, hem de kör diye onurlandırılmaları doğru değil!” “Uyurgezerleri kâhin yapamayacağımız gibi bu doğuştan körlere de ışığı sevdiremeyiz..”
Kaos'un Kutsal KitabıAlbert Caraco · Versus Yayınları · 02,498 okunma
8/10
·416 syf.··
2019 171. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2019 09:46
Her gün bir hikaye ile başlıyor ki her gün bir hikayedir. 1 ocak ile başlayan günler 31 Aralık ile son buluyor. Bir ajanda, bir günlük okuyor gibi hissediyorsunuz. Öyle bir günlük ki bu içinde kadın hikayelerinden tutunda ırkçılığa, emperyalizme, kültürlere, yerlilere hatta iktidar sahiplerine.. Kısaca her şey var içinde umut dahil. Eduardo Galeano kendine has üslubuyla içimizdeki Uruguaylı.. . İçimde eksilen umudu tazelediğim bir kitaptı benim için. Bazı hikayeler tekrar açılıp okunası. Hikayeler için dağınıktı, daldan dala atlamış diyen arkadaşlar olabilir. Hatırlatmayı borç bilirim; yaşadığımız çağın insanı gibi kitabın içeriği, dağınık; daldan dala.. Ne istediğini bilmediğinden her şeyi isteyen alamadığında bocalayan insanın zihni, tavırları gibi. Ve bu kitap yazarın okuduğum 3.kitabı. Diğer kitaplarında görüşmek üzere Galeano..
Ve Günler Yürümeye BaşladıEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20171,027 okunma
Reklam