Bu da Dm'den yazanlara gelsin...
Senden hiç hoşlanmıyorum. Tanırsam daha da beter kıl olacağımdan emi­nim. Onun için, inan, hiç gerek yok.
Edebiyat
bazı hesaplara dm olarak gönder :d
“Ne halt ediyorsunuz burada? Ha? Ne halt ediyorsunuz burada, söyler misiniz? Çıldırdınız mı siz? Ne halt etmeye geldiniz buraya?”
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Tugayın muhasebesini yapan arkadaş Tunceli-Ovacık'tan gelen hesapları göstermişti. Tugay komutanının imzasıyla 300-400 milyon ödeniyor. Önceki asteğmenin Ovacık'tan ailesine 20 000 DM para aktardığı tespit edildi. Bir şey de yapılamadı. 11 milyon maaş, hadi 16-17 milyon olsun eklerle, alıyordu, bu parayı nasıl biriktirecek? Astsubaylar asla ev ihtiyaçlarına para harcamazlar, bunları alışveriş yaptıkları market karşılar. Orada bir kurmay yarbay vardı, hakiki vatan, millet, Sakarya kafasıyla rahatsız oluyordu, müsaade etmemeye çalışırdı. Dağda rütbeleri sökülen bir yüzbaşı vardı, hesapları çok inceliyordu ama hediye adı altında geleni denetleme şansı yoktu. Savaş ekonomisi derken, silah pazarı zaten çok belli, asıl akla gelmeyen sektörler savaştan çok fazla çıkar sağlıyorlar..
Sayfa 141 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Masa arxasında... əlimdə qələm Gəzirəm dünyanı mən qarış-qarış, Mənim xəyalımın deyirəm bu dəm Ayağı dəyməyən bir yer qalmamış.
Sayfa 188 - Teas Press·Kitabı okuyor
Kitap okurken hicbir sey duymayan ben :-)
"Yaaa ben sessiz ortamlar olmadan yazamıyorum, falanca manzaranın olduğu yere gideyim yoksa ilham gelmiyor ,diyen profilleri düşünsenize. Bu kişiler hayatta ne üretebilir ki? Kitap okumak için kafeye, yazmak için güzel bir ortama ihtiyacı olan birisi vaktinin ciddi bir bölümünü zaten bu ortamları sağlamaya harcayacaktır. Bu kişi çoğu branşta benim gibi her ortamda çalışabilen insanlarla yarışacaktır. Onun kafeye gidip, masasını süslediği ve Instagram'a "çalışma mekânım emoji emoji" gönderisi attığı zaman aralığında ben kızlarım sırtımda kitap okuyorum.
buğulandım can sıkıntısından
Sayfa 30·Kitabı okudu