Gazeteci,fotoğrafçı,yazar Sinan Akyüz turistik bir gezi amacıyla gittiği Bosna'da, bir sohbet esnasında,Suada ve kardeşlerinin hikayesini dinler. Aradan yıllar geçer ama yazarın aklı hep dinlediği hikayededir. Sonunda hikayeyi anlatanla iletişime geçer ve kendisini Suadayla görüştürmesini ister.Böyle ortaya çıkar yazarın 8. kitabı İncir kuşları.
2017 yılında basılan kitap,Bosna soykırımını,soy dönüştürmesini,incir kuşlarının ve binlerce kişinin katlini,işgencelerini,konservatuvar öğrencisi çalışkan,güzel,akıllı kız Suada'nın gözünden anlatmakta.
Kitabı kapattıktan sonra uzun bir süre sindiremedim okuduklarımı.Yabancısı olmadığımız,türlü yerlerden dinlediğimiz,haberlerde izleyip, okuduğumuz acılar ama bu kadar derininden,ayrıntılarıyla okumak insanın yüreğini parçalıyor ve bazen yürek parçalanmalı ki hiçbir zaman unutmamalı unutturmamalıyız yaşanan bu olayları.
Yeni okumaya başladığım her kitabın içerisinden birini seçip, kendimi onun yerine koyarak,oymuşum gibi okurum. Birçoğumuz yaparız bunu.İncir kuşları'na başladığımda da Suada oldum.Başlarda Suada olmayı sevdim ben.Sonra ahh Suada...
Bir insan en fazla ne kadar acı çekebilir?Her seferinde bir üstü yoktur artık dedikçe bitmek bilmedi Suada'nın çektikleri.Kitabın dışında kalarak okumaya devam ettim bazen bir satır okuyup dayanamayıp kapattım.Gözyaşları içerisinde bitirdim ama acının bitmediğini bilmek, bir yerlerde bu gerçeklerin yaşanıyor olduğunu bilmek...
Dayanamadığım yerde kendimi bir ayetle teskin ettim:
"Sakın,Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor."İbrahim Suresi 42.ayet
Amenna ve saddakna.Hayatını kaybeden tüm Müslüman kardeşlerimize rahmetle.
Okuyun, okutturun.