10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 09:40
Nutuk kitabını çizgi roman haline getirmek müthiş ama geç kalınmış bir fikir. Maalesef yeterli tanıtımı da yapılmamış. 2021 yılında yayınlanan kitaptan geçen ay şans eseri haberim oldu. İyi bir Atatürk kitaplığım ve bu konuya hassasiyetim vardır. Doğan kitap gibi büyük bir yayın evinin böyle bir hata yapması beni çok şaşırttı. Gelelim kitaba; Atatürk’ün Ekim 1927’de 6 günde mecliste birkaç saatlik oturumlar ile toplamda 36 saatte okuduğu Nutuk çizgi -tarih kitabı keyifli bir okuma sağlıyor. Atatürk’ün okuma günlerine göre bölümler oluşturulmuş. Bölüm başlarında o sırada Anadolu, o sırada dünyada gibi başlıklar ile o tarihte olan ilginç olaylar paylaşılmış. Nutuk’un geniş hacmine göre biraz atlayarak gidiyor. Nokta atış, önemli bilgiler paylaşılıyor, mesela Sivas Kongresi kararları gibi. Wilson ilkeleri isim olarak geçiyor ama “ülkeyi parçalamak için “ gibi kısa bir içerik paylaşımı yapılıyor. Akbaş Cephaneliği baskınından tutun da Yahya Kaptan, Köprülü Hamdi bey gibi kahramanlar ve hainlere de yer veriyor. İstanbul’un işgali mesela bab-ı Ali baskını, Şehzadebaşı Mızıka karakolu baskınına basitçe değinilerek geçiyor. Şiddet içeren hiç bir çizim yok. Anlaşmazlıklar, itilaflar, tartışmalar da düşünülmüş. 8 yaşındaki kızım ( ilkokul 2) keyifle okudu. Ben de bir günde okudum. Daha genişletilmeye ihtiyacı var. Temel bilgi olmadan azıcık boşlukta kalıyor. Fikir çok güzel. Uyarlayan Senem Kale ve çizen Gökçe Akgül’ün emeğine sağlık. Okuyun, okutun!!
Tarih
NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Kitap · 2021357 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 22:13
Mükemmel bir kitap daha okundu. 2025 yılının ilk kitabı olarak #birlikteokuyoruz grubu ile okuduk.@lafazannn Esmacım teşekkürler çok güzel bir seçim olmuş. 2022 yılının en iyi 10 romanından biri olarak gösterilen Sınırsız Ülke ,Elif Nihan Akbaş 'in çevirisi ile bize sunulmuştur. Kitabı okurken Kolombiya'nın kültürel zenginlikleri ve And Dağları eteklerinde yaşayan kabilelerin mistik hikayelerini okuyoruz. Kitabımız Mauro ve Elena'nın Kolombiyadan çıkıp Kuzeye doğru gidip para kazanmak ve Elena'nın annesi Perla'ya para göndermek için bebekleri Karina'yı da alıp anavatanlarını terk edip başka bir ülkeye gidiyorlar ama hep zor şartlarda yaşıyor ve bir türlü bir yere ait olmuyorlar. Oğulları Nando da o göçmen oldukları vatanda doğuyor ve en son çocukları Talia doğuyor ama Mauro yakalanıp belgesiz olduğu için sınır dışı ediliyor. Elena çocukları ile orada kalıp yaşam mücadelesi verirken yeni doğan çocuğu Talia'yı mecburen anneanne Perla ve babası Mauro'nun yanına gönderiliyor. Göçmenlerin ne kadar zorluklar çektikleri ve sınır politikaları yüzünden bir ailenin nasıl darmaduman ettiğini ve her daim yakalanma ve sınır dışı edilme korkusu ile yaşamak. Ayrılıklar, acılar ve hasret iliklerime kadar işlenmiş bir şekilde okudum. Talia çok güzel bir çocukluk yaşamasına rağmen bir suça dahil olup islahevine gönderilmesi ve oradan kaçış macerası...Zevkle okudum her sayfasında acaba gitmeselerdi nasıl bir yaşantıları olurdu demedim dersem yalan olur.Insan vatansız kalmasın. Yer yurt önemli değil ama sevgi ve birliktelik yoksa sınır da yoktur..İyi okumalar dilerim.
Sınırsız ÜlkePatricia Engel · Holden Kitap · 2024900 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·168 syf.··
2024 2. kitabı
Ben de herkes gibi kitabı elime ilk aldığımda arka kapaktaki içerik ile İlgili yazıyı okudum. Ve orada iki çocuklu bir aileden bahsedildiği zannına kapıldım. Sanırım biraz haklılık payım vardı. Çünkü farklı iki aile diye belirtilmemişti. "İki bebek geldi dünyaya. Biri istendi, çok sevildi, takdir gördü... Diğeri istenmedi,sevilmedi şiddet gördü... İkisi de büyüyüp serpildi..." diye devam ediyordu. Öyle ya, bazen aynı ebeveynlerden bahsederiz fakat her yeni doğan çocuğunda farklı bir ebeveynlik rolüne bürünmüş olduğunu görürüz. Halihazırda ömür sermayemiz dolarken bir yandan insana birşeyler katıp diğer yandan birşeyler alıp götürebiliyor. Yaşanılan bazı olaylar, durumlar kişinin hayatını tepe taklak tersine çevirebiliyor. Hasılı kitaba dönecek olursam, bir insanın bebekliğinden hatta anne karnından başlayan hayat serüveninde ne tür gelişimsel özellikler gösterdiğini ve hangi durumlarda nasıl bir psikolojik tavır takındığını kitaptaki iki kahramanın dilinden bizzat yaşıyormuşcasına anlatılması çok hoşuma gitti. Konuşmayı dahi bilmeyen iki bebeğin bile bir araya gelince dertleşmesi örneği dikkat çekiciydi. Ben iki çocuk annesiyim. Ve kitabı okuduktan sonra sanki 10 aylık kızımla daha da sohbet eder, kaliteli vakitler geçirir olduk. Bakışları ve çıkardığı sesler daha bir anlamlı oldu. Artık evdeki hal dilimize de dikkat ediyoruz. Malum hal dili kal dilinden daha etkilidir .Ayrıca empati duygusunu okura sonuna kadar yaşatan bir kitap olmuş.
İnsana ve Hayata Dair
Anne Karnından Yuva SıcağınaOya Akbaş · Yediveren Yayınları · 2019118 okunma
Puan vermedi·82 syf.··
Beğendi
·
2021 465. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 13:57
Unutmamak gerekir ki bireysel ve toplumsal alışkanlıklarımızı değiştirip dönüştüren, büyük ölçüde konforlu hâle getiren dijital çağ birtakım açmazları da beraberinde getirdi. Bilgi kirliliği, linç kültürü, itibar suikastı, din istismarı gibi başlıklar altında hatırlayabileceğimiz bu hastalıkların temelinde ahlaki zafiyetler vardır. Diyanet Dergisi olarak bu önemli ve sıcak konuyu, Dijital Mecrada Ahlak başlıklı bir dosyayla sayfalarına taşıdı. Dosyada Abdurrahman Akbaş, “Dijital Ahlak”; Mustafa Çuhadar, “Neredesin?”; Doç. Dr. Betül Önay Doğan, “Dijital İkilem”; Doç. Dr. Ekmel Geçer, “Sosyal Medyada Var Olmak: Psikoloji Ne Söyler?”; Dr. Murat Dağıtmaç, “İnsanoğlunun İcat Ettiği Dijitalleşmeden Geleceği Yönetecek Yapay Zekâya” başlıklı yazılarıyla katkıda bulundu. Bu ayki söyleşi konuğu Prof. Dr. Ali Büyükaslan.
Diyanet Dergisi - Sayı 365 (Mayıs 2021)Diyanet Dergisi · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 202114 okunma
Puan vermedi
2 sene önce bu zamanlar Müşirin kabri başında idim... Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak tam 49 yıl istisnasız sırtında paralanan üniformayla Varna'da, Filistin'de çarpıştı en nihayet Kurtuluş Savaşı'nın heybetli kumandanı oldu... O dev adamı sıcak kurşunlar yıkamadı da prostat ve şeker deviriverdi. Kardeşi Nazif Bey'in torunu Ali Fevzi Çakmak ile görüşecektim ama hâlâ görüşemedim. Müşire hususi bir alakam var Mareşalin Japon gelininden doğan Amerikalı torunlarına kadar araştırmış biri olarak yazıyorum bunu. Kitabı okur okumaz Müşirin o heybeti ile yine baş başa kalacaksınız. Müşir pekçoklarının aksine hatasını bile kolayca kabul edebilecek bir şahsiyetti. Bugün birisine hatalı olduğu konuyu sòylerseniz sizinle ilişkisinin sekteye ugrayacagindan kuskunuz olmasın. Bir Hukuk fakültesi öğrencisi ona yanlış derneğe üye olduğunu ihtar edip "Mareşal dikkat edin size bulaşacak kızıl leke şehit kanının kızılını öldürür" diyen genci haklı bulan hamiyetli birinden bahsediyoruz. Okuyunuz okutunuz
Mareşal Fevzi ÇakmakRahmi Akbaş · Ötüken Neşriyat · 201112 okunma